Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Je to v rozdávaní nášho života, v čom nachádzame zmysel, v čom nachádzame význam.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.우리의 삶을 내어 줄 때 거기서 의미를 찾을 수 있습니다. 거기서 중요성을 찾을 수 있죠.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Porzucenie naszego życia nadaje mu sensu, znajdujemy znaczenie.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Saat kita memberikan kehidupan kita, kita menemukan arti, kita menemukan hal yang utama.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Αφιερώνοντας τις ζωές μας βρίσκουμε νόημα, βρίσκουμε αξία.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Вона — у присвяченні свого життя тому, що ми вважаємо вартим, тоді ми відчуваємо важливість.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.В раздаването на нашия живот ние намираме смисъл, намираме значение.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Отдавая свою жизнь другим людям, мы находим смысл, мы находим значимость.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.על ידי נתינת חיינו אנחנו מוצאים משמעות, אנחנו מוצאים חשיבות.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.إنها في وهب حياتنا بحيث نجد معنى، حينها سنجد الأهمية.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.意義を見つけるんです それが神によって結びつけられた やり方だと信じています
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.(105:45) и вспоминал завет Свой с ними и раскаивался по множеству милости Своей;
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Bo sobie wspomniał na przymierze swoje z nimi, a żałował tego według wielkiej litości swojej.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Demi mereka Ia ingat akan perjanjian-Nya dan menyayangi mereka karena kasih-Nya yang besar
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.e a favor deles lembrou-se do seu pacto, e aplacou-se, segundo a abundância da sua benignidade.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.És megemlékezett velök kötött szövetségérõl, és nagy kegyelmessége szerint megengesztelõdék.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.han kom sin Pagt i Hu og ynkedes efter sin store Miskundhed;
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Il se souvint en leur faveur de son alliance;
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.In spominjal se je zanje zaveze svoje in kesal se je po obilosti milosti svojih.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Ja hän muisti heidän hyväkseen liittonsa ja armahti heitä suuressa laupeudessansa.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.저희를 위하여 그 언약을 기억하시고 그 많은 인자하심을 따라 뜻을 돌이키사
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Nebo se rozpomenul na smlouvu svou s nimi, a želel toho podlé množství milosrdenství svých,
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Nhớ lại vì họ giao ước mình, Và thương xót họ tùy sự nhơn từ dư dật của Ngài.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Nhớ lại vì họ giao_ước mình , Và thương_xót họ tùy sự nhơn từ dư_dật của Ngài .
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Och han tänkte, dem till fromma, på sitt förbund och ömkade sig efter sin stora nåd.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Og i sin godhet mot dem kom han sin pakt i hu, og det gjorde ham ondt efter hans store miskunnhet,
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.rozpamätal sa im na svoju smluvu a ľutoval podľa množstva svojej milosti
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Se acordó de su pacto con ellos, y se compadeció conforme a su gran compasión
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Şi -a adus aminte de legămîntul Său, şi a avut milă de ei, după bunătatea Lui cea mare:
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Si ricordò della sua alleanza con loro, si mosse a pietà per il suo grande amore
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.und gedachte an seinen Bund, den er mit ihnen gemacht hatte; und es reute ihn nach seiner großen Güte,
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.και ενεθυμηθη την προς αυτους διαθηκην αυτου και μετεμεληθη κατα το πληθος του ελεους αυτου.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.Спомни си за тях Своя завет, И разкая се според голямата Си милост;
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.ויזכר להם בריתו וינחם כרב חסדו׃
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.وذكر لهم عهده وندم حسب كثرة رحمته.
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.為 他 們 記 念 他 的 約 、 照 他 豐 盛 的 慈 愛 後 悔
Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.為他們記 念 他 的 約 、 照 他 豐盛 的 慈愛 後 悔
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Angenommen, Sie kaufen ein Huhn - nennen wir es eine Henne für die Zwecke der Beweisführung.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Diciamo che comprare una gallina - la chiamano una gallina per amor di discussione.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Katakanlah Anda membeli ayam - ayam menyebutnya satu demi argumen.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.그 논쟁을 위해서 한 암탉 전화 - 당신이 암탉을 구매 말한다.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Mondjuk veszel egy tyúk - nevezzük egy tyúk a vita kedvéért.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Povedzme, že si kúpite sliepku - hovoria jednu sliepku kvôli argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Powiedz kupić kurę - nazywają to jedna kura ze względu na argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Recimo kupite kokoš - call it ena kokoš zaradi argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Řekněme, že si koupíte slepici - říkají jednu slepici kvůli argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Säg att du köper en höna - kalla det en höna för diskussionens skull.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Sano ostat kana - kutsua sitä yksi kana vuoksi väitettä.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Sig du køber en høne - kalder det en høne af hensyn til argumentet.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Stel dat je koopt een kip - noem het een kip omwille van het argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Ví dụ, bạn mua một hen - gọi nó là một con gà mái vì lợi ích của đối số.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Vindeţi ouă şapte pentru douăzeci şi cinci cenţi.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Vous vendez des œufs sept pendant vingt-cinq cents.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Πέστε ότι αγοράζετε μια κότα - ονομάζουμε μία όρνιθα για χάρη της συζήτησης.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Вие продават яйца, седем за двадесет и пет цента.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Скажем, у вас купить курицу - назовем это одна курица ради аргумента.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Скажімо, у вас купити курку - назвемо це одна курка заради аргументу.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.نقول لكم شراء دجاجة -- دعوة دجاجة واحدة من أجل الوسيطة.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.それは卵を毎日を産む。あなたは二〇から五のための7つの卵を販売
Benim adım uğruna ne kadar sıkıntı çekmesi gerekeceğini ona göstereceğim.››Albowiem ja mu ukażę, jako wiele musi cierpieć dla imienia mego.