Bu, uluslararası olduğu için altı dolar olacak.It's going to be six dollars because it's international.
Uluslararası futbol turnuvasında İngiliz takımı Brezilya takımını yendi.The English team beat the Brazilian team in the international football tournament.
İngilizce uluslararası bir dil oldu.English has become an international language.
İngilizce uluslararası bir dildir.English is an international language.
Birkaç dakika içinde yeni Tokyo Uluslararası Havalimanına iniyor olacağız.In a few minutes we'll be landing at New Tokyo International Airport.
Böyle uluslararası birleşme harika sonuçlar doğurdu.Such international cooperation produced great results.
Bir ankete göre, insanların beşte üçü uluslararası konulara ilgisiz.According to a survey, three in five people today are indifferent to foreign affairs.
IMF Uluslararası Para Fonu (IMF) anlamına gelir.IMF stands for International Monetary Fund.
Yüksek tarifeler uluslararası ticaret için bir engel haline gelmiştir.High tariffs have become a barrier to international trade.
Ben uluslararası finansta bir kariyer peşinde koşmayı planlıyorum.I plan to pursue a career in international finance.
Uluslararası durum önemli hâle geliyor.The international situation is becoming grave.
Uluslararası olmak isteyebilmemize rağmen hepimizin limitleri var.Although we may want to be international, we all have our limits.
Uluslararası anlaşmazlıkları çözmek için silahlara başvurmamalıyız.We should not resort to arms to settle international disputes.
Birleşmiş milletler uluslararası bir organizasyon.The United Nations is an international organization.
Bu ay uluslararası bir fuarımız olacak.We are having an international trade fair this month.
Uluslararası aramaları kişiden kişiye yapmak en iyisidir.It's best to make international calls person to person.
İngilizcenin uluslararası bir dil olduğunu öğrendik.We learned that English is an international language.
II. Dünya Savaşı'ndan sonraki uluslararası anlaşmazlıklar hakkında bir tez yazıyorum.I am writing a thesis about international disputes after World War II.
Biz uluslararası olmak istiyoruz.We want to be international.
Uluslararası New Tokyo Havaalanı Narita'da açıldı.The New Tokyo International Airport was opened in Narita.
Narita'da uluslararası bir havalimanı var.There is an international airport in Narita.
Her şeyi hesaba katarsak, uluslararası konferans bir başarı idi.All in all, the international conference was a success.
Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından bir inceleme yapılmasına izin verdi.Korea allowed an inspection by the IAEA.
Uluslararası ilişkilerde karar kıldı.He decided on international relations.
Uluslararası Konferansta gönüllü bir çevirmen olarak çalışıyor.She is working as a volunteer interpreter at the international conference.
O bir ressam olarak uluslararası üne sahiptir.She has international renown as a painter.
Uyuşturucu problemi uluslararasıdır.The drug problem is international.
Liderliğin değişmesi uluslararası siyasi ekonomi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.Changes of leadership have a great effect on the international political economy.
Daha yüksek eğitim kalitesi, en yüksek uluslararası standartlara cevap vermelidir.The quality of higher education must answer to the highest international standards.
Bu uluslararası bir topluluk.This is an international community.
Babam uluslararası bir gezide.My father is on an international trip.
Esperanto uluslararası iletişim için çok uygun olan modern bir dildir.Esperanto is a modern language that is very suitable for international communication.
Uluslararası uzay istasyonu inanılmaz bir mühendislik başarısıdır.The international space station is an amazing feat of engineering.
Bir dilin uluslararası olabilmesi için öyle olduğunu söylemek yeterli değildir.For a language to be international, it does not suffice to say that it is so.
Esperanto uluslararası planlanmış bir dildir.Esperanto is an international planned language.
Uluslararası dil Esperanto, 1887'nin sonlarında herkese gösterildi.The international language Esperanto appeared in public at the end of 1887.
Başkan Yardımcısı ülkesini uluslararası konferansta temsil etti.The vice president represented his country at the international conference.
Uluslararası futbol turnuvasında İngiliz takımı, Brezilya takımını yendi.The English team beat the Brazilian team in the international soccer tournament.
Interlingua uluslararası konuşmalar için modern bir araçtır.Interlingua is a modern tool for international communication.
Uluslararası tartışmalardan uzak durmak istediler.They wanted to stay out of international conflicts.
Onlar bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söylediler.They said it was a clear violation of international law.
Uluslararası konularla ilgili çok az deneyimi var.He had little experience with international issues.
Uluslararası Dil çok kullanışlıdır.The International Language is very useful.
İngilizce, uluslararası bir dil olarak değerlendirilir.English is considered an international language.
İngilizce çoğu kez uluslararası bir dil sayılır.English is often considered an international language.
İngilizce her zaman uluslararası bir dil olarak kabul edilir.English is always considered an international language.
6 Temmuzun Uluslararası Öpüşme Günü olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that July 6 is the International Kissing Day?
Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından kontrol edilmiştir.Korea received an inspection from the International Atomic Energy Agency.
Kız kardeşim büyük bir uluslararası şirkette sekreter olarak çalışıyor.My sister works as a secretary in a big multinational.
Rus Soyuz uzay aracı Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlendi.The Russian Soyuz spacecraft has docked at the International Space Station.
Esperanto, uluslararası ve kolay dil!Esperanto is an international and easy language!
O uluslararası düzeyde bir bilim adamıdır.He's a world-class scientist.
Ayrıca uluslararası şirketlerde full-time çalışma deneyimi de var.He also has experience working fulltime for international companies.
Müzik uluslararası bir dildir.Music is an international language.
Uluslararası Hong Kong Havaalanı çok işleyen bir havaalanıdır.Hong Kong International Airport is a busy airport.
Sevgili bayan, ben Polonyalı bir dedektif değilim. Ben uluslararası bir dedektifim.I am not a Polish detective, dear lady. I am an international detective.
Uluslararası olarak yaklaşık 900 milyon insanın yeterli yiyeceği yok.Internationally, almost 900 million people don't have enough to eat.
Kitap uluslararası bir başarıydı.The book was an international success.
Uluslararası dil Interlingue, Occidental adıaltında 1922 yılında yayınlandı.The international language Interlingue was published in 1922 under the name Occidental.
Tom Uluslararası Chopin Piyano Yarışması'nı kazandı.Tom won the International Chopin Piano Competition.