Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Han måste dö, därför att han icke lät tukta sig; ja, genom sin stora dårskap kommer han på fall.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Hij zal sterven, omdat hij waarschuwing en wijsheid afwees, en ronddwalen in de doolhof van zijn dwaasheden.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Ia mati karena tidak menerima nasihat. Ketololannya membawa dia kepada kehancuran
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Il mourra faute d`instruction, Il chancellera par l`excès de sa folie.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.그는 훈계를 받지 아니함을 인하여 죽겠고 미련함이 많음을 인하여 혼미하게 되느니라
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Kurittomuuteensa hän kuolee ja suistuu harhaan suuressa hulluudessaan.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Nó sẽ chết vì thiếu lời khuyên dạy , Và bị lầm_lạc vì ngu_dại quá .
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Nó sẽ chết vì thiếu lời khuyên dạy, Và bị lầm lạc vì ngu dại quá.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Õ meghal fenyíték híján, és bolondságának sokasága miatt támolyog.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Onci umrze, przeto, że nie przyjmował ćwiczenia, a dla wielkości głupstwa swego będzie błądził.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.On zomrie preto, že niet u neho kázne, a bude blúdiť v množstve svojho bláznovstva.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Takovýť umře, proto že nepřijímal cvičení, a ve množství bláznovství svého blouditi bude.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Umre, ker mu nedostaje pouka, in v obilosti nespameti svoje bo blodil.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Ουτος θελει αποθανει απαιδευτος και εκ του πληθους της αφροσυνης αυτου θελει περιπλανασθαι.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.он умирает без наставления, и от множества безумия своего теряется.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Той ще умре от своето отказване от поука; И от голямото си безумие ще се заблуди.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.הוא ימות באין מוסר וברב אולתו ישגה׃
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.انه يموت من عدم الادب وبفرط حمقه يتهور
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.他 因 不 受 訓 誨 、 就 必 死 亡 . 又 因 愚 昧 過 甚 、 必 走 差 了 路
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.他 因 不 受 訓誨 、 就 必 死亡 . 又 因 愚昧 過甚 、 必 走 差 了 路
Ayrıca umursamaz.Dan yang kedua adalah ketidakpedulian.
Ayrıca umursamaz.E, em segundo lugar, é ignorante.
Ayrıca umursamaz.E in secondo luogo, è da ignoranti.
Ayrıca umursamaz.En ten tweede is het kortzichtig.
Ayrıca umursamaz.És másodszor pedig, ez tudatlanság is.
Ayrıca umursamaz.Et deuxièmement, c'est de l'ignorance.
Ayrıca umursamaz.Je to rovněž projev ignorance.
Ayrıca umursamaz.두 번째로는, 무지입니다.
Ayrıca umursamaz.Kot drugo, gre tudi za ignoranco.
Ayrıca umursamaz.Og for det andet er den ignorant.
Ayrıca umursamaz.Şi, în al doilea rând, este ignorantă.
Ayrıca umursamaz.Thứ 2 đó là sự ngu dốt.
Ayrıca umursamaz.Toisaalta on kyse tietämättömyydestä.
Ayrıca umursamaz.To także ignorancja.
Ayrıca umursamaz.Und zweitens ist sie ignorant.
Ayrıca umursamaz.Y, segundo, es ignorante.
Ayrıca umursamaz.Και δεύτερον, είναι αδαής.
Ayrıca umursamaz.Во-вторых, оно невежественное.
Ayrıca umursamaz.И на второ място, то е невежо.
Ayrıca umursamaz.По-друге, це неосвічено.
Ayrıca umursamaz.ושנית, היא גישה של בורות.
Ayrıca umursamaz.وبصورة ثاني .. انه الجهل
Ayrıca umursamaz.私たちは違いを認めることを
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Ci sono le persone temerarie, ma non ne vale la pena, vero?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Dù một số người bất cẩn đến thế nào nhưng họ cũng thấy thật không đáng.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Es gibt ein paar waghalsige Leute, aber das ist es nicht wert, OK?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Există nişte oameni nesăbuiţi, dar nu merită, ok?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Hay algunas personas imprudentes, pero no vale la pena.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Il y a certains casse-cou mais ça ne vaut pas le coup...
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?암 정도는 끄덕 안하는 사람도 있지만 그럴 필요는 없겠죠. 그쵸?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Sommigen zijn roekelozer dan anderen, maar dat is het niet waard.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Vannak vakmerő emberek, de ennyit nem ér az egész, ugyebár.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Zdarzają się śmiałkowie, ale nie warto.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Υπάρχουν κάποιοι απερίσκεπτοι, αλλά δεν αξίζει τον κόπο, εντάξει;
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Есть безрассудные люди, но это того не стоит, согласны?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Има някои безразсъдни хора, но не си струва, нали?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?יש אנשים פזיזים, אבל זה לא מצדיק, בסדר?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?هناك بعض الأشخاص المتهورين، لكن الأمر لا يستحق ذلك، أوكي؟
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?それで新しいクマリンを依頼され 計算を始めました
Bence 1. neden, umursamazlık.Cred, în primul rând, că e vorba de complacere.