uçuyor ile cümle

uçuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kendine güveni geri geldikten sonra, harika maçlar çıkarıyor, Kalede adeta uçuyordu.Once he had that confidence he was just going for it, throwing himself out there like a rag doll.
Kontrolü aldım ve uçuyordum.And I took the controls, and I was flying.
Kısacası, çevresel geleceğimize kör olarak uçuyoruz.We are, in short, flying blind into our environmental future.
Şimdi bu kara delik gibi görünen yere uçuyoruz.So we're flying over here to what looks like a black hole.
O kocaman şapkasıyla ve sallanan zinciriyle, dans ediyordu, oradan oraya uçuyordu.The way he'd be dancing and flying around with the big, 10-gallon hat on and the chain flinging.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Just as fish swim and birds fly, people form tribes.
Ve bu iki adam mutluluktan havalara uçuyorlardı.And the amazing thing is these guys were flying.
Ve sarı-yeşil kıyafetli olan ise baş aşağı uçuyor.The one with the yellow-green suit, he's flying head-down.
Ve sen genelde böyle mi uçuyorsun?And is that how you usually fly?
"Senin tahmin ettiğinden iki kat hızlı uçuyoruz"We fly twice the speed you predicted."
Oğlum LA yarın uçuyor.My son is flying to LA tomorrow.
Ve küçük bir robot makina ile uçuyorum koridorlarda geziniyorum.And I'm flying a little robotic vehicle through the corridor of the ship.
Almanların zengin banka adamları Red Shield bayrağı altında uçuyorlar.Rich banker men from Germany flying under the banner of the Red Shield.
9:56 Uçuyormuţ una hora.9:56 Uçuyormuţ una hora.
Her sabah çiftliğe gelmek için 241 kilometre uçuyorlar.Every morning, they fly 150 miles into the farm.
Ve her akşam o 241 kilometreyi geri uçuyorlar.And every evening, they fly 150 miles back.
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?I said, "Miguel, do they fly 150 miles to the farm, and then do they fly 150 miles back at night?
Süpermen uçuyor olabilir.So, Superman can fly.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.So they started flying them at high altitudes at incredibly high speeds.
Kerala burada yukarıda uçuyor, ABD ile aynı sağlık düzeyini yakalamış ama ekonomide değil.Kerala is flying on top there, matching United States in health, but not in economy.
Bazen ben ağaç üstleri ve evler üzerinde uçuyorum hayal.Sometimes I dream I'm flying above tree tops and houses.
Ben ayakta uçuyorum.I'm flying standing up.
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."I fly above the wind, and yet I cannot arise; And naught I have, and all the world I seize upon."
Doritos cipse asılıp uçuyorum.MARCEL: I hang-glide on a Dorito.
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Reporters are flying in fighter jets.
Sırbistan parlamentosunda ayakkabılar havada uçuyorFootwear in flight at Serbia's parliament
Yüksek teknoloji ürünü bir zeplin, Atina'daki Parthenon tapınağının üzerinde uçuyor.A hi-tech zeppelin floats above the Parthenon in Athens.
Hırvat helikopter mürettebatı KFOR için uçuyorCroatian helicopter crews fly for KFOR
İş dünyası: Easy Jet artık Kosova'ya uçuyorBusiness: Easy Jet now flies to Kosovo
Karadağ Havayolları artık Makedonya'ya uçuyor.Montenegro Airlines now flies to Macedonia.
Leyla İbrahimpasiç, "Çok mutluyum. Almanca öğreniyorum, Viyana'ya uçuyorum."I think I'm very happy; I'm learning German, I'm flying to Vienna, it's really what I was thinking.
"Çocuklar Noel'de mutluluktan uçuyor."The children are very happy during Christmas time.
Priştine ve Üsküp'teki etnik Arnavut milletvekilleri sevinçten havalara uçuyorlardı.Pristina and ethnic-Albanian lawmakers in Skopje were ecstatic.
Romen havayolu şirketi Tarom artık Sırp başkentine uçuyor.Romanian air carrier Tarom now flies to Serbia's capital.
Nazi Bf 110'lar Ocak 1944'te Budapeşte semalarında uçuyor.German Bf 110s flying over Budapest, January 1944.
Amazon Air aşağıdaki noktalara tarifeli olarak uçuyor:Amazon Air flies scheduled flights to the following destinations:[14]
12 Nisan 2014'te Avustralyalı bir AP-3C Orion, İngiliz araştırma gemisi HMS üzerinde uçuyor.An Australian AP-3C Orion flies over the British survey ship HMS Echo on 12 April 2014.
Her iki pilot da 30 yılı aşkın süredir uçuyordu.Both pilots had been flying for over 30 years.
Şehrin üzerinde bir uçak uçuyor.Ein Flugzeug fliegt über der Stadt.
A, sen yarın uçuyorsun!Oh, du fliegst morgen!
Yarın Boston'a uçuyorum.Ich fliege morgen nach Boston.
Kuş evin üstünde uçuyor.Der Vogel fliegt über das Haus.
Ben uçuyordum.Wir fliegen.
Biz bulutların üstünde uçuyoruz.Nous volons au-dessus des nuages.
Uçak alçak seviyede uçuyordu.L'avion volait à basse altitude.
Ben uçuyordum.Elle s'envolait.
Tom ve Mary yarın Boston'a uçuyorlar.Tom y Mary volarán mañana a Boston.
Bu cumartesi sabah Amsterdam'a uçuyorum.Este sábado por la mañana volaré a Ámsterdam.
Yarın Boston'a uçuyorum.Mañana vuelo a Boston.
Ben uçuyordum.Salí volando.
Kuş uçuyor.Птица летит.
Sol elinde o PPŞ-41 tutuyor, sağ elinde kırmızı bayrak uçuyor.В левой руке он держит ППШ-41, в правой руке — древко, на котором развевается красный флаг, развёрнутый влево.
İlk iki denemesi başarılı oldu ve araç rayların üzerinde uçuyordu.Первые два были успешны, аппарат «летел» на рельсах.
Ben uçuyordum.ميدويست للطيران.
Ben uçuyordum.Em voo.
Oyuncular bu şekilde uçuyormuş gibi göründü.O cavalo parecia estar voando.
Yarın Boston'a uçuyorum.Eu voo a Boston amanhã.
Kuşlar grup halinde uçuyorlar.Os pássaros voam em bandos.
100 civarı halen uçuyor ya da uçabilme kapasitesine haizdir.Er zijn wereldwijd nog ongeveer 100 toestellen vliegklaar of potentieel in staat te vliegen.
Ben uçuyordum.Ik was te varen.

İlgili Sayfalar