uğradık ile cümle
uğradık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir saldırıya uğradıktan kısa bir süre sonra 28 Haziran 1977'de vefat etti.Ta byla zničena 10 dní poté 28. června při nehodě.
Geyler ve lezbiyenlerin uğradıkları barların hiçbiri eşcinsellere ait değildi.Homot ja lesbot eivät omistaneet yhtäkään niistä baareista, joissa he kävivät.
Dokuz Oğuzlar ağır bir bozguna uğradıkları gibi çekilenleri de ırmağa düşüp boğuldu.信長の九男(一説には十男)信貞の子孫。
Neye uğradıklarını şaşıran çift bir anda dünyaya inerler.2人が出くわす事件に、なにかとちょくちょく絡んでくる。
Bugün de Türkler haksızlığa uğradıklarında benzer biçimde, "Yukarıda Allah Var" derler.眾諫曰:「賊眾我寡,何輕敵之甚!」皇考曰:「今日懸守窮城,事已危急,若復示弱,必為所屠,惟當見強待之耳。
O halde Antakya halkının elçileri reddettiğini ve bu yüzden azaba uğradıklarını iddia etmek mümkün değildir".如同魔人與魔王的關係一樣,使徒無法違抗作為其主人的魔人的命令。
M: Ekiplerin uğradıkları mağlubiyet sayıları.机组:机组人员死亡的人数。
İnsanlar bu özdeyişi ihanete uğradıklarını hissetikleri zaman söylerler.他們可以感覺到自己信任被人利用同時被那些人所背叛。
Geyler ve lezbiyenlerin uğradıkları barların hiçbiri eşcinsellere ait değildi.게이들이나 레즈비언들이 자주 애용했던 바들 중 어느 곳도 동성애자들의 소유는 아니었다.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.많은 여성들은 반복적으로 강간을 당했다.
Bugün de Türkler haksızlığa uğradıklarında benzer biçimde, "Yukarıda Allah Var" derler.송천 양응정(梁應鼎) : "'후지'(김인후 字)는 오늘날의 안자(顔子)이다."라고 하였다.
Uğradıkları adalardan asker topladılar ve rehine olmak üzere çocukları aldılar.המחבלים השתלטו על פעוטון במקום ולקחו את ילדיו כבני ערובה.
Afganların hayal kırıklığına uğradıkları söylendi.아프가니스탄 사람들이 좌절했다는 것입니다.
Afganların hayal kırıklığına uğradıkları söylendi.שהאפגנים היו מתוסכלים.
Afganların hayal kırıklığına uğradıkları söylendi.وضع .. أحبط الافغان
Afganların hayal kırıklığına uğradıkları söylendi.没有足够的驻军,
Afganların hayal kırıklığına uğradıkları söylendi.経済発展や
Ama askerde bir grubun tecavüzüne uğradıktan sonra delirmiş.Ale po tym jak został zgwałcony w wojsku - oszalał.
Ama askerde bir grubun tecavüzüne uğradıktan sonra delirmiş.Bei der Armee wurde er vergewaltigt, danach verlor er den Verstand.
Ama askerde bir grubun tecavüzüne uğradıktan sonra delirmiş.Dar dupã ce a fost abuzat în armatã, a înnebunit.
Ama askerde bir grubun tecavüzüne uğradıktan sonra delirmiş.Mais après avoir été violé à l'armée, il est devenu...
Ama askerde bir grubun tecavüzüne uğradıktan sonra delirmiş.Αλλά απο τότε που τον βίασαν στο στρατό, τρελάθηκε.
Biz, Amerika'daki siyahi insanlar olduğumuz için saldırıya uğradık. [alkışlar]우리는 짐승 때문에 우리는 미국에서 흑인. "
Biz, Amerika'daki siyahi insanlar olduğumuz için saldırıya uğradık. [alkışlar] Size söylüyorum..¡Cuéntale cómo te sientes!
Biz, Amerika'daki siyahi insanlar olduğumuz için saldırıya uğradık.Wir werden brutal behandelt, weil wir schwarze Menschen in Amerika sind.
Biz, Müslüman olduğumuz için saldırıya uğradık.우리가 하지 우리가 이슬람교도 있다 있어.
Biz, Müslüman olduğumuz için saldırıya uğradık.Wir werden nicht brutal behandelt, weil wir Muslime sind.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Barca începe să se scufunde, se grăbesc înapoi spre navă, şi ajung acasă şi povestesc cum au fost atacaţi.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Båten börjar sjunka, de skyndar till skeppet, och hemma berättar de historier om att de attackerades.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Čln sa začne potápať, oni sa ženú späť na loď a prídu domov a rozprávajú o tom, ako boli napadnutí.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Člun se začně potápět, oni se ženou zpátky k lodi a pak přijedou domů a vyprávějí historky, jak byli napadeni.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.De boot begint te zinken, ze vluchten terug naar het schip, en gaan naar huis met verhalen over een aanval.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.그러면 보트가 가라앉기 시작할꺼고, 그들은 배로 다시 돌아갑니다. 그리고는 어떻게 공격을 받았는지 말하게 됩니다.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Łódka zaczyna tonąć, turyści wracają na statek i do domów gdzie opowiadają o tym, jak zostali zaatakowani.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Thuyền bắt đầu chìm, họ đua nhau quay trở lại thuyền và trở về nhà và kể câu chuyện họ bị tấn công.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.Човен починає тонути, люди повертаються на корабель і вдома розповідають, як на них напали.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.הסירה מתחילה לשקוע, והם ממהרים חזרה אל הספינה. וזוכים לחזור הביתה ולספר את הסיפורים על כיצד הם הותקפו.
Bot batmaya başlıyor, herkes gemiye yüzüyor ve eve döndüklerinde nasıl saldırıya uğradıklarını anlatıyorlar.家に帰って襲われたという話をします でもヒョウアザラシはただ—
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.A második napon megtámadott minket egy jegesmedve.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Am fost atacaţi de un urs polar în ziua a doua.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.An Tag 2 wurden wir von einem Eisbären angegriffen.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Chúng tôi bị tấn công bởi gấu trắng vào ngày thứ hai.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Drugiego dnia zaatakował nas niedźwiedź polarny.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Fomos atacados por um urso polar no segundo dia.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Fuimos atacados por un oso polar en el día dos.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Il secondo giorno siamo stati attaccati da un orso polare.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Kami diserang oleh seekor beruang kutub pada hari kedua.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.둘째 날에는 북극곰 한마리가 저희들을 공격했고
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık. Sol ayak baş parmağım soğuk ısırığı oldu.На второй день на нас напал белый медведь, я отморозил большой палец на левой ноге.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.Un ours polaire nous a attaqué le deuxième jour.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.We werden aangevallen door een ijsbeer op dag twee.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.На другий день на нас напав полярний ведмідь.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.הותקפנו ע"י דוב קוטב ביום השני.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.لقد تمت مهاجمتنا بواسطة الدب القطبي في اليوم الثاني.
İkinci gün bir kutup ayısının saldırısına uğradık.左足の親指が凍傷になり、
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.A gdy obaczyli Syryjczycy, iż są porażeni od Izraela, zebrali się wespół.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.A keď videli Aramejci, že sú porazení pred Izraelom, zase sa shromaždili dovedna.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Ale Syrští vidouce, že by poraženi byli od Izraele, sebrali se vespolek.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Då alltså araméerna sågo att de hade blivit slagna av Israel, församlade de sig allasammans.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Dân Sy-ri thấy mình bị dân Y-sơ-ra-ên đánh bại, bèn nhóm hiệp lại.