uca ile cümle

uca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç bir uçakta seyahat ettin mi?Have you ever traveled in a plane?
Şanslısınız. Uçak zamanında geldi.You're in luck. The plane is on time.
Senin için bir model uçak yapacağım.I'll make a model plane for you.
Sana bir model uçak yapacağım.I'll make you a model plane.
Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.I saw a flock of birds flying aloft.
Havaalanına vardığımda uçağın kalktığını gördüm.Arriving at the airport, I saw the plane taking off.
Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.It is difficult to shoot a bird flying in the air.
Hiçbir şey uçakla seyahat etmek kadar hoş değildir.Nothing is so pleasant as traveling by air.
Uçağı Hong Kong'a gitmek için öğleden sonra saat 2:00'de kalkıyor.His plane leaves for Hong Kong at 2:00 p.m.
Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.A gigantic bird came flying toward him.
Acele et yoksa uçağını kaçıracaksın?Hurry up, or you'll miss your plane.
Acele edin yoksa uçağınızı kaçıracaksınız?Hurry up, or you'll miss your plane.
Sigara içmek artık tüm yerli uçak seferlerinde yasaklandı.Smoking is now banned on all domestic plane flights.
Uçakta film var mı?Are there movies on the plane?
Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.The plane rose sharply before leveling off as it left the coast.
Sen eğleniyorken zaman uçarak geçiyor gibi görünüyor.When you're enjoying yourself, the time seems to fly by.
Biz uçakla New York'a gittik.We went to New York by plane.
Biz uçakla Meksika'ya gittik.We traveled to Mexico by plane.
Uçağımız tam saat altıda kalktı.Our plane took off exactly on time at six.
Birkaç ertelemeden sonra, uçak nihayet kalktı.After several delays, the plane finally left.
Kuşlardan bazıları uçamadı.Some of the birds didn't fly.
Lütfen uçak tutması için bana ilaç getirin.Please bring me some medicine for airsickness.
Okinawa'ya uçakla gitmek kaç saat sürer?How many hours does it take to go to Okinawa by plane?
Kötü hava uçağı uçurtmayacak.Bad weather will ground the plane.
Kötü hava uçağı iki saat geciktirdi.The bad weather delayed the plane for two hours.
Kötü hava uçağı iki saat erteledi.The bad weather delayed the plane for two hours.
Kötü hava nedeniyle uçak 10 dakika gecikti.Due to the bad weather, the plane was ten minutes late.
Uçak kötü hava nedeniyle gecikti.The plane was delayed on account of bad weather.
Uçağımız Pasifik okyanusu üzerinde uçuyordu.Our plane was flying over the Pacific Ocean.
Uçağımız bulutların üzerinde uçuyordu.Our plane was flying above the clouds.
Lindbergh, Atlantik üzerinden uçan ilk insandı.Lindbergh was the first man to fly across the Atlantic.
Wright kardeşler, bir motor ile çalışan bir uçağı uçurmayı başardılar.The Wright brothers succeeded in flying an airplane driven by an engine.
Kanatlarımız olsaydı, aya uçabilir miydik?If we had wings, could we fly to the moon?
Kanatlarım olsa, sana uçarım.If I had wings, I would fly to you.
Bir kuş olsam, sana uçarım.Were I a bird, I would fly to you.
Bir kuş olsam sana uçabilirim.If I were a bird, I could fly to you.
Hava olmasa uçaklar uçamaz.If it were not for the air, planes could not fly.
Sue uçakla geliyorsa o çok erken varmalı.If Sue is coming by air, she ought to arrive very soon.
Eğer fiyat biraz daha düşük olsaydı uçak biletlerini alırdık.We would have bought the plane tickets if the price had been a little lower.
Ben bir kez daha hava yoluyla gidersem uçakta beş kez uçmuş olurum.If I go by air one more time, I'll have flown in an airplane five times.
Bayanlar ve baylar, uçağa hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Mike sabahtan beri bir model uçak yapıyor.Mike has been making a model plane since breakfast.
Bir top uçarak pencereden içeri girdi.A ball flew in through the window.
Otobüs, tren ve uçaklar yolcu taşırlar.Buses, trains and planes convey passengers.
Pilot uçağı alana indirdi.The pilot landed the airplane in the field.
Pilot uçağı uçurdu.The pilot flew the airplane.
İşte, uçakta okuman için bir dergi.Here's a magazine for you to read in the plane.
Korsanlar uçağın arkasına ilerledi.The hijackers moved to the rear of the plane.
Nerede uçağa binebilirim?Where can I get on the airplane?
Televizyon haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası olmuş.According to TV news, there was a plane crash in India.
TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.According to TV news, there was a plane crash in India.
Mağazanın üzerinde uçan bir reklam balonu var.There is an advertising balloon flying above the department store.
Elimden gelse, uçakla gitmek istemiyorum.I don't want to go by plane, if I can help it.
Bir kırlangıç ​​çok hızlı uçar.A swallow flies very swiftly.
Devekuşları uçamazlar.Ostriches are incapable of flight.
Deve kuşunun kanatları vardır ama uçamaz.The ostrich has wings, but it cannot fly.
Bir devekuşu bir kangurunun uçabileceğinden daha fazla uçamaz.An ostrich can not fly any more than a kangaroo can.
Güneye doğru uçan bir sürü kuş gördüm.I saw a lot of birds flying toward the south.
O uçakta iki kişilik rezervasyon yapabilir miyim?Can I book two seats on that flight?
Uçağın yarın sabah Honolulu'ya varması planlanıyor.The airplane is scheduled to arrive at Honolulu tomorrow morning.

İlgili Sayfalar