Ucu ucuna sayfaya sığdı.وأنه يصلح كل شيء بالكاد على هذه الصفحة.
Ucu ucuna sayfaya sığdı.それでは、関数でないものはどれか?
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameAfstandsbedieningbeheer-backendName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameBackend pro správu sítěName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameEtäverkon hallinnan taustaosaName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameGränssnitt för fjärrkontrollhanteringName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameHálózatkezelő modulName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameHậu phương quản lý mạngName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameHrbtenica za upravljanje z daljinskimi upravljalnikiName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameInfra- Estrutura de Gestão de Comandos à DistânciaName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameInterface de gestion des télécommandesName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameKontrol Jarak Jauh Ujung Belakang ManajemenName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameMotor de gestión de control remotoName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameMotore di gestione del telecomandoName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameMotor til håndtering af fjernbetjeningName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuName원격 제어 관리 백엔드Name
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameRozhranie pre správu sieteName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameSuport pentru gestiune rețeaName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameTreiber für FernbedienungenName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameUsługa zdalnego zarządzaniaName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameΣύστημα διαχείρισης δικτύουName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameСервер керування пристроями дистанційного керуванняName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameУправление сетьюName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameממשק ניהול שליטה מרחוקName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameإدارة الشبة الخلفيةName
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameネットワーク管理のバックエンドName
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Al llegar al extremo oriental de Cheapside, se vendían.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Dan saat mereka tiba di ujung timur Cheapside, di sanalah mereka dijual.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.E eram vendidas quando chegavam à ponta oriental de Cheapside.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.En wanneer ze bij het oosten van Cheapside aankwamen werden ze daar verkocht.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.E quando giungevano all'estremità orientale di Cheapside, era lì che venivano venduti.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.És elérték Cheapside keleti végét, és itt adták el őket.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Et puis, quand ils atteignaient l'extrêmité orientale de Cheapside, c'est là qu'ils étaient vendus.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Khi chúng tới cực đông của Cheapside, thì bị bán tại đây.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.그리고 칩사이드 동쪽에 이르러서 바로 매매가 이루어졌습니다.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Og lige så snart de ankom til den østlige del af Cheapside, blev de solgt.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Po dotarciu do zachodniego końca Cheapside, zostawały sprzedawane.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Şi când ajungeau în capătul de est al străzii Cheapside, acolo erau vândute.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Und beim Erreichen der Stadt im Osten, in Cheapside, werden sie zum Verkauf angeboten.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Και όταν έφταναν στην ανατολική άκρη του Τσίπσαηντ, εκεί πωλούνταν.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.А после, когато стигали до иточния край на Чийпсайд, там ги продавали.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.І потім, коли вони потрапляли до східної частини Чипсайду, там їх продавали.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.Чипсайда, птицу продавали.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.לכן הרבה מהבשר של לונדון הגיע מצפון-המערב,
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.و عندما تضرب الطرف الشرقي من شيب سايد, تُباع هناك.
Ve daha sonra Cheapside'ın doğu ucuna ulaştıklarında, burada satılıyorlardı.そこで 市場に出されたのです だから この場所はポウルトリー(Poultry・鶏肉)と呼ばれます
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler.En ik antwoord dan "nee". Ik bedoel, vrouwen kunnen net zo goed als mannen door onze wereld navigeren.
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler.그 질문에 저는 아니라고 대답합니다. 여성들과 남성들의 인식에는 별 차이가 없습니다.
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler."Não." As mulheres podem navegar pelo mundo tão bem como os homens porque não poderiam?
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler.Pravim, da ne. Ženske lahko navigirajo skozi življenje ravno tako dobro kot moški -- in le zakaj ne bi?
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler.ואני אומר, "לא." אני מתכוון, נשים יכולות לנווט בעולם באותה רמה שגברים יכולים --
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler.و أقول في الواقع , لا . و ما أعنيه أن المرأة تستطيع أن تبحر خلال العالم تماما مثل ما يستطيع االذكور
Ve diyebilirim ki, "Hayır" yani, kadınlar da dünyayının bir ucundan diğer ucuna dümen tutabilirler.世界を探索しますが 方法は男性と同じです 全く同じです しかし
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.그래서, 제가 2차대전에서 팔을 잃은 참전용사의 신경종말을 건드리면 그는 지금도 그의 없어진 손을 느낄 겁니다.
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.Al tocar la terminación nerviosa de un veterano de la Segunda Guerra, él sigue sintiendo la mano que perdió.
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.Jeśli dotknąłbym zakończeń nerwowych weterana II wojny światowej, poczułby swoją brakującą rękę.
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.И ако докосна нервно окончание на ветеран от Втората световна война, той пак би почуствал липсващата му ръка.
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.ואם אני נוגע בקצה של העצב אצל ותיק מלחה"ע השנייה הוא עדיין ירגיש את ידו החסרה.
Ve eğer bir ikinci dünya savaşı gazisinin sinir ucuna dokunsam, kaybettiği kolunu hissedecektir.وإذا لمست نهاية ذلك العصب لدى جندي من الحرب العالمية الثانية ، سيشعر بلمس يده المفقودة.