uğradık ile cümle
uğradık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Dân_Sy - ri thấy mình bị dân Y-sơ-ra-ên đánh_bại , bèn nhóm hiệp lại .
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Da syrerne så at de var blitt slått av Israel, samlet de sig igjen.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Gli Aramei, vedendo che erano stati battuti da Israele, si riunirono insieme
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.In ko vidijo Sirci, da so jih porazili Izraelci, se zbero.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.아람 사람이 자기가 이스라엘 앞에서 패하였음을 보고 다 모이매
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Kun aramilaiset näkivät, että Israel oli voittanut heidät, kokoontuivat he kaikki,
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Les Syriens, voyant qu`ils avaient été battus par Israël, réunirent leurs forces.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Los sirios, al verse derrotados por Israel, se volvieron a reunir
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Men da Aramæerne så, at de var slået af Israel, samlede de sig,
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Mikor pedig látták a Siriabeliek, hogy megverettettek az Izráeliták által, ismét együvé gyülekezének.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Os sírios, vendo que tinham sido derrotados diante de Israel, trataram de refazer-se.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Sirienii, văzînd că fuseseră bătuţi de Israel, şi-au strîns puterile.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Und da die Syrer sahen, daß sie geschlagen waren vor Israel, kamen sie zuhauf.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Ιδοντες δε οι Συριοι οτι κατετροπωθησαν εμπροσθεν του Ισραηλ, συνηθροισθησαν ομου.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.А сирийците, като видяха, че бяха поразени от Израиля, пак се събраха всички заедно.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Сирийцы, видя, что они поражены Израильтянами, собрались вместе.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.וירא ארם כי נגף לפני ישראל ויאספו יחד׃
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.ولما رأى ارام انهم قد انكسروا امام اسرائيل اجتمعوا معا.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.亞 蘭 人 見 自 己 被 以 色 列 人 打 敗 、 就 又 聚 集
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.亞蘭人 見 自己 被 以色列人 打敗 、 就 又 聚集
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.손실로 약 2천만 유로를 원하고 있더라고
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Alrededor de 20 millones de Euros, por daños.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Chcą około 20 mln euro odszkodowania.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Chtějí okolo 20 milionů Euro odškodné.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.De vil have omkring 20 millioner Euro i erstatning.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.He haluavat siinä €20 miljoonan vahingonkorvaukset.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Họ muốn xung quanh 20 triệu EURO thiệt hại.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Ils demandent environ 20 millions € de dommages et intérêts.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Khoảng 20 triệu EURO.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Körülbelül 20 millió euró kártérítést követelnek.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Mereka ingin 20 juta Euro sebagai gantinya.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Sie wollen um die 20 Millionen Euro Schadenersatz.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Vogliono 20 milioni di euro di danni.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Vor despăgubiri cam de 20 de milioane de euro.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Ze willen rond de 20 miljoen euro aan schadevergoedingen.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Θέλουν περίπου 20 εκατομμύρια ευρώ αποζημίωση.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.- За около 20 милиона евро.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.Они хотят, чтобы вокруг 20 миллионов евро за моральный ущерб.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.הם רוצים משהו כמו .עשרים מליון אירו בנזיקין
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.يريدون حوالي 20 مليون أورو كتعويض
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.でも どんなに探しても そんな金は出てこない
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıA tak môžete vidieť doslova známky šoku, zlosti, hnevu a
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıA tak můžete vidět doslova známky jejich šoku, jejich vzteku, jejich hněvu,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıDosłownie widać znaki ich szoku oburzenia gniewu
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıÉs láthatjuk - szó szerint - a megrázkódtatásuk jeleit, az erőszak jeleit, az indulatuk jeleit,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıEt ils affichent littéralement leur bouleversement, leur indignation,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıJe kunt letterlijk de tekenen zien van hun shock van hun uitzinnigheid, van hun woede
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarını여러분들은 말 그대로, 그들이 받은 충격과 그들의 분노와
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıŞi practic vedeţi, urme ale şocului, urme ale revoltei, urme ale furiei lor,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıUnd so koennen auch Sie foermlich die Zeichen ihres Schockzustandes, ihrer Wut, ihres Zornes,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıVà bạn có thể thấy ở họ những dấu hiệu của choáng váng của sự phẫn nộ, của tức giận,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıY se puede ver, literalmente, las señales de su asombro, las señales de su indignación,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıТова може буквално да се види, признаците на тяхното изумление, признаците на гнева им, признаците на яда им,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıואפשר ממש לראות סימנים להלם שלהם, סימנים לזעם שלהם,
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıوكما ترون هنا .. حرفيا لافطات تعبر عن صدمتهم لافطات تعبر عن امتعاضهم
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarınıショックをあらわす看板 憤怒をあらわす看板 怒りをあらわす看板
Ve sözün tam anlamıyla şoka uğradıklarını büyük bir öfke duyduklarını kızdıklarını講真,你會發現 佢哋恐懼嘅跡象 佢哋痛恨嘅跡象