uğramam ile cümle
uğramam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır.Ne eivät ole fossiililöytöjen perusteella muuttuneet merkittävästi 200 miljoonaan vuoteen.
Adı değişikliğe hiç uğramamıştır.Navneændringen blev dog ikke til noget.
Paradoslar herhangi bir değişikliğe uğramamıştır.Kehadiran Ningsih mengubah segalanya.
Gerilim kesinlikle bir an içinde büyük değişikliğe uğramamalıdır.Tuy nhiên, sự thay đổi không diễn ra ngay lập tức.
1914-1918 yılları arasında yapılan Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bölge işgale uğramamıştır.Trong thời gian của Chiến tranh thế giới thứ nhất từ 1914 cho đến 1918 Lễ hội tháng Mười không được tổ chức.
Yine de geri çekilmelerinde tümenler ağır kayba uğramamıştır.敗者復活も果たせなかった。
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.そのため、検証的試験を行うと同時に広い抗菌スペクトルを有する抗生物質を用いて速やかに治療する必要がある。
200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır.이후 십수억년 동안 생물의 형태는 크게 변화하지 않았다.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.חלק מהמשפחות התאבדו כדי למנוע את הבלתי נמנע.
Gerilim kesinlikle bir an içinde büyük değişikliğe uğramamalıdır.סביר להניח שנתוני שטח אינם צפויים להשתנות משמעותית במשך הזמן.
Köy tarihte herhangi bir isim değişikliğine uğramamıştır.Klub nikada nije mjenjao ime u svojoj povijesti.
1995'e gelindiğinde değişikliğe uğramamış hiçbir şey kalmamıştı.1995., nakon tri godine proizvodnje, ništa nije promjenjeno.
Adı değişikliğe hiç uğramamıştır.Oduvijek je bio protiv promjena.
Gerilim kesinlikle bir an içinde büyük değişikliğe uğramamalıdır.Tímu Votrelcov sa počas ŠD žiadne špeciálne zmeny netykajú.
Gerilim kesinlikle bir an içinde büyük değişikliğe uğramamalıdır.Obseg NO se kot prvo ne sme preveč spreminjati skozi čas.
1995'e gelindiğinde değişikliğe uğramamış hiçbir şey kalmamıştı.Bila je razočarana, ker se naslednji dan med njima ni nič spremenilo.
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.A veces uno mira las noticias y dice: "¿queda alguien por piratear?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.A volte, ascoltando le notizie vi chiedete: "C'è rimasto qualcuno da attaccare?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Câteodată te uiți la știri și-ți spui, "Mai e cineva rămas nehăcuit?
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Czasem włącza się wiadomości i mówi "Czy został jeszcze ktoś do zhakowania?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Kadang Anda melihat berita dan bertanya, "Siapa yang belum diretas?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.때때로 여러분은 뉴스를 켜고 이렇게 말하죠. "어디 해킹할 곳이 남았나?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Manchmal schaltet man die Nachrichten ein und sagt "Ist noch irgendjemand übrig der gehackt werden könnte?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Når man tænder for nyhederne kan man nogengangen spørge sig selv: "Er der nogen tilbage at hacke?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Néha amikor a hírekre kapcsolnak, azt mondják: "Van még valaki, akit nem törtek föl?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Niekedy si zapnete správy a poviete si: "Ostal ešte niekto, koho by sa dalo napadnúť?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Občas si zapnete zprávy a říkáte si, "Zbývá ještě něco k hacknutí?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Parfois on allume les infos et on dit, "Reste-t-il quelqu'un à pirater?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Por vezes vemos as notícias e pensamos: "Ainda haverá alguém para piratear?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Soms zet je het nieuws aan en je denkt: "Is er nog iemand níet gehackt?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Καμιά φορά βάζεις τις ειδήσεις και λες, "Έμεινε κανείς που δεν χάκαραν ακόμα;"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Иногда включаешь новости и думаешь: "Кого ещё не взломали?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Іноді включаючи новини, думаєш: "Хіба залишилось ще щось, що не ламали?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Понякога си пускате новините и си казвате: Остана ли някой, който да не е бил жертва на хакери?
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.לפעמים אתה פותח את החדשות ואתה אומר :"נשאר עוד מישהו לפרוץ אליו?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.أحيانا تقوم بتشغيل الأخبار و تقول، "هل تبقى أي أحد ليتم اختراقه؟"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.「どこか残っているの?」 ソニープレイステーションネットワーク -- 完了
Kasabaya uğramam gerekti.J'étais en ville, je suis venu te voir.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Bolo to ako keby tam tí vysokoškoláci ani neboli.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Ca şi cum studenţii nici n-ar fi trecut pe acolo.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Come se gli studenti diplomati non fossero affatto intervenuti.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Cứ như thể là các sinh viên chưa hề truyền tải bất cứ một thông điệp nào tới họ.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Det var som om de studerende slet ikke havde været der.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Es war grad so, als ob die Studenten nie da gewesen wären.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Foi como se os estudantes não tivessem lá ido.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Fue como si los estudiantes no hubieran hecho nada en absoluto.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Het was of ze geen verzoek hadden gekregen.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.마치 대학원생이 나타나지도 않은 것과 같았어요.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Mintha az egyetemisták ott sem jártak volna.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Stejný výsledek, jakoby studenti nic na dveře nedali.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Tak, jakby studenci w ogóle się tam nie pojawili.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Ήταν σαν να μην είχαν εμφανιστεί καθόλου οι μεταπτυχιακοί φοιτητές.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Как будто их и вовсе не было.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Сякаш студентите въобще не са минавали.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.Так, ніби студентів із флаєрами взагалі не було.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.כאילו הסטודנטים כלל לא היו שם.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.كان الأمر كأن الطالب لم يأتي على الاطلاق
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.でも4つ目のメッセージには
Şey, ehem.. Umarım hayalkırıklığına uğramamışsındır.Λοιπόν, εμ.. ελπίζω να μην απογοητεύτηκες.
Stüdyoya uğramamlıydım...Aku harus mampir ke Dojo...
İlgili Sayfalar