Ana içeriğe geç
Sözlük

umursama ile cümle

umursama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Umursamaz görünüyorsun.You seem unconcerned.
Tom'un ne düşündüğünü neden umursamalıyım?Why should I care what Tom thinks?
Tom'un ne yaptığını neden umursamalıyım?Why should I care what Tom does?
Tom'un nereye gittiğini neden umursamalıyım?Why should I care where Tom goes?
Tom'un kiminle konuştuğunu neden umursamalıyım?Why should I care who Tom talks to?
Tom'un onu neden yaptığını neden umursamalıyım?Why should I care why Tom did that?
Tom'a ne olduğunu neden umursamalıyım?Why should I care what happens to Tom?
Kendisinden başka hiç kimseyi umursamaz.He doesn't care about anyone but himself.
Kendinden başka kimseyi umursamaz.She doesn't care about anyone but herself.
Kendimden başka hiç kimseyi umursamam.I don't care about anyone but myself.
Tom kendisi hariç kimseyi umursamaz.Tom doesn't care about anyone but himself.
Sen umursamaz görünüyorsun.You look unimpressed.
Diğer kişilerin hakkımda düşündüklerini umursamam.I don't care what other people think of me.
Tom hiç umursamadığını söylüyor.Tom says he doesn't care at all.
Tom'un umursamaz olduğunu biliyorum.I know that Tom is reckless.
Umursamadığını biliyorum.I know that you don't care.
Tom ne yaptığını umursamaz.Tom doesn't care what you do.
Tom Mary bunu yapsaydı umursamazdı.Tom wouldn't care if Mary did that.
Tom benim ne yaptığımı umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care what I do.
Eğer Mary onu yapmasa Tom umursamaz.Tom wouldn't mind if Mary didn't do that.
Tom umursamadı bile.Tom didn't even care.
Tom'un bunu yapıp yapmayacağımızı umursamayacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if we did that.
Tom ona yardım edip etmememizi umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care whether we helped him or not.
Tom, Mary'nin bunu yapıp yapmadığını umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care whether Mary did that or not.
Tom bunu yapıp yapmamamızı umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care whether we did that or not.
Tom, Mary'nin kalıp kalmamasını umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care whether Mary stayed or not.
Tom kalıp kalmamamızı umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care whether we stayed or not.
Tom, umursamadığını söyledi.Tom said he didn't mind.
Tom umursamayacağını söylüyor.Tom says he won't mind.
Tom, Mary kadar umursamaz değil.Tom isn't as careless as Mary is.
Tom'un göründüğü kadar umursamaz görünmüyorsun.You don't seem to be as careless as Tom seems to be.
Tom çok umursamazdı, değil mi?Tom was very reckless, wasn't he?
Neden umursamaz davranıyorsun?Why do you act indifferent?
Onun umursamayacağına eminim.I'm sure she won't mind.
Sami umursamadı.Sami did not care.
Beklemeyi umursamadım.I didn't mind waiting.
Tom bana ondan hoşlanıp hoşlanmadığını umursamadığını söyledi.Tom told me he doesn't care whether you like him or not.
Tom gerçekten umursamadığını söyledi.Tom said he didn't really care.
Tom aslında umursamadığını söyledi.Tom said he didn't really care.
Önerimi umursamadı.He ignored my advice.
Birçok insan seni umursamaz.Most people don't care about you.
Çoğu kişi seni umursamaz.Most people don't care about you.
Birçok insan bu tarz şeyleri umursamaz.Most people don't care about that kind of stuff.
Çoğunuzun bunu umursamayacağını bilsem de bunun önemli olduğunu düşünüyorum.I know that most of you don't really care, but I think this is important.
"Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri...""Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri..."
Kasım 1895’te, Herzl’i bir merak, umursamazlık ve soğuklukla toplantılarına davet ettiler.In November 1895 they received him with curiosity, indifference and coldness.
Umursamaz bir tiptir.Unimportant character.
Ama bunu hiçbir zaman umursamadı.But he was never serious about them.
Ama umursamaz gibi davranmaktadır.He looks worried.
Halkın diğer tarafına geçti , yarı bilgili Bolşeviklerin küçümsemelerini umursamadı.He also crossed himself in public and didn't care to hide his contempt for half-literate Bolsheviks.
Mahone umursamaz.Mahmut Bezgin.
Sonny umursamaz.Sonny Perdue.
Bir şeyin iyi olmasını umursamazdım.Nothing bad has happened to me.
Çıplak oluşunu hiç umursamadan, doğrudan izleyiciye bakar.They are said to not move or focus in any observable way to the naked eye.
Buna rağmen neşeli ve umursamaz görünmeye çalışır; ama içten içe kederlidir.He may look jolly and funny, but deep inside he is yearning for love.
Umursamayan bir kız var Bu duvarın arkasında ,There's a girl who gives a shit behind this wall
Umursamadığımız için değil.It's not because we don't care.
O zaten otuz kadar sayılır, çünkü O, çok umursamadı.She did not mind much, because she had already counted up to thirty.
Ama umursama, senden nefret etmiyorum anne!But regardless I don't hate you 'cause, Ma,
Eğer o imkanlara sahip oldukları halde dünyayı umursamasalardı, çok endişe verici olurdu.If they had that kind of wealth and they didn't care about the world, it would be very worrying.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod