uçurum ile cümle

uçurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Nous essayons de franchir le gouffre entre les maths scolaires et celles du monde réel.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Pokoušíme se překročit propast mezi školní matematikou a matematikou reálného světa.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Próbujemy przeskoczyć przepaść między matematyką szkolną a praktyczną.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Qui stiamo cercando di superare il baratro tra la matematica scolastica e la matematica del mondo reale.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Skúšame tu prekročiť priepasť medzi školskou matematikou a matematikou skutočného sveta.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.We proberen hier de kloof te overbruggen tussen school-wiskunde en echte-wereld-wiskunde.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Wir versuchen die Kluft hier zwischen Schulmathematik und der realer Mathematik zu überwinden.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Опитваме се да прекосим пропастта между училищната и истинската математика.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.Это наша попытка преодолеть пропасть между школьной математикой и реальной математикой.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.כאן אנחנו מנסים לחצות תהום הפרושה בין מתמטיקה של בית-ספר למתמטיקה של העולם האמיתי.
Biz burada okul matematiği ile gerçek dünyadaki matematik arasındaki büyük uçurumdan atlamaya uğraşıyoruz.隔たりをなくそうとしています 割れ目を歩いて渡るのは
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!Avrebbero potuto salvarci dal precipizio fiscale!
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!Chúng ta đã có thể được giải thoát khỏi vực thẳm ngân sách rồi
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!Dann hätten sie uns vor der Haushaltsklippe retten können!
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!أنها قد أنقذت لنا من الهاوية المالية!
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Alors j'ai pris mon élan et j'ai sauté de la falaise.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Also nahm ich Anlauf und sprang über den Rand eines Kliffs.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Așa că mi-am încercat norocul și am sărit de la înălțime.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Así que di un salto metafórico y me tiré sobre el borde de un precipicio.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.A tak jsem se rozběhl a skočil jsem z útesu.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Così ho preso la rincorsa e sono saltato oltre l'orlo del precipizio.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Dus nam ik een aanloop en ben ik van de rand van een afgrond gesprongen.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.절벽 끝으로 달려와서 뛰어내리는 듯했습니다.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Por isso ganhei balanço e saltei do precipício.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Thế là tôi nhảy việc và kiểu như nhảy ra khỏi bờ vực vậy.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Úgyhogy nekifutottam, és leugrottam a szikla pereméről.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Wziąłem więc duży rozbieg i skoczyłem w przepaść.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Έτσι, πήρα φόρα και πήδηξα στο γκρεμό.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Поэтому я хорошенько разбежался и прыгнул в пропасть.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Така че направих едно засилване и скочих от ръба на скалата.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.Я просто втік від цього та, можна сказати, стрибнув зі скелі.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.אז לקחתי זינוק של אמונה וקפצתי מעבר לקצה הצוק.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.كان الأمر بمثابة قفزة سريعة قفزة من على حافة الهاوية.
Böylece uzun bir mesafe koşarak bir uçurumdan atladım.断崖から飛び降りる思いでした 非常に居心地が悪く 気分の良いものではありませんでした
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.Ahora bien, una forma de examinar esto es echar un vistazo al abismo.
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.이를 알아보려면 캐즘을 살펴봐야 합니다
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.Można na to spojrzeć przez pryzmat owej przepaści.
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.Отже, спосіб розглянути - подивитися на велику прірву.
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.إحدى طرق معرفة ذلك تكون من خلال النظر للفجوة.
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.これは恐ろしい結果です あなたが売ることができるのは
Burada bir yükseklik olduğunu var sayalım. Bir yükseklik, veya uçurum. Ona benzer bir yapı.دعني اقل بان لدي حافه هنا . او جرف او بناء من نوعا ما
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varÎn aceste faleze sunt cuiburile a sute de mii de păsări de mare.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varTrên những vách đá này có tổ của hàng trăm nghìn loài chim biển.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varTýto útesy skýtají domov statísícům mořských ptáků.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varΣτα βράχια υπάρχουν φωλιές εκατοντάδων θαλασσοπουλιών.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varНа этих утёсах находятся гнёзда сотен тысяч морских птиц.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varבצוקים אלה נמצאים הקינים .של מאות אלפי עופות-ים
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varفي هذه المنحدرات أعشاش لمئات الآلاف من طيور البحر
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.Adeseori, arta şi ştiinţa se holbează una la alta peste o prăpastie de nedumerire reciprocă.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.Egy szakadék két oldalán állva a tudomány és a művészet legtöbbször értetlenül szemlélik egymást.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.In der Regel starren Kunst und Wissenschaft einander über eine Kluft von gegenseitigem Unverständnis an.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.그동안 예술과 과학은 서로에 대한 몰이해에 갇혀있었습니다.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.Meestal staren kunst en wetenschap over een kloof van wederzijds onbegrip naar elkaar.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.Nauka i sztuka spoglądają na siebie przeważnie przez przepaść wzajemnego niezrozumienia.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.Nejčastěji na sebe věda a umění zírají přes propast vzájemného nepochopení.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.По большому счёту, искусство и наука относятся друг к другу с непониманием.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.През повечето време изкуството и науката се взират едни в други през залив от взаимно неразбиране.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.רוב הזמן, אומנות ומדע בוהים זו מול זה מעבר לתהום של אי הבנה הדדית.
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.في أغلب الأوقات , يحدّق الفن والعلم لبعضهما البعض عبر خليج من المشتركات الغير مفهومة .
Çoğu zaman sanat ve bilim, aralarındaki uçurum üzerinden boş gözlerle birbirlerini süzerler.相互不理解の両側で互いを見交わしています 互いを見ると大きな混乱が生まれます

İlgili Sayfalar