uca ile cümle
uca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Uçak bileti ücretinin tutarı tren bileti ücretinden daha yüksek.The cost of the air fare is higher than of the rail fare.
İç hatlarda ucuz bir uçak biletiniz var mı?Do you have a cheap flight ticket on a domestic line?
Eğer şimdi çıkarsak uçak için zamanında varır mıyız?Will we be in time for the plane if we leave now?
En hızlı seyahat aracı uçaktır.The quickest means of travel is by plane.
Uçak dün gece Londra'ya gitmek için havalandı.The airplane took off for London last night.
Onun uçağı, Narita Havaalanına vardığımda zaten ayrılmıştı.His airplane had already left when I got to Narita Airport.
Ben havaalanına varır varmaz uçak havalandı.The airplane took off as soon as I arrived at the airport.
Bindiğimiz uçak San Fransisko'ya gitmek üzereydi.The plane we boarded was bound for San Francisco.
Uçağımız tam onikide hareket etti.Our plane took off at exactly twelve o'clock.
Uçağımız otuz dakika gecikti.Our plane was about thirty minutes late.
Uçağımız bulutların üzerinde uçuyor.Our plane is flying over the clouds.
Uçağımız tam olarak akşam 6:00'da kalktı.Our plane took off exactly at 6 p.m.
Uçak biletlerimizi iki ay önceden aldık.We bought our plane tickets two months in advance.
Benim hobim model uçak yapmaktır.My hobby is making model planes.
Uçağım güvenle indiğinde rahatlamış hissettim.I felt relieved when my plane landed safely.
Uçağım bir saat içinde hareket edecek.My flight will depart in an hour.
Babam uçak uçurabiliyor.My father can fly an airplane.
Amerika'ya uçakla gidiyorum.I am going to America by plane.
Bir ağacın üzerinde uçan bir kuş gördüm.I saw a bird flying over a tree.
Uçağa geç kalmamak için hava alanına acele ettim.I hurried to the airport so as not to be late for the plane.
Bir dakikayla uçağı kaçırdım.I missed the airplane by a minute.
Ben işe az önce uçarak geldim.I just flew in on business.
New York için bir sonraki uçağa bineceğim.I will take the next plane for New York.
Hayatımda ilk defa bir uçağa bindim.I took an airplane for the first time in my life.
Tekneyle değil uçakla gitmem söylendi, nasihatı dinledim.I was told to go not by boat but by plane, which advice I followed.
Tokyo'dan Kyushu'ya giden bir uçağa bindim.I took an airplane from Tokyo to Kyushu.
Kyushu'ya uçakla gittim.I went to Kyushu by airplane.
Uçakla seyahat etmek istiyorum.I want to travel by airplane.
Bir uçakta asla uçmadım.I've never flown in an airplane.
Beni uçak tuttu ve kusacak gibi hissettim.I got airsick and felt like throwing up.
Ben bir model uçak yaptım.I made a model plane.
Uçağa bindik.We went aboard the plane.
Biz havaalanına doğru koştuk ama uçağı kaçırdık.We hurried to the airport, but we missed the plane.
Tokyo'dan Sapporo'ya kadar bir uçağa bindik.We took a plane from Tokyo to Sapporo.
Ben bir kağıt uçak yaptım.I made a paper plane.
Kağıt uçak yavaş yavaş yere düştü.The paper plane fell slowly to earth.
Zaman uçar.Time flies.
Ona bir sonraki uçağın ne zaman kalkacağını sor.Ask him when the next plane leaves.
Bir sonraki uçağa binmek mümkün mü?Is it possible to get on the next flight?
Gerçekten uçağı uçurdun mu?Did you really fly the plane?
Trafik sıkışıklığından dolayı, uçağımızı kaçırdık.We missed our plane because of the traffic jam.
Lütfen bana biraz uçak tutması ilacı verin.Please give me some airsickness medicine.
Yeni uçak sesin iki katı hızlı uçuyor.The new airplane flies at twice the speed of sound.
Gazete röportajına göre, dün akşam bir uçak kazası vardı.According to newspaper reports, there was an airplane accident last evening.
Birkaç yolcu uçağa bindi.A few passengers went on board the plane.
Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.When poverty comes in at the door, love flies out the window.
Kar uçağın kalkmasını engelledi.The snow prevented the airplane from taking off.
Osaka'ya son uçak iptal edildi.The last flight for Osaka has been canceled.
Biz Atlantik'i uçarak geçtik.We flew across the Atlantic.
Şehrin üzerinde bir uçak uçuyor.A plane is flying above the city.
Şehir düşman uçakları tarafından bombalandı.The city was bombed by enemy planes.
Kuşlar gökyüzünde yüksek uçarlar.The birds are flying high in the sky.
Keşke bir kuş gibi uçabilsem.I wish I could fly like a bird.
Gökyüzünde bir kuş gibi uçma arzusu uçağın icadına ilham oldu.The desire to fly in the sky like a bird inspired the invention of the airplane.
Kuşlar gökyüzünde uçarlar.Birds fly in the sky.
Kuşlar kışın güneye doğru uçarlar.Birds fly south in winter.
Kuşlar uçar.Birds fly.
Kuşlar uçarlar.Birds fly.
Düşman uçağı aniden bize doğru döndü.The enemy's plane suddenly turned toward us.
Uçak Tokyo'ya saat kaçta varacak?What time will the flight arrive in Tokyo?