Kitabın tamamını okursanız hayal kırıklığına uğramazsınız.You won't be let down if you read the entire book.
Umarım hayal kırıklığına uğramaz.I hope he won't be disappointed.
Umarım sen ve Tom çok hayal kırıklığına uğramazsınız.I hope you and Tom won't be too disappointed.
Umarım çok hayal kırıklığına uğramazsın.I hope you won't be too disappointed.
Bu yüzden, distal sinir lifleri dejenerasyona uğramaz, miyelin hasarı onarılabilir.Therefore, distal nerve fibers do not degenerate and the myelin damage can be repaired.
Ağır silahlara ve yüksek kapasiteli şarjörlere ait yasak zaman aşımına uğramazdı.The ban on assault weapons and high-capacity magazines never would have been allowed to expire.
Böyle başarısızlığa uğramazlardı.They shouldn't be failing like this.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.My relatives have gone away. My familiar friends have forgotten me.
Gerçekten Rabbim, doğru bir yol üzerindedir (O adildir, yanında kimse zulme uğramaz).Verily the way of my Lord is straight.
Şunlar, mabud olsalardı oraya uğramazlardı, halbuki hepsi de orada ebedidir.Had they really been gods they would not have entered it: They will all abide in it for ever.
Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.Oppress none and no one will oppress you.
İyi bilesiniz ki Allah'ın velîlerine korku yoktur, onlar üzüntüye de uğramazlar.Remember, there is neither fear nor regret for the friends of God.
Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı.Had I knowledge of the Unseen I would have acquired much good, and evil would not have touched me.
Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.And if ye repent, then yours shall be your capital sums; ye shall neither wrong nor be wronged.
Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar.Then every soul will be paid in full for what it has earned, and they will not be wronged.
Rabbine inanan hiçbir haksızlığa ve sıkıntıya uğramaz."Whoever believes in his Lord fears neither loss, nor burden.
O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz.Today, no soul shall be wronged a thing.
Chardonnay'den farklı olarak çoğu Riesling malolaktik fermantasyona uğramaz.Unlike Chardonnay, most Riesling do not undergo malolactic fermentation.
Bu şekilde, sunucunun ziyaretçileri herhangi bir kesintiye uğramaz.This way the server's visitors won't notice any downtime.
Bunun yanı sıra osazon vermez ve mutarasyona uğramaz.Il est non hygroscopique et ne peut effectuer de mutarotation.
Fakat bu restoranına hiç müşteri uğramaz.Nadie cocina ese día en su hogar.
Eşcinseller de rıza yaşı bakımımdan ayrımcılığa uğramazlar.No a la discriminación de los trabajadores por razón de edad.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.En cambio, aquellos que tienen poco que perder se dejarán tentar en mayor proporción.
Yaptıkları bu işten dolayı Türk Heyetinden hiç kimse bir bedduaya uğramaz.От их кары не ушел никто, кто был на пиру.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Но умирающей ничто уж не в силах помочь.
Parlak galaksilerin çoğu ömürlerinin son milyar yıllarında böyle kökten bir değişikliğe uğramazlar.Количество сверхмассивных эллиптических галактик в единице объёма почти не меняется за последние 8 млрд лет.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Caso os descendentes venham a falecer, ainda assim o indigno não poderá os suceder.
Şimdilerde ise bilinmeyen nedenlerden dolayı kartallar uzun zamandır bu bölgeye uğramaz oldu.Vanwege deze afsluiting bleven de Gurtalen lange tijd onbekend voor de buitenwereld.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.De som är svårt drabbade kan dö utan en egentlig orsak.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Проте випадків загибелі людей майже не зафіксовано.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.A meghalt karakterek nem vesztenek semmit el.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Sitä vastoin kadotukseen joutuvat eivät käy kiirastulessa.
Ayrıca çok sert bir derileri olup kolayca hasara uğramazlar.Επιπλέον τους δίνουν τη δυνατότητα να παραμορφώνονται χωρίς να σπάνε εύκολα.
Ayrıca çok sert bir derileri olup kolayca hasara uğramazlar.Selain itu, bulunya juga tidak mudah menggumpal serta tidak mudah kusut.
İçerik sık bir şekilde değişikliğe uğramaz.ドリンクは度々変わった。
Fakat bu restoranına hiç müşteri uğramaz.一般客が来店した描写は無い。
Kan grubu O olanlara saldırıya uğramaz.[1]血液型がO型の者は襲われない[1]。
Ağır silahlara ve yüksek kapasiteli şarjörlere ait yasak zaman aşımına uğramazdı.대량 살상 무기와 대용량 총기는 이미 사라졌을 테고요.
Ağır silahlara ve yüksek kapasiteli şarjörlere ait yasak zaman aşımına uğramazdı.より多くのアメリカ国民が生き延び
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân thích đều lìa bỏ tôi, Các mật hữu tôi đã quên tôi.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân_thích đều lìa_bỏ tôi , Các mật hữu tôi đã quên tôi .
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Je suis abandonné de mes proches, Je suis oublié de mes intimes.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Kaum kerabatku semua menjauhkan diri; teman-temanku tak ingat kepadaku lagi
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.내 친척은 나를 버리며 가까운 친구는 나를 잊었구나
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Läheiseni ovat minusta luopuneet, ja uskottuni ovat unhottaneet minut.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Meine Nächsten haben sich entzogen, und meine Freunde haben mein vergessen.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mijn familieleden zijn weggebleven en mijn vrienden hebben mij in de steek gelaten.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mina närmaste hava dragit sig undan, och mina förtrogna hava förgätit mig.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mine nærmeste holder sig borte, og mine kjente har glemt mig.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.mine nærmeste og Hendinge holder sig fra mig, de, der er i mit Hus, har glemt mig;
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mis parientes me han fallado; mis conocidos me han olvidado
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Moji príbuzní vystali a moji známi zabudli na mňa.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Odtegujejo se mi bližnji sorodniki moji in zaupniki moji so me pozabili.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Opuścili mię bliscy moi, a znajomi moi zapomnieli mię.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Opustili mne příbuzní moji, a známí moji zapomenuli se na mne.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Os meus parentes se afastam, e os meus conhecidos se esquecem de, mim.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Rokonaim visszahúzódtak, ismerõseim pedig elfelejtkeznek rólam.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Rudele mele m'au părăsit, şi cei mai deaproape ai mei m'au uitat.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Scomparsi sono vicini e conoscenti, mi hanno dimenticato gli ospiti di casa
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Οι πλησιον μου με αφηκαν, και οι γνωστοι μου με ελησμονησαν.