uğur ile cümle
uğur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSNhóm Việt hoá KDEEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSPark ShinjoEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSPedro MoraisEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSRichard FričEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSRinse de Vries, Freek de KruijfEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSRinse de Vries, Onno Zweers, Wilbert BerendsenEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSStanislav Višňovský, Pavol Cvengroš, Michal ŠulekEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSStephan JohachEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSSzántó TamásEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSTaiki Komoda, Noboru Sinohara, Seiji Hoshiba, Kenshi Muto,Shinichi TsunodaEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSThibaut Cousin, Gilles Caulier, Gérard Delafond, Nicolas TernisienEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSThomas Diehl, Thomas ReitelbachEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSΣπύρος Γεωργαράς, Τούσης ΜανώληςEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSΤούσης Μανώλης, Σπύρος ΓεωργαράςEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSДенис Першин, Герман Жеболдов, Григорий Мохин, Леонид КантерEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSЄвген Онищенко, Іван ПетрущакEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSЛеонид КантерEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSРадостин РадневEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSצוות התרגום של KDE ישראלEMAIL OF TRANSLATORS
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet: "Geldiler.""그들이 왔다"라는 헤드라인이 실렸습니다. 상당히 불길하게 들리죠.
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet: "Geldiler."הכותרת בדרום אפריקה: "הם נחתו". מבשר רעות
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet: "Geldiler."عنوان رئيسي في جنوب أفريقيا: "لقد وصلوا ". أمر ينذر بالسوء.
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet: "Geldiler."でも、何のためだったのでしょうか?資産取得のためです
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Les titres en Afrique du Sud: "Ils ont débarqué." Tout à fait inquiétant.
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Nagłówki w RPA: "Wylądowali".
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Schlagzeile in Südafrika: "Sie sind gelandet." Ziemlich ominös.
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Titlu în Africa de Sud: "Au aterizat." Aproape de rău augur.
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Titolo in Sudafrica: "Sono atterrati".
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Titular en Sudáfrica: "Han aterrizado." Bastante siniestro.
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Titulok z juhoafrických novín: "Pristátie úspešné".
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Αφρική: "Είναι εδώ".
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Заглавие в Южна Африка: "Те се приземиха".
Güney Afrika'da oldukça uğursuz bir manşet:Заголовки в Южной Африке гласили: "Они приземлились".
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.C'est une coccinelle.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Csak egy katicabogár.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Det är en nyckelpiga.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.È una coccinella.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Het is een lieveheersbeestje.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Näyttää leppäkertulta.
-Hayır, zekice. Deltaların hepsi bunu yapar. Son mektup da uğursuzluk getirir.Kita berangkat.
Hele ki bu uğurda, kendinize dair önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden kopuyorsanız.Dan terutama tidak jika rute untuk itu meminggirkan hal yang paling Anda anggap penting tentang diri Anda.
Hele ki bu uğurda, kendinize dair önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden kopuyorsanız.그리고 특히 그렇게 하는 것이 다른 가능성을 없애버린다면 더욱 그렇죠.
Hele ki bu uğurda, kendinize dair önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden kopuyorsanız.Ιδιαίτερα αν αυτό περιθωριοποιεί τα πράγματα που πιστεύεις ότι είναι σημαντικά για εσένα.
Hele ki bu uğurda, kendinize dair önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden kopuyorsanız.Особенно, если в процессе получения этой степени, маргинализируются важнейшие аспекты нашего самосознания.
Hele ki bu uğurda, kendinize dair önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden kopuyorsanız.ובטח לא כשהמסלול להשגתו מחייב להתפשר על רוב הדברים שחשובים לך בנוגע לעצמך.
Hele ki bu uğurda, kendinize dair önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden kopuyorsanız.وبالخصوص إذا كان الطريق إليها لا يعبئ بمعظم الأشياء التي تظن أنها هامة بالنسبة لك.
Hussain Manawer sürekli durdurulmasının sebebinin uğursuzluk olduğunu düşünüyor.Hussain Manawer cree que le han echado un mal de ojo de tanto que lo detienen.
Hussain Manawer sürekli durdurulmasının sebebinin uğursuzluk olduğunu düşünüyor.Hussain Manawer pensa ser vítima de uma maldição, de tantas vezes que já foi retido.
Hussain Manawer sürekli durdurulmasının sebebinin uğursuzluk olduğunu düşünüyor.Hussain Manawer se fait si souvent arrêter qu’il pense être maudit.
Hussain Manawer sürekli durdurulmasının sebebinin uğursuzluk olduğunu düşünüyor.Ο Hussain Manawer πιστεύει ότι είναι γκαντέμης που τον σταματάνε τόσο συχνά.
Hussain Manawer sürekli durdurulmasının sebebinin uğursuzluk olduğunu düşünüyor.Хуссейн Манавер считает, что его сглазили, так как его часто останавливают.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Arranjaram alguém para serrar os saltos.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.De fixade någon som kom in och sågade av klacken.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Ellos mandaron a una persona que cortara la altura de los zapatos.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Et ils ont fait venir quelqu'un pour scier les chaussures.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Hanno mandato qualcuno a segare le scarpe.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Họ cho người đi vào và cưa bớt đôi giày.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.그래서 호텔측이 누군가를 데리고 왔는데, 벗겨진 제 신발을 봤죠
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Przysłali kogoś, kto odpiłował 2,5 cm z butów.
İçeri almak ve uğurlamak için birini aldılar.Sehnali někoho, aby přišel a odříznul ty boty.
İlgili Sayfalar