Ana içeriğe geç
Sözlük

ummak ile cümle

ummak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ummak bir strateji değildir.Hope is not a strategy.
İleriki yıllarda gereken ilğiyi göreceğini ummaktayız."Hamsinin gelecek yıllarda artacağı beklentisi".
Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!That is my family up there, so I don't wanna hear, "We hope so"!
Şu noktada çözüm için onlardan medet ummak saflık olur.looking to them for a solution at this point is utterly naive.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.One, you can make people actually secure and hope they notice.
Diğeri, insanların sadece güvende hissetmelerini sağlayıp farketmemelerini ummak.Or two, you can make people just feel secure and hope they don't notice.
Üstelik siz Allah'tan, onların ummayacakları şeyleri, ummaktasınız.But while you have hope (of success) from God, they have none.
Fakat bir çit ancak iyi olduğunu ummak ile iyi olur.But a fence is good only if you wish it to be so.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Er sucht Toms Café auf.
Kendisinin bir gün görme özürlülere yardım etmeyi ummakta olduğunu açıklandı.Sie bekundete dennoch Interesse, sich deren Performance eines Tages anzusehen.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Il appelle à l'aide sa mère.
Van Gogh resimleri yoluyla bir imgeden daha fazlasını, duygularını ifade etmeyi ummaktadır.À travers ses tableaux, Van Gogh rêve d'exprimer plus qu'une image : ses sentiments.
Perowne, akşam yemeğinde, ikili arasında bir uzlaşma olacağını ummaktadır.Caprivi espère que ce contrat va mener à moyen terme à une alliance entre les deux États.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Por recomendación de su señora madre le pide ayuda a su padre.
Kendisinin bir gün görme özürlülere yardım etmeyi ummakta olduğunu açıklandı.Un día descubre que su deber es ayudar a los demás.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.В этом ей помогает Том.
Umut kelimesi aşağıdaki anlamlara geliyor olabilir: Umut, ummaktan doğan duygu, ümit.Они должны смотреть вперёд только с единственным чувством — чувством надежды.
Mahone onu yem olarak kullanıp kaçakları tuzağa düşürmeyi ummaktadır.Хоффман похищает Истона и заковывает его в ловушку.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.مساعدة الأسرة على تحقيق التماسك الأسري.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.O projeto teve o apoio da família de Michael.
İleriki yıllarda gereken ilğiyi göreceğini ummaktayız.Esperamos gravar pelos próximos anos.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Hij blijkt voor Peters moeder te werken.
Aslında bu sayede maddi sorunlarını aşmayı ummaktadır.Dit resulteert erin dat hij te maken krijgt met financiële problemen.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Żona Toma prezentowała jej swoją rodzinę.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Томе стала для них прийомною матір'ю.
Almanlar Fransız Haçlı Sefercileri ile Konstantinopolis'te buluşmayı ummaktaydılar.У Константинополі вони отримали французькі візи.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Nicole požádá o pomoc svého otce.
Şehirde Bingley’le karşılaşmayı da ummaktadır.Elizabeth are ocazia să-l întâlnească și pe Bingley.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Verő Tamásnak a felesége.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Ο ίδιος βασίζεται στην μητέρα του, η οποία τον βοηθάει.
İleriki yıllarda gereken ilğiyi göreceğini ummaktayız.På kortskuddene ses behåringen i mange år.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Hal ini membahayakan keluarga Tom.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır."William" là để tưởng nhớ cha ông.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.妹の恋愛を応援している。
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.她的想法得到了母亲的支持。
Perowne, akşam yemeğinde, ikili arasında bir uzlaşma olacağını ummaktadır.מייסדיה אמרו עם הקמתה כי תתקיים בה שותפות בין חילונים לדתיים.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.חסרי אונים, הם זקוקים לעזרת אמם.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Майкъл се примирява със семейството си.
Ummak bir strateji değildir.Надяването не е стратегия.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Majka je sve pokušala da bi pomogla kćeri.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Je v spoločnej starostlivosti rodičov.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Ta läks emalt abi küsima.
Ananta Bijoy’un katillerinin çok yakın bir zamanda yakalanmasını ya da yargılamanın başlamasını ummak zor.Es difícil esperar que los asesinos de Ananta Bijoy sean atrapados pronto o que comience un juicio.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.De eerste: je kunt mensen daadwerkelijk veiliger maken en hopen dat het ze opvalt.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Egy: valóbban biztonságot szolgáltatsz az embereknek és reméled észreveszik.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Erstens können sie Leute tatsächlich Sicherheit geben und hoffen, dass sie es bemerken.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.첫번째는 실제로 안전하게 만든 후에 사람들이 안전함을 깨닫게 하는 것이고
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Một, bạn có thể làm cho mọi người thực sự an toàn và hy vọng họ để ý.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Pierwszy, możesz sprawić, że ludzie będą rzeczywiście bezpieczni i mieć nadzieję, że to zauważą.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Prima, poți asigura securitatea omenilor și speri că vor observa.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.První: skutečně lidi ochráníte a doufáte, že si toho všimnou.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Prvý, môžete ľudí spraviť bezpečnejšími a dúfať, že si to všimnú.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Satu, anda benar-benar mengamankan orang dan berharap mereka sadar akan hal itu.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Uma, podem fazer as pessoas sentirem-se realmente seguras e esperar que elas reparem.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Une, vous pouvez mettre vraiment les gens plus en sécurité et espérer qu'ils le remarquent.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Uno, potete rendere la gente davvero sicura e sperare che se ne accorga.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Uno, pueden hacer que la gente realmente esté segura y esperar que se den cuenta.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Πρώτον, μπορούν να κάνουν τους ανθρώπους πράγματι ασφαλείς και να ελπίσουν ότι εκείνοι θα το παρατηρήσουν.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Единият е да създадете сигурност за хората и да се надявате те да го забележат.
Biri, insanların güvenliğini sağlamak ve farketmelerini ummak.Первый — можно реально защитить людей и надеяться, что они обратят внимание.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod