uğramam ile cümle
uğramam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O dükkâna uğramamaya özellikle dikkat ediyorum.I make a special point of avoiding that shop.
"Bazen sana uğramamın bir sakıncası var mı? " "Hayır, hiç. ""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
Başarısızlığa uğramamak için çok çalıştı.He worked hard lest he should fail.
Tom bana ziyaret için bir ara uğramam gerektiğini söyledi.Tom told me that I should drop by sometime for a visit.
Bugün süpermarkete uğramam gerekiyor.Today I have to drop by the supermarket.
O hayal kırıklığına uğramamıştı.She was not disappointed.
Tom işten sonra evine uğramamı rica etti.Tom asked me to stop by his house after work.
Tom sana uğramamı istedi.Tom asked me to look in on you.
Tom geçerken uğramamı istedi.Tom asked me to drop by.
Ne zaman uğramamı istersiniz?When would you like me to come over?
Yarın akşam ne zaman uğramamı istersin?What time tomorrow evening would you like me to come over?
Tom hayal kırıklığına uğramamıştı.Tom wasn't disappointed.
Tom bana uğramamı söyledi.Tom told me to come over.
Eve giderken bana süper markete uğramamı hatırlat.Remind me to stop by the supermarket on the way home.
Tom uğramamı ve ona yardım etmemi istedi.Tom asked me to come over and help him.
Mary uğramamı ve ona yardım etmemi istedi.Mary asked me to come over and help her.
Bugün uğramamı istediğini düşündüm.I thought you asked me to come over today.
Tom uğramamı istedi.Tom asked me to come over.
Hayal kırıklığına uğramamamın nedeni bu.That's why I'm not disappointed.
Hayal kırıklığına uğramamın nedeni bu.That's why I'm disappointed.
Uğramamı ister misin?Do you want me to come over?
Yarın uğramamı ister misin?Do you want me to drop by tomorrow?
Sami beni aradı ve uğramamı söyledi.Sami called me and told me to come over.
Dünden beri hiç buralara uğramamış.Apparently, he hasn't stopped by here since yesterday.
Ama önce bir yere uğramamız lazım.But we need to stop by somewhere first.
Tom, Boston'a yolum düşecek olursa kendisine uğramamı söyledi.Tom told me to look him up if I ever get to Boston.
Yarın akşam uğramamın sakıncası var mı?Would you mind if I dropped by tomorrow evening?
Taşköprü,fetihten sonra hiç düşman işgaline uğramamıştır.Thereafter, the fort was completed without any mishap.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.That some women secretly want to be raped.
Paradoslar herhangi bir değişikliğe uğramamıştır.However, Dayal opposed any change.
Yine de geri çekilmelerinde tümenler ağır kayba uğramamıştır.However, after they have made their decision to rebel against God, they cannot turn back.
Umarım hayalkırıklığına uğramamışsındır.I hope you weren't disappointed.
Sanki mezun öğrenciler oraya hiç uğramamışlardı.It was as if the grad students hadn't shown up at all.
Kasabaya uğramam gerekti.I happended to be in town
Stüdyoya uğramamlıydım...I had to drop by the studio...
Böylece haksızlık etmemiş ve haksızlığa uğramamış olursunuz.Oppress none and no one will oppress you.
Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) tanınıp hakarete uğramamaları için daha elverişlidir.They will thus be recognised and no harm will come to them.
İş gezilerinden dolayı eve çok uğramamış ve ailesine çok vakit ayıramamıştır.Er scheint geschäftlich viel auf Reisen zu sein und kann deshalb seine Familie nicht oft besuchen.
Uzun zamandır Avusturyalılar, böyle bir mağlubiyete uğramamıştı.Jamais encore, le chanteur ne s'est produit à Paris sur une période aussi longue.
Bundan sonra 86 yıl papalar Viterbo'ya uğramamışlardır.Ils furent ensuite excommuniés, et les papes ne devaient plus revenir à Viterbe que 86 ans plus tard.
Sovyet güney kıskacı ise kuzeydeki hücum grupları kadar ağır kayıplara uğramamıştır.Ironiquement, la pince soviétique sud avait beaucoup moins souffert que les groupes de choc de la pince nord.
İş gezilerinden dolayı eve çok uğramamış ve ailesine çok vakit ayıramamıştır.Comme depuis son entrée chez Sega, il travaille beaucoup et n'a peu d'occasion de rentrer chez lui.
Bu iki bilim adamının ortaya çıkardığı sistem, günümüzde önemli değişikliğe uğramamıştır.Ce rapport n'est généralement pas repris par les scientifiques actuels pour deux raisons.
“Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan!Haz bien al humilde y no des al impío; niégale su pan, no se lo des, para que no llegue con ello a dominarte.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.Las mujeres y niñas chinas se suicidaban para evitar ser violadas.
“Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan!Не выгоняйте их из их домов, и пусть они не выходят из них, если только они не совершат явную мерзость.
Yine de geri çekilmelerinde tümenler ağır kayba uğramamıştır.Но они не совершили там ничего достойного и с великим позором возвратились обратно.
Bulutlar uzun ve saçılıma uğramamış güneş ışınlarını yansıtırlar ve o rengi alırlar.Облака отражают длинные и нерассеянные лучи солнечного света, которые являются преобладающими в эти часы.
Yıllar önce, hiçbir ticaret kervanı buraya uğramamıştı.С тех пор никакого Дома Торговли рядом нет.
Nitekim gerek erzak sağlama gerekse yerel halktan asker toplama konusunda düşkırıklığına uğramamıştır.Он пожаловался, что не с кем решить вопрос о боеприпасах.
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.من هنا، لا يؤجَّل العلاج بالمضادات الحيوية واسعة الطيف إلى حين إجراء التحاليل المُؤكّدة.
Rüşdi kitaptan ötürü hiçbir şekilde fiziksel bir saldırıya uğramamıştır.لم تتعرض المجموعة في أي مكان لهجوم جسدي.
İş gezilerinden dolayı eve çok uğramamış ve ailesine çok vakit ayıramamıştır.Naar eigen zeggen omdat hij te weinig tijd kon doorbrengen met zijn gezin.
Köy tarihte herhangi bir isim değişikliğine uğramamıştır.Nazwa ulicy w całej historii nie uległa zmianie.
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.Därför ska behandling med bredspektrumantibiotika inte fördröjas medan bekräftande test utförs.
1995'e gelindiğinde değişikliğe uğramamış hiçbir şey kalmamıştı.År 1991 kom Nothing Left to Fear.
Yıllar önce, hiçbir ticaret kervanı buraya uğramamıştı.Inga tåg hade då gått där på många år.
1995'e gelindiğinde değişikliğe uğramamış hiçbir şey kalmamıştı.1995 nem hozott változást.
Paradoslar herhangi bir değişikliğe uğramamıştır.Muutos ei mennyt ilman ristiriitoja.
Uzun zamandır Avusturyalılar, böyle bir mağlubiyete uğramamıştı.Koskaan aiemmin australialaisilla ei ole ollut näin paljon vaihtoehtoja mediassa.
İlgili Sayfalar