Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşı ile cümle

uğraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.A "Piszkos munkák" nagyon igyekszik nem ezt csinálni, ezért csinálom meg én a munkát, és ezért nem csalok.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.Chúng tôi cố gắng không làm thế trong "Nghề khổ ải", bởi vậy nên tôi làm các công việc không gian lận.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.En Trabajo Sucio trabajamos muy duro para no hacer eso, por esa razón yo hago el trabajo y no hago trampa.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.저희는 더러운 직업에서 그러지 않으려고 매우 노력합니다. 그래서 제가 속이지 않고 제대로 일을 하는 거죠.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.La Munci Murdare încercăm din greu să nu facem asta, de aceea eu muncesc şi nu trişez.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.Noi a Dirty Jobs cerchiamo con forza di non farlo, e questo è il perché io svolgo il lavoro e non imbroglio.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.On essaye de ne pas faire ça à Dirty Jobs, c'est pourquoi je fais le boulot et je ne triche pas.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.På 'Skitiga Jobb' gör vi allt för att inte göra så därför gör jag jobbet och fuskar inte.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.W "Brudnej robocie" staramy się tego nie robić. Dlatego wykonuję pracę i nie oszukuję.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.Προσπαθούμε σκληρά στις "Βρόμικες Δουλειές" να μην το κάνουμε γι' αυτό κάνω τη δουλειά χωρίς σκονάκια.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.В "Мръсни работи" затова аз върша работата и не мамя.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.אנחנו משתדלים ב"עבודות מלוכלכות" לא לעשות את זה, וזאת הסיבה שאני עושה את העבודה, ואני לא מרמה.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.ونحن نحاول بشدة على أن الوظائف القذرة ليست كذلك، وهذا هو السبب الأول للقيام بهذا العمل وأنا لا أغش.
"Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu.だから私はDirty Jobsに挑戦する ずるはしない でも マディソン・アベニューも戦場になった
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Aber jeder Punkt führt zum Kern des Problems, man macht es, man spricht mit ihnen.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Îndiferent ce spui, ajunge la inima problemei, vorbeşti cu ei.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Niezależnie od pomysłu, to trafia w sedno problemu, trzeba to zrobić, trzeba z nimi rozmawiać.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Qualunque sia il punto, entra nel vivo del problema, ce la stiamo facendo, stiamo parlando con loro.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Quel que soit le point abordé, il va au cœur du problème; vous l'abordez, vous parlez avec eux.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Sea lo que sea, uno se acerca al centro del problema al hablar directamente con ellos.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Waarover je het ook hebt, het raakt de kern van het probleem, je doet het, je praat met hen.
Konu ne olursa olsun, o bizi problemin kalbine götürür. Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Независимо от аргумента, он попадает в сердце проблемы, вы делаете это, вы разговариваете с ними.
Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.Anda sedang melakukannya, Anda berbicara dengan mereka.
Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.생각하고, 대화 해야 합니다.
Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.אתה עושה זאת, אתה מדבר אליהם.
Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.نحن نفعلها، نحن نتحدث اليهم
Konuyla uğraşırsınız ve ilgililerle konuşursunuz.この言葉を最後にお伝えします もし理性に従えば
Kütleyle uğraşıyoruz. a꼭 같은 연습을 해 봅시다.
Kütleyle uğraşıyoruz. aRobimy to samo.
Kütleyle uğraşıyoruz. aUděláme totéž.
Kütleyle uğraşıyoruz. aVamos fazer a mesma prática.
Kütleyle uğraşıyoruz. aWir machen die gleiche Übung.
Litre ve atmosfer ile uğraşıyoruz.리터와 atm 단위를 다루고 있기 때문에
Litre ve atmosfer ile uğraşıyoruz.Estamos trabalhando com litros e atmosferas.
Litre ve atmosfer ile uğraşıyoruz.Mamy do czynienia z litrami i atmosferami.
Litre ve atmosfer ile uğraşıyoruz.Počítáme v litrech a atmosférách.
Litre ve atmosfer ile uğraşıyoruz.We omgaan met liter en sferen.
Litre ve atmosfer ile uğraşıyoruz.Wir haben es mit Litern und Atmosphären zu tun.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Ale niestety to taką twarz widzimy częściej w codziennym życiu, zmagając się z palącymi problemami.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Desværre er det oftere dette ansigt vi ser i virkelighedens verden, når vi prøver at løse akutte problemer.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Infelizmente, vemos mais vezes esta expressão no dia-a-dia, quanto tentamos resolver problemas urgentes.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.그런데, 우리가 절박한 문제와 싸우며 흔히 보게 되는 표정은 이런 것이죠.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Malheureusement, nous voyons plus ce visage tous les jours lorsque nous faisons face aux problèmes urgents.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Pri riešení každodenných problémov však bohužiaľ častejšie vidíme túto tvár.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Tja, leider sehen wir eher dieses Gesicht im echten Leben, wenn wir schwierigen Problemen begegnen.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.Tyvärr så är det här mer av den sorts ansikte vi ser i vardagslivet när vi försöker tackla brådskande problem.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.למרבה הצער רואים יותר הבעות פנים כאלה בחיי היום יום, בנסיון לפתור בעיות דחופות.
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.الآن، للأسف هذا هو الوجه الذي نراه غالباً في حياتنا اليومية ونحن نحاول العمل على مواجهة المشكلات العاجلة
Maalesef bu öncelikli sorunları çözmek için uğraşırken karşılaştığımız yüz genellikle budur.私たちが目にするのは こんな表情です 「私の人生はうまくいかない」という顔です
Mannahatta Projesi adlı bir projeyle uğraşıyoruz.마나하타 프로젝트라 하죠.
Mannahatta Projesi adlı bir projeyle uğraşıyoruz.בפרוייקט שאנו קוראים לו פרוייקט מנהטה.
Mannahatta Projesi adlı bir projeyle uğraşıyoruz.في مشروع نسميه، مشروع مانهاتا.
Mannahatta Projesi adlı bir projeyle uğraşıyoruz.私たちはヘンリー・ハドソンが
Matemamatikte iyi değilimdir ama yine de uğraşıyordum.Gdy wróciła pani profesor matematyki stwierdziła, że całą lekcję poprowadziłam źle.
Matemamatikte iyi değilimdir ama yine de uğraşıyordum.Je ne suis pas très calée en maths, j'y travaillais. Et je suis rentrée et j'ai regardé mon livre de cours.
Matemamatikte iyi değilimdir ama yine de uğraşıyordum.No soy realmente buena con las matemáticas, pero trabajaba en ello. Y mire el libro, la edición para maestros.
Matemamatikte iyi değilimdir ama yine de uğraşıyordum.Я не сильна у математиці, але працювала над цим. Я повернулась назад і подивилась в книгу вчителя.
Matemamatikte iyi değilimdir ama yine de uğraşıyordum.אני לא ממש טובה במתמטיקה, אבל.. עבדתי על זה. וכשחזרתי ועיינתי במערך השיעור ההוא,
Mesela, 5 alsak... "Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.5 mínus 1 je 4, mínus 2.
Milisaniyelerle uğraşıyoruz.우리는 1/1,000 초를 다룹니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uğraşı ile cümle - Sayfa 32 - uğraşı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App