İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Semnătura este corectă și cheia este numai marginal de încredere.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Signaturen är giltig och nyckeln är möjligen pålitlig.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Signaturen er gyldig, og nøglen er nogenlunde troværdig.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Underskriften er gyldig og nøglen er nogenlunde troværdig.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Η υπογραφή είναι έγκυρη και το κλειδί είναι οριακά έμπιστο.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Η υπογραφή είναι έγκυρη και το κλειδί οριακά έμπιστο.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Підпис вірний та ключ має довіру, але не повну.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Підпис коректний, надійність ключа є обмеженою.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Подписът е валиден и ключът е отчасти надежден.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Подписът е валиден и ключът за валидност е отчасти надежден.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Подпись верна, но ключ не полностью проверен.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.Подпись верна, однако достоверность ключа очень мала.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.החתימה תקפה והמפתח נבטח באופן חלקי.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.التوقيع صحيح والمفتاح موثوق به بشكل هامشي.
İmza geçerlidir ve anahtar ucu ucuna güvenilirdir.署名は有効で、鍵はある程度信頼されています。
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.A mezsgyéjén vagyunk a legnagyobb felfedezésnek amit az emberiség valaha is látott.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.Jesteśmy na skraju największej wyprawy w historii rasy ludzkiej.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.인류 역사상 가장 위대한 탐사를 시작하는 단계인 것입니다.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.Stiamo per iniziare la più grande esplorazione della storia dell'umanità.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.Wir stehen kurz vor der größten Forschungsreise, die die Menschheit jemals gemacht hat.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.Είμαστε στο μεταίχμιο της μεγαλύτερης εξερεύνησης που γνώρισε ποτέ το ανθρώπινο είδος.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.Мы стоим на грани начала величайшего исследования за всю историю человечества.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.Ние сме на прага на най-голямото проучване, което човешката раса е преживявало някога.
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.אנחנו בתחילתו של מסע המחקר הגדול ביותר שהמין האנושי ידע מעולם
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.فنحن على عتبة اكتشاف هائل لم يسبق له مثيل بالنسبة للجنس البشري
İnsanlığın idrak edeceği en büyük keşfin ucundayız.迎えようとしているのです 宇宙探査する理由は3つあります
In-Voice ihtiyacınız olan her şeyi parmağınızın ucuna getirirIn-Voice le ofrece todo lo que necesita a su alcance
In-Voice ihtiyacınız olan her şeyi parmağınızın ucuna getirirIn-Voice memberikan semua yang Anda butuhkan di ujung jari Anda
In-Voice ihtiyacınız olan her şeyi parmağınızın ucuna getirirIn-Voice met tout ce dont vous avez besoin au bout de vos doigts.
In-Voice ihtiyacınız olan her şeyi parmağınızın ucuna getirirIn-Voice имеет всё, что вам необходимо, без лишних затрат. In-Voice
In-Voice ihtiyacınız olan her şeyi parmağınızın ucuna getirirO In-Voice oferece tudo o que você precisa na ponta dos dedos
İpi bir ucundan aşağıya doğru çektiğimizde sağa doğru hareket ettiğini gözlemlemişsinizdir.Ви можете побачити це в цьому напрямку, праворуч.
İpi bir ucundan aşağıya doğru çektiğimizde sağa doğru hareket ettiğini gözlemlemişsinizdir.אני חושב שאתם יכולים לראות את זה כך, אם אתם רואים שהתנועה ימינה.
İpin bir ucuna vazoyu diğer ucuna da tüyü bağlayın. Ardından vazoyu kalem ile askıya alın병의 한쪽 끝에는 끈이 매어져 있고 그 끈의 끝부분은 깃털입니다.
İpin sol ucundan tutup yukarı çekip aşağı indirdiğimizi düşünelim. -A teď vezmu levý konec provazu, cuknu s ním nahoru a potom zpátky dolů.
İpin sol ucundan tutup yukarı çekip aşağı indirdiğimizi düşünelim. -Wezmę teraz jej lewy koniec i szarpnę nim w górę, a potem w dół.
İpin sol ucundan tutup yukarı çekip aşağı indirdiğimizi düşünelim. -Ще разгледаме едно въже. Ще разгледаме едно въже.
İpin sol ucundan tutup yukarı çekip aşağı indirdiğimizi düşünelim. -ומה שאני עומד לעשות זה לקחת את הקצה השמאלי של החבל, ואני עומד למשוך אותו למעלה מהר,
İpin sol ucunu hareket ettirerek ipe enerji vermiş oldum.Am linken Ende des Seils, da gab ich dem Seil ein wenig Energie.
İpin sol ucunu hareket ettirerek ipe enerji vermiş oldum.Eu mudei isso para cima, para baixo e depois volta. E depois de ter feito aquilo.
İpin sol ucunu hareket ettirerek ipe enerji vermiş oldum.Sur cette partie de la main gauche de la corde, j'ai donné une la corde peu d'énergie.
İpin sol ucunu hareket ettirerek ipe enerji vermiş oldum.Какво означава това? В лявата част на въжето аз му дадох малко енергия.
İpin sol ucunu hareket ettirerek ipe enerji vermiş oldum.בצד השמאלי של החבל, אני הוספתי קצת אנרגיה לחבל.
İpin ucunun aşağı çekilmeye başlanmasına rağmen tam bu nokta, hala yukarı doğru momentuma sahip.Представете си го така.
İpin ucunun aşağı çekilmeye başlanmasına rağmen tam bu nokta, hala yukarı doğru momentuma sahip.ואפילו כאשר הנקודה השמאלית מתחילה להימשך למטה לנקודה הזאת פה, עדיין יש תנע כלפי מעלה.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.A Jakób rzekł: Przysiążże mi: i przysiągł mu. Zatem nakłonił się Izrael ku głowom łoża.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.E Jacó disse: Jura-me; e ele lhe jurou. Então Israel inclinou-se sobre a cabeceira da cama.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Er aber sprach: So schwöre mir. Und er schwur ihm. Da neigte sich Israel zu Häupten des Bettes.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.És monda: Esküdjél meg nékem! és megesküvék néki. És leborula Izráel az ágy fejére.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói : Con hãy thề đi . Giô-sép bèn thề . Ðoạn , Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình .
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói: Con hãy thề đi. Giô-sép bèn thề. Ðoạn, Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Iacov a zis: ,,Jură-mi.`` Şi Iosif i -a jurat. Apoi Israel s'a plecat cu faţa pe căpătîiul patului.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.I řekl Jákob: Přisáhni mi. Tedy přisáhl jemu. I sklonil se Izrael k hlavám lůže.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Jacob dit: Jure-le-moi. Et Joseph le lui jura. Puis Israël se prosterna sur le chevet de son lit.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.야곱이 또 가로되 내게 맹세하라 맹세하니 이스라엘이 침상 머리에서 경배하니라
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ko pa veli: Prisezi mi! mu je prisegel. In Izrael se prikloni Bogu proti zglavju postelje svoje.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Men han sade: »Giv mig din ed därpå.» Och han gav honom sin ed. Då tillbad Israel, böjd mot sängens huvudgärd.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Riprese: «Giuramelo!». E glielo giurò; allora Israele si prostrò sul capezzale del letto
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Vtedy povedal: Prisahaj mi! A prisahal mu. A Izrael sa poklonil na hlavu svojej palice.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Y él dijo: --¡Júramelo! Él se lo juró. Entonces Israel se postró sobre la cabecera de la cama