‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››TUHAN adalah hartaku satu-satunya. Karena itu, aku berharap kepada-Nya
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››Ο Κυριος ειναι η μερις μου, ειπεν η ψυχη μου δια τουτο θελω ελπιζει επ' αυτον.
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››Господ е дял мой, казва душата ми; Затова, ще се надявам на Него.
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››Господь часть моя, говорит душа моя, итак буду надеяться на Него.
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››חלקי יהוה אמרה נפשי על כן אוחיל לו׃
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››نصيبي هو الرب قالت نفسي. من اجل ذلك ارجوه.
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››我 心 裡 說 、 耶 和 華 是 我 的 分 . 因 此 、 我 要 仰 望 他
‹‹Benim payıma düşen RABdir›› diyor canım, ‹‹Bu yüzden Ona umut bağlıyorum.››我心裡說 、 耶和華 是 我 的 分 . 因此 、 我 要 仰望 他
Bilirisiniz, Sanırım gerçekten düşündüğümüz son 30 yılda olmuş bir şey, bunda umut var.만약 우리가 정말로 이것이 지난 30년간 일어나온 것이라고 생각한다면, 그것에는 희망이 있습니다.
Bilirisiniz, Sanırım gerçekten düşündüğümüz son 30 yılda olmuş bir şey, bunda umut var.Dacă ne gândim că aceasta s-a întâmplat în ultimii 30 de ani, atunci există speranță.
Bilirisiniz, Sanırım gerçekten düşündüğümüz son 30 yılda olmuş bir şey, bunda umut var.Eu acho que, se pensarmos que isto tem vindo a ocorrer apenas nos últimos 30 anos, é um sinal de esperança.
Bilirisiniz, Sanırım gerçekten düşündüğümüz son 30 yılda olmuş bir şey, bunda umut var.Jeżeli naprawdę myślimy, że to tylko 30 lat, jest nadzieja.
Bilirisiniz, Sanırım gerçekten düşündüğümüz son 30 yılda olmuş bir şey, bunda umut var.Když uvážíme, že tohle vše vzniklo za posledních 30 let, pak v tom je naděje.
Bilirisiniz, Sanırım gerçekten düşündüğümüz son 30 yılda olmuş bir şey, bunda umut var.Saben, creo que si realmente pensamos eso esto es algo que ha sucedido en los últimos 30 años, hay esperanza.
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Een wanhopige verdriet geneest met een ander's wegkwijnen:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Egy kétségbeesett bánat gyógyít az egymás bánkódik:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ein verzweifelter Trauer Kuren mit fremden schmachten:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ena obupana žalosti zdravi z drugega Čileti:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Et desperat sorg hærder med en andens sygne hen:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Ett desperat sorg botar med någon annans tyna bort:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Jeden zoufalý smutek léčí s jiným jeho trápení:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Jeden zúfalý smútok lieči s iným jeho trápenie:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:One zdesperowany leczy smutek z cudzego pokutować:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek:Salah satu obat kesedihan putus asa dengan orang lain merana:
Bir başka bir umutsuz keder tedavileri çürümek: Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alın또 하나의 절망적인 슬픔의 치료는 시들다의 : 네 눈에는 그대에게 몇 가지 새로운 감염을 타고
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.قطعة من الخبز تستطيع تلبية جوعك و الأمل يجلب لك الخبز ليبقيك حياً
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.一片麵包可以令你消除飢餓感 擁有希望可以為你帶嚟食物 令你繼續生存落去
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.希望があれば パンを手に入れて 生き続けられます 自信を持って言えるのは
Birkaç umut ışığı:Ada sedikit sumber pengharapan:
Birkaç umut ışığı: Çalışma hayatına yeniden heves katmalıyız.Unas cuantas fuentes de esperanza: debemos re-moralizar el trabajo.
Birkaç umut ışığı:Câteva motive de speranţă:
Birkaç umut ışığı:Een paar bronnen van hoop:
Birkaç umut ışığı:Ein paar Quellen der Hoffnung:
Birkaç umut ışığı:Et par kilder til håb:
Birkaç umut ışığı:Kilka źródeł nadziei:
Birkaç umut ışığı:희망적인 사실이 몇개 있습니다.
Birkaç umut ışığı:Một vài nguồn hy vọng:
Birkaç umut ışığı:Några källor till hopp:
Birkaç umut ışığı:Několik zdrojů naděje:
Birkaç umut ışığı:Niekoľko zdrojov nádeje:
Birkaç umut ışığı:O que é que podemos fazer? Algumas fontes de esperança:
Birkaç umut ışığı:Pár reményt adó dolog:
Birkaç umut ışığı:Quelques sources d'espoir:
Birkaç umut ışığı:Un paio di fonti di speranza:
Birkaç umut ışığı:Μερικές πηγές ελπίδας:
Birkaç umut ışığı:Декілька джерел надії:
Birkaç umut ışığı:Несколько источников надежды:
Birkaç umut ışığı:Няколко източника на надежда:
Birkaç umut ışığı:כמה מקורות של תקווה:
Birkaç umut ışığı:ثمة بضعة مصادر تبعث على الأمل:
Birkaç umut ışığı:仕事における倫理観を取り戻すことです
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Chúng tôi đến từ đâu đó và chúng tôi hi vọng xê dịch suốt, di chuyển tới một nơi mới.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Jövünk valahonnan, és remélhetőleg folyamatosan úton vagyunk, mindig valami új hely felé elmozdulóban.
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.Nhưng cậu đã phản bội ta và anh em của cậu để bảo vệ 1 tình yêu vô vọng trong ký ức của mình.
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.Nos has traicionado a tus hermanos y a mí... ... para proteger el desesperado amor que anida en tus recuerdos.
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.Ti pa si izdal mene in svoje brate s tem, da si v svojih spominih čuval brezupno ljubezen.
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.Но ти предаде мен и братята си за да защитиш безнадеждната любов от спомените си.
Ama sen, bana ve kardeşlerine ihanet ettin, anılarında yaşayan umutsuz bir aşkı korumak için.אך אתה בגדת בי ובאחיך כדי להגן על אהבה .אבודה בזיכרונותיך
Ama umutsuzsanız, ve bir prens, prenses arıyorsanız, daha fazla kurbağayı öperken bulacaksınız kendinizi.Pero si estás desesperada, buscando un príncipe, vas a terminar besando un montón de ranas. [Risas]
"Ama umut var mı?""Aber Sie haben Hoffnung?"