Ana içeriğe geç
Sözlük

ucun ile cümle

ucun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.Меня восхищают проявления этого более глобального мышления.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.אני נלהב כשאני מביט בהתעצמות הזו.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.انا متحمس عندما ألمح هذا النوع من التفكير في أوضح صوره.
Böyle bir şeyi ucundan da olsa görebilmek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.僕が見たいのはすべての制約から切り離された理想主義だ
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Páčila sa nám myšlienka, že dva vzdialené konce sa nakoniec pobozkajú.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Joten kolmannen oppitunnin jälkeen olemme rakentaneet hakurobotin.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Am Ende der dritten Einheit werden wir also einen Webcrawler konstruiert haben.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Assim, no final da aula três teremos construido um web crawler.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Donc, a la fin de l'unité 3, nous aurons construit un web crawler.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Dus aan het einde van unit drie zullen we een web crawler hebben gebouwd.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Pod koniec rozdziału trzeciego zbudujemy "web crawlera".
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Por lo que al final de la unidad tres habremos construido un rastreador de web.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Quindi, al termine della terza unità, avremo costruito il web crawler.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Vì thế đến cuối unit 3 chúng ta xây dựng được web thu thập
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.И така до края на урок 3, ще сме построили мрежови пълзяч.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Так что к концу третьего раздела мы доделаем веб паука.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.בסיומה של יחידה שלוש יהיה לנו סורק רשת בנוי.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.コーパスを構築する方法もあります。
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.그래서 저희 아이디어는 양쪽 가장자리 끝이 서로 키스를 하면서 접히게 한것이죠.
Böylelikle 29.03 vektörünün ucunu, mavi 5.21 vektörünün başına denk getirmiş olduk. Bu şekilde gözüküyor şuan.כעת הזנב שלו ממוקם בראש של הוקטור הכחול. זה יראה כך.
Böylelikle 29.03 vektörünün ucunu, mavi 5.21 vektörünün başına denk getirmiş olduk. Bu şekilde gözüküyor şuan.اذا انه الذيل على رأس المتجه الازرق , حيث , ستبدو مثل ذلك
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Navdušila nas je zamisel, da se dva najbolj skrajna konca združita kot pri poljubu.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Ne-a plăcut ideea că cele mai îndepărtate două părţi ale lui ajungeau să se sărute una pe alta.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Nos gustaba la idea de que los dos extremos del puente acabaran besándose.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Chúng tôi thích cái ý tưởng hai phía đầu cầu có thể chạm vào nhau.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Ci è piaciuta l'idea che le sue estremità si chiudessero in un bacio.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Gostámos da ideia de as suas duas extremidades acabarem por se beijar.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Jadi kami menyukai ide bahwa dua ujungnya akan saling berciuman.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Nous avons aimé l'idée que les deux extrémités finissent par s'embrasser.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Spodobał nam się pomysł że dwie skrajne części mostu całowałyby się ze sobą.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Szóval tetszett az ötlet, hogy a két vége végül megcsókolja egymást.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.We waren te vinden voor het idee om de twee uitersten van de brug elkaar te laten raken.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Wir mochten die Idee, dass sich die zwei Endteile am Ende küssen würden.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Μας άρεσε η ιδέα ότι τα δύο ακραία σημεία της θα κατέληγαν να φιλιούνται.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.И нам понравилась идея о том, что два его дальних края закончили бы поцелуем.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.І нам сподобалась ідея того, що дві його дальні частини будуть вкінці кінців цілуватись одна з одною
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Така че ние харесахме идеята, че двете най-отдалечената части на него ще се окажат целуващи се помежду си.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.אהבנו את הרעיון ששני החלקים הרחוקים ביותר של זה ישקו אחד לשני בסופו של דבר.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.ولذا فإننا أعجبنا بفكرة أن طرفي الجسر البعيدين سينتهي بهم المطاف بتقبيل بعضهم بعضا.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.というアイデアが気に入りました (拍手)
Bu 10 newton yükü kaldırabilmek için ipin bu ucundan uyguladığım kuvvet ne olmalı?באיזה כוח שעלי למשוך כלפי מטה, על מנת להרים את המשקולת בת ה- 10 ניוטון, כך שאני אייצר
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.Eu afio a ponta de uma agulha em forma de lâmina.
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.Ik slijp het uiteinde van een naald tot een mes.
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.그 도구는 바늘 끝을 날카롭게 갈아서 만든 칼인데요.
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.-- tôi mài mũi kim thành một lưỡi dao nhỏ.
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.חידדתי קצה של מחט ללהב.
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.كشحذ طرف إبرة ليصبح شفرة
Bu aleti bir iğnenin ucunu keskinleştirip bıçak haline getirerek yapıyorum.だんだん私の神経は
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Co do systemu plików nigdy nie pomyśleliśmy że hiperłącza mogłoby wyjść poza lokalną sieć.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.그런데, 파일시스템으로 말하자면, 이러한 하이퍼링크들이 근거리 통신망을 넘어서 갈 수는 없었어요.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Говоря о файловой системе, мы не понимали, что гиперссылки могут использоваться за границами локальной сети.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.אגב, אם מדברים על שיטת התיוק, מעולם לא עלה בדעתנו שהיפר-קישורים אלה עשויים להגיע אל מעבר לרשת התקשורת המקומית.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Asta m-a purtat prin lume şi m-a ajutat să cunosc nişte oameni extraordinari.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ca m'a amené à l'autre bout du monde, et m'a fait rencontrer des gens extraordinaires.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ennek eredménye, hogy körbeutaztam a földet, és találkoztam lenyűgözően érdekes emberekkel.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Het heeft me over de hele wereld gebracht, en ik ontmoette een aantal fantastische mensen.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.이것이 저를 세계를 돌아다니게 했죠 그리고 놀라운 사람들을 만나게 해주었습니다.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Me ha llevado a través del mundo, y me ha presentado a algunas personas sorprendentes.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Poszukiwanie to zaprowadziło mnie do wielu niesamowitych ludzi na całym świecie.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Sie hat mich um die Welt geführt, und brachte mich mit einigen erstaunlichen Menschen in Kontakt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod