Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşı ile cümle

uğraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Men i fall att, så gör jag mitt bästa för att få till det rätt den här gången.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Nhưng chỉ để đề phòng, tôi đang cố gắng hết sức mình để làm mọi việc đúng lần này.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Pero por si acaso, hago mi mayor esfuerzo por hacerlo bien esta vez.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Tapi apabila saya berusaha paling keras untuk melakukan dengan benar kali ini.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Αλλά για καλό και για κακό, βάζω τα δυνατά μου να το κάνω σωστά αυτή τη μία φορά.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Але, про всяк випадок, - я з усіх сил намагаюся зрозуміти все вірно вже цього разу.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Но за всеки случай, давам всичко от себе си да го направя правилно този път.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Но на всякий случай знайте, я стараюсь изо всех сил в этот раз всё сделать правильно.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.לפעמים אני שוכחת באיזו מאה אני. זו אינה הפעם הראשונה שלי כאן. זו אינה הפעם האחרונה שלי כאן.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.ولكن مهما يكن .. سوف اقوم في كل ما بوسعي لكي أحسن العالم من حولي
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.精一杯努力している ありがとうございました
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.A minha mãe trabalhava duramente na quinta a cultivar alimentos para nos alimentarmos.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Ibu saya bekerja keras bertani dan menanam tanaman supaya kami bisa makan.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.어머니는 저희가 먹고살 수 있도록 힘들게 농사를 지으셨어요.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Ma mère travaillait dur dans la ferme à cultiver des récoltes pour nous nourrir.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Meine Mutter arbeitete hart auf dem Feld, um Getreide für unsere Ernährung anzubauen.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mẹ tôi làm việc cật lực trên đồng để trồng lương thực cho chúng tôi ăn.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mia madre lavorava duro nella fattoria per piantare i raccolti cosicchè avessimo da mangiare.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mijn moeder werkte hard op de boerderij om gewassen te verbouwen, zodat wij konden eten.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mi madre trabajaba mucho en la granja cultivando la cosecha para que pudiéramos comer.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Min mor jobbade hårt på farmen för att odla grödor så att vi hade mat.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moja mama ťažko pracovala na farme, aby sme z úrody vyžili.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moja matka ciężko pracowała na roli, by mieć nas czym nakarmić.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moje máma se dřela na farmě, abychom měli co jíst.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Η μητέρα μου δούλευε σκληρά στη φάρμα να μεγαλώσει σοδειές για να μας θρέψει.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Майка ми работеше много във фермата, садеше плодове и зеленчуци, за да имаме храна.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Мама важко працювала в полі, вирощувала крупи, щоб ми могли їсти.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Мама очень много трудилась на ферме, выращивая урожай, чтобы прокормить нас.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.אימי עבדה קשה במשק כדי לגדל אוכל עבורנו.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.والدتي عملت بجد في المزرعة لزراعة المحاصيل حتى أنه يمكننا أن نأكل.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.私達の食べる穀物を育てています 母は牛や羊を育て
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Asta este ceea ce căutăm -- atunci când ne facem meseria, încercăm de fapt să găsim adevărul.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Dat is wat we zoeken -- wanneer we ons ambacht beoefenen, proberen we echt die waarheid te vinden.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.É isso que procuramos.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Épp ezt keressük -- amikor a mesterségünkben dolgozunk, tényleg megpróbáljuk megtalálni az igazságot ott kint.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.우리가 추구하는 것이니까요 -- 우리의 작품에 작업을 하는 동안 우리는 궁극적으로 진실을 찾고 있기 때문입니다
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.To jest to czego poszukujemy - kiedy wykonujemy nasze rzemiosło, naprawdę staramy się tam znaleźć prawdę.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.To je to, čo hľadáme -- keď sa zaoberáme naším remeslom, v podstate sa snažíme nájsť v ňom pravdu.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Това търсим ние - когато практикуваме занаята си, наистина се опитваме да намерим истината там някъде.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Это то, что мы ищем — когда мы занимаемся своим ремеслом, мы и вправду пытаемся найти правду.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.זה מה שאנחנו מחפשים -- כשאנחנו עובדים ביצירה שלנו, אנחנו באמת מנסים למצוא את האמת שם.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.بل هذا هو ما نحن نبحث عنه -- عندما نكون نعمل على حرفتنا, نحاول جاهدين في أن نجد الحقيقة فيه.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.私たちは 作品を手がける際に 真実を探し当てようとしています 空虚や美しさではありません
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.Acum știm că logaritmii sunt foarte puternici când avem numere foarte mici sau foarte mari.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.그래서 여러분들이 아주 작거나 매우 큰 숫자를 다룰 때 로그는 아주 유용합니다.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.lorsqu'il s'agit de nombres très petits ou très grands.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.Nun wissen wir: Logarithmen sind mächtig, wenn es um sehr kleine oder sehr große Zahlen geht.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.Ora sappiamo quanto potenti siano i logaritmi quando si ha a che fare con numeri molto piccoli o molto grandi.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.Teraz wiesz, że logarytmy wiele znaczą w działaniach z bardzo małymi lub dużymi liczbami.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.Теперь мы знаем, что логарифмы очень эффективны при работе с очень большими или с очень маленькими числами.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.אז עכשיו אנחנו יודעים שלוגריתמים הם מאוד חזקים כשמטפלים במספרים מאוד קטנים או מאוד גדולים.
Artık biliyoruz ki, logaritmalar aşırı küçük ya da büyük sayılarla uğraşırken çok yararlı oluyor.حتى الآن نحن نعرف أن اللوغاريتم قوي جداً عند التعامل مع أرقام كبيرة أو صغيرة جداً.
Artık üçüncü bir boyutla uğraşıyoruz. -3次元に存在するとします。 あるベクトルがあります。
Artık üçüncü bir boyutla uğraşıyoruz. -Budu ho nazývat "P1" jako polohový vektor.
Artık üçüncü bir boyutla uğraşıyoruz. -Nazwę go po prostu punktem 1, bo są one wektorami położenia.
Aslında bakarsak çok daha mantıklı. Özellikle de video oyunu programlanması gibi işlerle uğraşıyorsanız.En het valt meer op zijn plek als je start met zaken als computerspel programmering.
Aslında bakarsak çok daha mantıklı. Özellikle de video oyunu programlanması gibi işlerle uğraşıyorsanız.Y actualmente tiene mucho mas sentido cuando empiezas ir dentro de cosas como la programación de vídeo juegos.
Aslında bakarsak çok daha mantıklı. Özellikle de video oyunu programlanması gibi işlerle uğraşıyorsanız.كما يتضح المعنى أكثر عن البدء التعامل مع مثل هذه المسائل مثل برمجة ألعاب الفيديو
Aslında, uğraşıyorum ve dünyadaki en uzun soluklu ve geri dönüşümlü süpermarketini yapmaya çalışıyorum.De fapt, încerc și voi face din asta cel mai alternativ supermarket din lume.
Aslında, uğraşıyorum ve dünyadaki en uzun soluklu ve geri dönüşümlü süpermarketini yapmaya çalışıyorum.De hecho estoy intentando y voy a hacer de este el supermercado más sostenible de todo el mundo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uğraşı ile cümle - Sayfa 13 - uğraşı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App