uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sayet "Mali ucurum" a toslarsak ne olur?ماذا سيحدث إذا ضربنا "الهاوية المالية"؟
Sayet "Mali ucurum" a toslarsak ne olur?ماذا سيحدث إذا ضربنا الهاوية المالية؟
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerCác nghị sĩ được bầu đã trượt ra ngoài vòng kiểm soát và lái xe tới bờ vực
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerI nostri eletti deputati hanno perso il controllo e sono andati a finire proprio sull'orlo del precipizio
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerUnsere gewählten Vertreter schleuderten außer Kontrolle und fuhren die Autos direkt über die Kante
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerΟι εκλεγμένοι αντιπρόσωποι μας χάσανε τον έλεγχο, και οδηγήσαν τα αυτοκίνητα τους πάνω από το κενό.
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerلدينا ممثلين منتخبين انزلقت خارج نطاق السيطرة، وقاد سياراتهم الحق على حافة
Seyirciyi sakinleştirmek; Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Hạ nhiệt khán giả xuống; trong khi đáng ra tôi phải khiến các bạn phát cuồng, còn tôi thì,
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.절벽을 넘고 넘어 그 절벽의 끝에서 공룡이 바톤을 이어받습니다.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Na szczycie klifu jest mnóstwo dinozaurów,
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Og vi kommer hen over en klippe, og over toppen på den klippe, havde dinosaurerne dybest set taget over.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.On survole une falaise, et au sommet de cette falaise, les dinosaures avaient pris le pouvoir, en gros.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Qui voliamo sopra una scogliera, e la cima di quella scogliera, era dominata dai dinosauri.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Trecem peste un versant după care practic dinozaurii puseseră stăpânire.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Tulemme jyrkänteen yli ja jyrkänteen päällä dinosaurukset ovat ottaneet vallan.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.We komen over een klif. Bovenaan die klif vonden we tal van dinosaurussen.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Wir fliegen über eine Klippe, deren oberen Rand die Dinosaurier übernommen hatten.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Вот мы подходим к обрыву, а весь край обрыва был практически целиком занят динозаврами.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.Минаваме над един зъбер, а динозаврите по същество са превзели върха на този зъбер.
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.והן נמצאות בצפון-מזרח ארגנטינה. ואנחנו עוברים מעל מצוק, והדינוזאורים
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.ونحن نمر الآن بمنحدر, في أعلاه كانت الديناصورات هي الأكثرية
Şimdi bir uçurumu geçiyoruz; dinozorlar, işte bu uçurumun üstüne ele geçirmişti.恐竜の天下となったのでした 崖の下で恐竜を見つけるのは至難の業ですが
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Al entender cómo los mosquitos vuelan, esperamos entender cómo hacer que no vuelen.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Ao entender como voam os mosquitos, esperamos entender como impedi-los de voar.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Azt reméljük, hogy a szúnyog röpülésének megértésével megérthetjük, hogyan tehetjük őket röpképtelenné.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Door te begrijpen hoe muggen vliegen proberen we te begrijpen hoe we kunnen zorgen dat ze niet vliegen.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.En comprenant comment volent les moustiques, nous espérons comprendre comment les rendre incapable de voler.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Hiểu được cách muỗi bay chúng tôi hy vọng sẽ hiểu được cách khiến chúng không bay được.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.모기들이 어떻게 나는 지를 이해함으로써 그들을 어떻게 하면 날지 못할지를 이해하고자 합니다.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Rozumiejąc to, w jaki sposób komary latają, możemy próbować sprawić, aby przestały.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Sperăm că dacă înţelegem cum zboară ţânţarii vom înţelege cum să îi facem să nu mai zboare.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Studiando come volano le zanzare speriamo di caprire come non farle volare.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Καταλαβαίνοντας πως πετούν τα κουνούπια, ελπίζουμε να καταλάβουμε πώς να τα κάνουμε να μην πετούν.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.За да разберем как лети комара се опитваме да разберем как да ги накараме да не летят.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.Понимая, как москиты летают, мы надеемся понять, как лишить их этой возможности.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.על ידי הבנה של איך היתושים עפים, אנחנו מקווים להבין איך לגרום להם לא לעוף.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.عن طريق فهم كيف يطير الناموس, نأمل أن نفهم كيف نوقفه عن الطيران.
Sivrisineğin nasıl uçtuğunu anlayarak, onları nasıl uçurmayacağımızı çözmeye çalışıyoruz.どうすれば飛ばなくできるかを知りたいのです 飛ばなくさせる1つの方法は
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Do varu by som vás snáď mala vybičovať ja.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Dovrei farvi andare in delirio.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Eu trebuia să vă împing la frenezie.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Ik zou jullie tot waanzin moeten opzwepen.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Je suis censée vous rendre hystériques.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.저는 채찍을 휘두르며 여러분을 광란으로 몰아야 할 사람인데.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Powinnam raczej rozgrzewać was do czerwoności.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Supuestamente debo azotarlos con frenesí.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.От мен се иска да ви докарам до лудост.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Предполагается, что я привожу вас в неистоввый восторг.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.אני אמורה להלהיב אתכם לכדי טירוף,
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.من المفترض أن أجعلكم في نوبة من الجنون.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.「もういいわ しーっ」だもの (笑)
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Au un chip de computer legat de spate, și pot fi făcuți să zboare prin laborator.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Egy chip-et erősítettek a hátukra, és annak segítségével irányítják a bogarak repülését.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Hanno un chip legato sulla schiena e possono far volare queste creature per il laboratorio.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Ils ont une puce informatique attachée sur le dos, et ils peuvent faire voler ces créatures dans le labo.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.이 딱정벌레들의 등에 컴퓨터 칩이 매어져 있습니다. 그리고 연구자들은 이것들을 실험실 근처에서 날립니다.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Mají počítačový čip upevněný na svých zádech a mohou být navedeni k létání po laboratoři.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Mereka membawa chip komputer di punggungnya dan makhluk ini dapat diterbangkan di sekeliling laboratorium.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Rồi họ gắn chip điện tử trên lưng chúng, và họ có thể lái chúng bay trong phòng.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.Te żuki mają okablowanie w skrzydłach i chipy na grzbietach co pozwala na kontrolę ich lotu.
İlgili Sayfalar