Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Sie halten zuhauf und lauern und haben acht auf meine Fersen, wie sie meine Seele erhaschen.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Travisano sempre le mie parole, non pensano che a farmi del male
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Uneltesc, pîndesc şi îmi urmăresc paşii, pentru că vor să-mi ia viaţa.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Zbirajo se in skrivajo se v prežo, pazijo mi na stopinje, ker mi strežejo po življenju.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Zij verdraaien voortdurend mijn woorden; zij beramen kwade plannen tegen mij.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Συναγονται, κρυπτονται, παραφυλαττουσι τα βηματα μου, πως να πιασωσι την ψυχην μου.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Събират се, потайват се, наблюдават стъпките ми Така като че причакват душата ми.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.יגורו יצפינו המה עקבי ישמרו כאשר קוו נפשי׃
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.يجتمعون يختفون يلاحظون خطواتي عندما ترصّدوا نفسي.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.他 們 聚 集 、 埋 伏 窺 探 我 的 腳 蹤 、 等 候 要 害 我 的 命
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.他 們 聚集 、 埋伏 窺 探 我 的 腳蹤 、 等候 要害 我 的 命
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.지난 8년간 저의 생애를 바쳤습니다.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.Izraelců a Palestinců, kteří se snaží ukončit konflikt mírovou cestou.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.Izraelitów i Palestyńczyków, którzy próbują zakończyć konflikt przy użyciu pokojowych środków.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.אשר מנסים לשם קץ לסכסוך דרך שימוש בדרכי שלום.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.الذين يحاولون انهاء الصراع باستخدام الوسائل السلمية.
Filistin halkının uğraşını filme almaya adadım.ついやしてきました ヨーロッパやアメリカに
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Anche in questo caso, un'opportunità di affrontare i mercati per ottenere un prezzo migliore.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Din nou, o oportunitate de a intra pe piață ca să obții prețuri mai mari. Uganda:
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Encore une fois, une opportunité pour aborder le marché et obtenir ce prix élevé.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.시장내에서 보다 높은 가격을 상정하기 위한 기회이죠
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Opäť, to je šanca získať z trhov vyššie ceny.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Otra vez, una oportunidad para afrontar los mercados y conseguir un mejor precio.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Ponownie, możliwość opanowania rynków by dostać wyższą cenę.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Wieder eine Möglichkeit, höhere Preise auf den Märkten zu erzielen.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Και πάλι, πρόκειται για ευκαιρία συμφωνίας με τις αγορές για επίτευξη ανώτερης τιμής.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Опять, возможность выйти на рынки, чтобы получить эту высокую цену.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Отново, възможност за заемане с пазари за получаване на по-висока цена.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.שוב, הזדמנות לקבל מחירים גבוהים משווקים שונים
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.مرة أخرى ، فرصة لمعالجة تلك الأسواق للحصول على سعر أعلى.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.ウガンダです。ニュー・フォレスト・カンパニーは
Genelde önce karmaşık moleküller ve daha sonra tek atom moleküllerle uğraşılır.القاعده الاساسيه هي قم بوزن المركبات المعقده اولاً وبعد ذلك قم بوزن المركبات الذريه البسيطه
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.A speciális jogi reformok ellenére, egyes tagállamok, ilyen patológiáktól szenvednek.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Các bang có cải cách sai phạm dân sự mở rộng vẫn phải chịu mọi sự bệnh tật.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Estados con una reforma de agravios extensiva todavía sufren todas estas patologías.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.I sistemi di risarcimento estensivi soffrono di questo tipo di patologie.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.광범위한 불법행위개혁을 시도하는 국가들은 여전히 이 모든 문제를 겪고 있습니다.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Les Etats qui ont entrepris de vastes réformes juridiques souffrent encore de toutes ces pathologies.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Nawet te stany z szeroko zakrojoną reformą prawa cywilnego, nadal cierpią z powodu tych wszystkich patologii.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar."Nuž, nemáme tu žiadne pravidlá, snažíme sa niečo dosiahnuť."
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Staaten mit umfassenden Rechtsreformen haben immer noch all diese Krankheitsbilder.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Statele cu o reformă extinsă a sistemului de despăgubiri civile încă mai suferă de aceste boli.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Staten die dit recht uitgebreid hebben aangepast lijden nog steeds onder deze problemen.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Státy s rozšířenou "tort reform" stále trpí těmito chorobami.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Държави с обширна искова реформа все пак страдат от всички тези патологии.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Штаты, в широких мастшабах проводившие эту реформу, по-прежнему страдают от перечисленных патологий.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.מדינות שעברו רפורמת מס מאסיבית עדיין סובלות מכל הפתולוגיות של חוסר אמון.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.ان الولايات التي تعتمد نظام اصلاح الضرر مازلت تعاني من نفس التشريعات المعتلة
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.いまだにこれらの病理に苦しんでいます そこで 訴訟を制限するだけではなく
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.De genen worden gedwongen al dit myeline te produceren, al dat vetweefsel om het brein te myeliniseren.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Die Gene werden in die Myelinproduktion gezwungen, all das Fett um das Gehirn zu myelinisieren.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Genele sunt forţate să producă toată această mielină, toată grăsimea pentru mielinizarea creierului.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Geny jsou nucené vytvářet všechen ten myelin, všechen ten tuk k zamyelinování mozku.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Geny są zmuszone do produkcji mieliny, mnóstwa tłuszczu do mielinizacji mózgu.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.I geni sono costretti a produrre tutta quella mielina, tutto il grasso che serve per mielinare il cervello.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.유전자는 모든 미엘린을 생산하도록 강요받고 모든 지방이 뇌를 미엘린화하도록 합니다.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Les gènes sont forcés de produire toute cette myéline tout ces lipides pour protéger les cellules nerveuses.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Los genes son forzados a producir toda esta mielina, toda la grasa para mielina que cubre el cerebro.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Τα γονίδια πιέζονται να παράγουν όλη αυτή τη μυελίνη, όλα τα λιπαρά που χρειάζονται για τον εγκέφαλο.
Genler, bu myelini üretmek için uğraşırlar, bütün yağları myeline çevrilir.Гените са принудени да произвеждат всичкия този миелин, всички мазнини за миелинизация на мозък.