Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.Questi sono gli ideali di cui una Libia lacerata dalla guerra ha bisogno per ottenere la pace.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.Toto jsou ideály, které válkou zničená Libye nutně potřebuje k zajištění míru.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.Toto sú ideály, ktoré vojnou rozvrátená Líbya zúfalo potrebuje, aby nastal mier.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.Αυτά είναι τα ιδανικά που η ρημαγμένη από τον πόλεμο Λιβύη χρειάζεται απεγνωσμένα για να ζήσει ειρηνικά.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.Това са идеалите, от които разкъсаната от война Либия се нуждае ужасно много, за да постигне мир.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.Это те идеалы, которые пострадавшая от войны Ливия срочно должна воплотить, чтобы достичь мира.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.אלה האידיאלים שלוב שסועת המלחמה זקוקה להם נואשות כדי להשיג שלום.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.هذة هي المثل التي مزقتها الحرب في ليبيا في حاجة ماسة لتحقيق السلام.
Savaşın parçaladığı Libya'nın barışa ulaşmak için umutsuzca ihtiyacı olan idealler bunlar olmalı.これが 戦争でバラバラになったリビアが 平和達成のため 切に掲げる理想です 平和への秘策があるのです
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Az együttérzés motivációs komponense pedig létrehozza a nagyobb jó felé irányuló ambíciót.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Componenta motivațională a compasiunii creează ambiție pentru un bine mai mare.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.De motivatiecomponent van compassie creëert ambitie gericht op het algemeen belang.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Die Motivationskomponente im Mitgefühl schafft den Antrieb, die Welt zu verbessern.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.El componente de motivación de la compasión crea la ambición por el bien común.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.동정심의 동기적 요소는 더 큰 편익을 만들어냅니다.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Komponen motivasi dalam belas kasih menciptakan ambisi untuk kebaikan orang banyak.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.La componente motivazionale della compassione crea ambizione per il bene di tutti.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.La composante de motivation de la compassion crée l'ambition d'un plus grand bien.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.O componente motivacional da compaixão cria a ambição do bem maior.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Ta motivační součást soucitu vytváří úsilí pro vyšší dobro.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Thành phần thúc đẩy của lòng từ bi tạo nên ước vọng cho những điều thiện lành.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Trzeci składnik współczucia - motywacja daje ambicję wielkości.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Η συνιστώσα του κινήτρου στη συμπόνια δημιουργεί φιλοδοξία για ευρύτερο καλό.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Мотивационната компонента на състраданието създава амбиция за доброто на всички.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Мотивационный компонент сопереживания способствует стремлению ко всеобщему благу.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Мотиваційний компонент співчуття створює прагнення до кращого.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.המרכיב המוטבציוני של חמלה יוצר אמביציה לעשות טוב.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.المكون التحفيزي للشفقة يخلق الطموح للمصلحة العليا.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.より大きな善への野心を生み出します つまり
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.A Rügyek bár aprónak tűnnek, a napfény után kúszva falakat is áttörhetnek.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.I germogli sembrano minuscoli, ma per raggiungere il sole possono sfondare muri di mattone.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.새싹은 약해 보이긴 하지만 태양에 닫기 위해 단단한 장벽을 뚫을 수 있습니다.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Lăstarele par firave, dar ca să ajungă la soare pot trece prin ziduri de cărămidă.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Les pousses semblent minuscules mais pour avoir de la lumière, elles peuvent détruire des murs de briques.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Młode pędy wydają się wątłe, ale by dosięgnąć słońca, potrafią przebić mur.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Os rebentos parecem pequeninos mas, para alcançar o sol, conseguem abrir caminho por paredes de tijolo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [los Brotes] se ven pequeños, pero para alcanzar el sol pueden romper paredes de ladrillo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots (scheuten) lijken klein, maar om de zon te bereiken kunnen ze door stenen muren heen gaan.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [skud] virker småt, men for at nå solen kan de bryde gennem murstensvægge.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler."Shoots", Sprösslinge, erscheinen winzig, aber um die Sonne zu erreichen, können Sie Steinmauern durchbrechen.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots, versot, vaikuttavat pieniltä, mutta kurkottaessaan aurinkoon ne voivat rikkoa vaikka tiiliseiniä.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Skott verkar små men för att nå solljuset kan de bryta sig igenom tjocka tegelväggar.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Výhonky (shoots) vypadají křehce, ale aby se dostaly za sluncem, dokáží prorazit zeď.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Τα Βλαστάρια [Shoots] μοιάζουν μικρά, αλλά για να φτάσουν στον ήλιο πρέπει να διαπεράσουν τοίχους από τούβλα.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Паростки здаються крихітними, але щоб сягнути до сонця вони можуть пробитися крізь мури.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Побеги кажутся очень маленькими, но, чтобы добраться до солнца, они прорастут и через кирпичные стены.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Филизите изглеждат малки, но за да достигнат до слънцето те могат да пробият стени.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.הנבטים נראים קטנים, אבל כדי להגיע לשמש הם יכולים לפרוץ דרך חומות לבנים.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.البراعم تبدو صغيرة، لكن لتبلغ الشمس يمكنها المرور عبر جدران الطوب.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.日光に向かってレンガをも突き抜けます レンガは地球に存在する-
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.8을 40으로 되려면 5를 곱해줘야 되요
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.Abychom dostali 40, musíme 8 vynásobit 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.Aby rozszerzyć 8 do 40, musimy pomnożyć przez 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.For at komme fra 8 til 40 skal vi gange med 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.Hogy a nyolcból 40 legyen, öttel kell szoroznunk.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.Om van 8 naar 40 te komen, vermenigvuldig je 8 met 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.Ora, per andare da 8 a 40 devi moltipliicare per 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.Τώρα, για να πάμε από το 8 στο 40, πρέπει να πολλαπλασιάσουμε με το 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.За да получим 40, като имаме 8, трябва да умножим с 5.
Şimdi, 8'den 40'a ulaşmak için 5'le çarpmak gerekir.الآن لنذهب من 8 الى 40، علينا ان نضرب بـ5