uca ile cümle
uca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Pervaneyle çalışan uçak, düşük hızda uçuş için oldukça verimlidir.Propeller-powered aircraft are very efficient for low speed flight.
Pervaneler, yüksek hızlı uçaklarda kullanılmaz.Propellers are not used on high speed aircraft.
Dümen, uçağın yalpalamasını kontrol etmeye yarar.The rudder works to control the yaw of the plane.
Kış mevsimi başlamadan önce, kırlangıçlar güneye uçarlar.Before winter starts, the swallows fly south.
Asla koruyucu meleğinin uçabileceğinden daha hızlı sürme.Never drive faster than your guardian angel can fly.
Onun uçağı yakında geliyor mu?Is his flight arriving soon?
M80 tipi uçağın oturma kapasitesi nedir?What is the seating capacity of the type of aircraft M80?
Uçakta bir bomba var.There's a bomb on the plane.
Bu ne tür bir uçak?What kind of plane is it?
Tom'un uçağı az önce havalandı.Tom's flight has just taken off.
Uçakta uyumadım.I didn't sleep on the plane.
Uçakla gitmek sana daha pahalıya mal olur.It'll cost you more to go by plane.
Uçağın indikten sonra bana mesaj at.Text me after your flight lands.
O bir meşe palamudu yediğinde, Mario bir uçan sincaba dönüşür.When he eats an acorn, Mario transforms into a flying squirrel.
Uçağımızı kaçırmak istemiyoruz.We don't want to miss our flight.
Noel Baba'nın kızağı uçan ren geyiği tarafından çekilir.Santa Claus' sleigh is pulled by flying reindeer.
Süpermen uçabilir.Superman can fly.
Uçakla gideceğim.I'll go by plane.
Tom yolcuların geri kalanıyla uçaktan inmedi.Tom didn't get off the airplane with the rest of the passengers.
Moskova için bir uçak bileti almam gerekiyor.I need to buy an airplane ticket for Moscow.
Beş uçağın sanki kuşmuş gibi havalandığını gördüm.I saw five planes taking off, as if they were birds.
Tom kağıt uçaklar yapmada iyidir.Tom is good at making paper airplanes.
Tom kağıt uçak yapmakta iyidir.Tom is good at making paper airplanes.
Mutluluk küçük bir kuş gibidir. O ara sıra uçar gider.Happiness is like a little bird. At some time or another it flies away.
Uçan sürüngenler aslında dinozor değildi.Pterosaurs were not actually dinosaurs.
Bu benim uçağım.This is my airplane.
Evcil kuşlar özgürlüğü hayal eder. Vahşi kuşlar uçar!Tame birds dream of freedom. Wild birds fly!
Uçağın boş olduğunu hatırlıyorum.I remember the plane was empty.
O uçağı bulamadılar.They couldn't find that plane.
Uçakları yapmaya devam edelim.Let's keep building airplanes.
Boeing iyi bir uçak yapıyor.Boeing builds a fine aircraft.
Tom uçak kazasından kurtuldu.Tom survived the plane crash.
Tom uçak kazasını atlattı.Tom survived the plane crash.
Tom uçak kazasında hayatta kaldı.Tom survived the plane crash.
Onun uçacağını sanmıyorum.I don't think that will fly.
Uçak iniş yaptı.The plane has touched down.
Uçak yere indi.The plane has touched down.
Yanlış uçağa bindiler.They boarded the wrong plane.
Tom bir uçak bileti aldı.Tom bought a plane ticket.
Tom ne zaman tekrar uçacak?When will Tom fly again?
Uçaklar geri döndürülebilir.Planes can be diverted.
Uçaklar başka yöne çevrilebilir.Planes can be diverted.
Uçağın içindeydim.I was inside the plane.
Uçakta uçmaktan korkuyor.He is scared of flying on an airplane.
Uçağı görmek için çok bulutluydu.It was too cloudy to see the plane.
Uçağın, yakıt ikmali için inmesi gerekiyor.The plane needs to land so that it can refuel.
Uçak havalandığında Tom Mary'nin elini tutmadı.When the flight took off, Tom wouldn't hold Mary's hand.
Harika, uçakta bir bebek çığlığı daha.Great, another baby screaming on the airplane.
Jim ters yüz uçabilir.Jim can fly upside down.
Tom hiç bir uçakta uçmadı.Tom has never flown in a plane.
Uçak yolculuğu sonrası sersemliğim var.I had jet lag.
Tom mektubu uçakla gönderdi.Tom sent the letter by airmail.
Bu uçakta kaç tane yolcu var?How many passengers are on this plane?
Tom'un bulunduğu uçak düştü.The plane Tom was on crashed.
Uçaktan indim.I got off the plane.
Uçaklar pahalıdır.Airplanes are expensive.
Boston'a giden sonraki uçakta olacağım.I'll be on the next plane to Boston.
Ben bir uçak içinde hiç uçmadım.I've never flown in a plane.
Ben uçakta uyudum.I slept on the plane.
Hiç uçakta uçmadım.I've never flown a plane.