uçurum ile cümle

uçurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
- Son videoda bir lirayı uçurumdan aşağı bırakmıştım. -V posledním videu, jsem spadl nebo upustil minci z vrcholu útesu.
Son videoda bir lirayı uçurumdan aşağı bırakmıştım. -בסירטון האחרון, הפלתי את עצמי, או מטבע, מראשו של צוק.
Son videoda bir lirayı uçurumdan aşağı bırakmıştım. -我把自己或者一个硬币从悬崖顶上扔下来
Uçurum 500 metre yüksekliğindeydi.500미터 높이였죠?
Uçurum 500 metre yüksekliğindeydi.Je 500 metrů vysoký.
Uçurum 500 metre yüksekliğindeydi.גובהו 500 מטר - זה צוק שגובהו 500 מטר.
Uçurum 500 metre yüksekliğindeydi.这是500米高 这是500米高的悬崖
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Am căzut în prăpastie dar ne-am revenit.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Caímos al precipicio, pero luego logramos salir.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Chúng ta đã lao dốc, nhưng chúng ta đang phục hồi.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Despenhámo-nos mas recuperámos.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Det gick nedför, men vi kom tillbaka.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Ekonomika se zhrtoutila, pak se ale vzpamatovala.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Ekonomi kita jatuh tapi dapat pulih kembali.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.우리는 벼랑 끝에서 떨어졌지만 회복했습니다.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.L'economia è crollata, ma ha recuperato.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Lezuhantunk a szakadékba, de tapra álltunk.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Nous avons plongé dans le gouffre mais nous nous sommes sortis.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Stoczyliśmy się w przepaść, ale i wyszliśmy z niej.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Vi tog et gevaldigt styrtdyk men vi kom tilbage.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.We zijn de afgrond in gegleden maar we hebben ons hersteld.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Wir sind in einen Abgrund gestürzt, aber wir haben uns erhohlt.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Πέσαμε σ' ένα γκρεμό αλλά αναρρώσαμε.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Ми впали у прірву, але відновилися.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Мы пошли под откос, но мы оправились."
Uçurumdan düştük ama iyileştik.Паднали сме в пропаст, но сме се възстановили.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.צנחנו לתהום אבל התאוששנו.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.سقطنا في الهاوية ولكننا عاودنا الصعود.
Uçurumdan düştük ama iyileştik.実は20世紀の後半というのは
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.( 39 : 31 ) Nó ở trong bàn_thạch , đậu trên chót_vót hòn đá , Tại trên đỉnh núi không ai leo lên được .
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.(39:31) Nó ở trong bàn thạch, đậu trên chót vót hòn đá, Tại trên đỉnh núi không ai leo lên được.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Abita le rocce e passa la notte sui denti di rupe o sui picchi
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.A trombitaszóra nyerítéssel felel; messzirõl megneszeli az ütközetet, a vezérek lármáját és a csatazajt.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Di puncak gunung batu ia membangun rumahnya; ujung batu-batu yang runcing menjadi bentengnya
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.El locuieşte în stînci, acolo îşi are locuinţa, pe vîrful zimţat al stîncilor şi pe vîrful munţilor.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.En las peñas habita y pernocta en la cumbre de la peña, en lugar inaccesible
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.et Stød i Hornet, straks siger den: Huj! Den vejrer Kamp i det fjerne, Kampskrig og Førernes Råb.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.För var basunstöt frustar han: Huj! Ännu i fjärran vädrar han striden, anförarnas rop och larmet av härskrin.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Hver gang luren lyder, sier den: Hui! Og langt borte værer den striden, høvedsmenns tordenrøst og hærskrik.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.In den Felsen wohnt er und bleibt auf den Zacken der Felsen und auf Berghöhen.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.그것이 낭떠러지에 집을 지으며 뾰족한 바위 끝이나 험준한데 거하며
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Mora nas penhas e ali tem a sua pousada, no cume das penhas, no lugar seguro.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Na opoce mieszka, i bawi się na ostrej skale, jako na zamku.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Na skále přebývá, přebývá na špičaté skále jako na hradě,
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Prebýva na skale a hniezdi na výčnelku skaly, a to jako na hrade.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.V skalah prebiva in gnezdi po pečinah in planinskih vrheh.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Κατοικει επι βραχου και διατριβει, επι αποτομου βραχου και επι αβατων τοπων
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Живее по канарите, и там се помещава, По върховете на скалите, и по непроходимите места.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.Он живет на скале и ночует на зубце утесов и на местах неприступных;
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.סלע ישכן ויתלנן על שן סלע ומצודה׃
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.يسكن الصخر ويبيت على سن الصخر والمعقل.
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.他 住 在 山 巖 、 以 山 峰 和 堅 固 之 所 為 家
Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.他 住在 山巖 、 以 山峰 和 堅固 之所為家
Ülkem bu kuralları 70'lerde, 80'lerde ve 90'larda ihlal etti ve neredeyse uçurumdan yuvarlandık.Mi país las rompió en las décadas de los años 70, 80 y 90, y casi caemos por el precipicio.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.A lét feneketlen sötétjébe nézve fényre leltek.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Au privit în abisul întunecat al existenței și au găsit lumina de la capătul tunelului.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.De har skabt en menneskelig kontakt set ind i den mørkeste eksistens af livet og fundet lys!
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Kikar in den mörka avgrunden av existens och hitta ljus.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Mengintip ke dalam jurang eksistensi yang gelap dan menemukan sebuah cahaya.
Varoluşun karanlık uçurumuna doğru dikkatle bakarak ve ışığı bularak.Olhando para o abismo escuro da existência e encontrando a luz.

İlgili Sayfalar