Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Aku tak lagi mempunyai kemasyhuran, lenyaplah harapanku pada TUHAN
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››A povedal som: Zahynula moja životná sila a moja nádej, ktorej som sa nadejal od Hospodina.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››A říkám: Zahynulatě síla má i naděje má, kterouž jsem měl v Hospodinu.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Digo, pois: Já pereceu a minha força, como também a minha esperança no Senhor.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››E dico: «E' sparita la mia gloria, la speranza che mi veniva dal Signore»
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Er is geen hoop meer; mijn kracht is als sneeuw voor de zon verdwenen omdat de HERE mij heeft verlaten.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››És mondám: Elveszett az én erõm és az én reménységem az Úrban.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Et j`ai dit: Ma force est perdue, Je n`ai plus d`espérance en l`Éternel!
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ich sprach: Mein Vermögen ist dahin und meine Hoffnung auf den HERRN.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››I mówię: Zginęła siła moja, i nadzieja moja, którąm miał w Panu.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››In rekel sem: Izginila je moč moja in moje upanje v GOSPODA.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Jag sade: »Det är ute med min livskraft och med mitt hopp till HERREN.»
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ja minä sanon: mennyt on minulta kunnia ja Herran odotus.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››스스로 이르기를 나의 힘과 여호와께 대한 내 소망이 끊어졌다 하였도다
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››og jeg sa: Det er forbi med min kraft og mitt håp til Herren.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››og sagde: "Min Livskraft, mit Håb til HERREN er ude."
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Pensé: "Ha perecido mi fortaleza y mi esperanza en Jehovah.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Şi am zis: ,,S'a dus puterea mea de viaţă, şi nu mai am nici o nădejde în Domnul.``
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ta rằng : Hết_sức mạnh ta , dứt lòng trông_đợi Ðức_Giê - hô-va .
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ta rằng: Hết sức mạnh ta, dứt lòng trông đợi Ðức Giê-hô-va.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Και ειπα, Απωλεσθη η δυναμις μου και η ελπις μου υπο του Κυριου.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››И рекох: Погина увереността ми и надеждата ми като отдалечена от Господа.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››и сказал я: погибла сила моя и надежда моя на Господа.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››ואמר אבד נצחי ותוחלתי מיהוה׃
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››وقلت بادت ثقتي ورجائي من الرب.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››我 就 說 、 我 的 力 量 衰 敗 、 我 在 耶 和 華 那 裡 、 毫 無 指 望
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››我 就說 、 我 的 力量 衰敗 、 我 在 耶和華 那 裡 、 毫無 指望
Chris Anderson: Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı?Chris Anderson: 你有冇預感或者希望這個問題嘅答案會係咩呢?
Chris Anderson: Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı?결론이 무엇일지에 대해 감이 오십니까?
Chris Anderson: Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı?Крис Андерсон:Есть ли у вас интуиция или надежда на то, что ответить на это?
Chris Anderson: Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı?כריס אנדרסון: האם יש לך תחושה או תקווה לתשובה לכך?
Chris Anderson: Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı?كريس أندرسون: هل عندك شعور أو أمل لِما هو الجواب لهذا؟
Chris Anderson: Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı?マレー・ゲルマン:そうですね、現代の言語は、
Çocukların umudu gitti.Die Hoffnung für die Kinder ist weg.
Çocukların umudu gitti.Moje dzieci straciły nadzieję.
Çocukların umudu gitti.The hope of the children is gone.
Çocukların umudu gitti.Χάθηκε η ελπίδα των παιδιών.
Çocukların umudu gitti..התקווה של הילדים נעלמה
Çocukların umudu gitti. Ama umut gitmemişti.Но надеждата не е унищожена.
Çocukların umudu gitti.Barnens hopp är borta.
Çocukların umudu gitti.Acabou-se a esperança das crianças.
Çocukların umudu gitti.A gyermekek reménye elveszett.
Çocukların umudu gitti. Ama umut gitmemişti.Pero la esperanza no se había ido.
Çocukların umudu gitti. Ama umut gitmemişti.Но надежда не ушла
Çocukların umudu gitti.しかし 希望は残っていたのです
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Ainsi se paraient autrefois les saintes femmes qui espéraient en Dieu, soumises à leurs maris,
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Astfel se împodobeau odinioară sfintele femei, cari nădăjduiau în Dumnezeu, şi erau supuse bărbaţilor lor;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Così una volta si ornavano le sante donne che speravano in Dio; esse stavano sottomesse ai loro mariti
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.전에 하나님께 소망을 두었던 거룩한 부녀들도 이와 같이 자기 남편에게 순복함으로 자기를 단장하였나니
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Lebo tak sa kedysi ozdobovaly aj aj sväté ženy, ktoré sa nadejaly na Boha, podriaďujúc sa vlastným mužom,
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Tako namreč so se nekdaj dičile tudi svete žene, ki so upale v Boga, podložne svojim možem;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Vì các bà thánh xưa kia , trông_cậy Ðức_Chúa_Trời , vâng phục chồng mình , đều trau_giồi mình dường ấy ;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Vì các bà thánh xưa kia, trông cậy Ðức Chúa Trời, vâng phục chồng mình, đều trau giồi mình dường ấy;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Так бо колись і сьвяті жінки, що вповали на Бога, украшали себе, корячись своїм чоловікам;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Так некогда и святые жены, уповавшие на Бога, украшали себя, повинуясь своим мужьям.
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.כי כן התקשטו לפנים גם הנשים הקדשות המיחלות לאלהים בהכנען לפני בעליהן׃
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.فانه هكذا كانت قديما النساء القديسات ايضا المتوكلات على الله يزيّن انفسهن خاضعات لرجالهن
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.因 為 古 時 仰 賴 神 的 聖 潔 婦 人 、 正 是 以 此 為 妝 飾 、 順 服 自 己 的 丈 夫
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.因 為古時仰 賴神 的 聖潔婦 人 、 正 是 以此為妝飾 、 順服 自己 的 丈夫
Çünkü umudum sensin, ey Egemen RAB, Gençliğimden beri dayanağım sensin.(70:5) ибо Ты – надежда моя, Господи Боже, упование мое от юности моей.