uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
-Havaya uçurmak mı?- Wysadzili go?
-Havaya uçurmak mı?- Взорвали его?
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Các bạn không cần phải biến đổi con người để cứu họ, điều đó thực sự rắc rối.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur. (Gülüşmeler)Nie chcielibyśmy kompletnie zamroczyć ludzi, by potem ich ocalić, to trochę pokręcone... (Śmiech)
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Je wilt mensen niet bewusteloos maken alleen om ze te redden, dat verwart maar.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.좀 혼동되지만, 환자를 살릴려고 환자를 미리 반쯤 죽이지 않아도 된다는 결론입니다.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Man will Menschen nicht ausknocken, nur um sie zu retten - das ist wirklich verwirrend.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Non vorrete certo eccedere nelle medicazioni al solo scopo di salvare i pazienti, sarebbe molto sconcertante.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.No querrían convertir en vegetales a sus pacientes sólo para salvarlos, es algo muy confuso.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Nu ai vrea sa droghezi oameni doar pentru a-i salva, este realmente confuz.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.On ne veut pas droguer les gens, juste pour les sauver. C'est vraiment troublant.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Никто не хочет накачивать людей для того, чтобы их спасти, это действительно сбивает с толку.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.Няма нужда пращаш хора на Луната, само за да ги спасиш, това е наистина объркващо.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.אינכם צריכים לסמם אנשים רק כדי להצילם, זה באמת מביך.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.إنك لا تريد أن تشغل أجسام الناس ميكانيكيا فقط حتى تنقذهم، إن هذا محير حقًا.
Hayatlarını kurtarmak için insanları aşırı dozla uçuramazsın, bu kafa karıştırıcı olur.ややこしい話ですから (笑)
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Anunciámos que íamos levar o Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Chúng tôi tuyên bố sẽ lái Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Dan kami mengumumkan bahwa kami akan menerbangkan Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.E annunciammo che avremmo fatto volare Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.És kihirdettük, hogy Stephen Hawkinggal fogunk repülni.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.그래서 우리는 우리가 스티븐 호킹 교수를 비행시킬 것이라고 발표를 했죠.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Och vi tillkännagav att vi skulle flyga med Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Ogłosiliśmy, że zabieramy Stephena Hawkinga.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.On a annoncé qu'on allait faire voler Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Oznámili jsme, že poletíme se Stephenem Hawkingem.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Şi am anunţat cǎ vom zbura cu Stephen Hawking.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Und wir kündigten an, dass wir Stephen Hawking fliegen würden.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.We kondigden aan dat we Stephen Hawking gingen vliegen.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Y anunciamos que haríamos que Stephen Hawking volara.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Και ανακοινώσαμε ότι θα πετάξουμε με τον Στήβεν Χώκινγκ.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.И мы объявили, что мы возьмем в полет Стивена Хокинга.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.И ние обявихме, че Стивън Хокинг ще лети с нас.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.Ми оголосили, що візьмемо в політ Стівена Хокінга.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.ואנו הכרזנו על כך שנטיס את סטיבן הוקינג.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.وأعلنا أننا سنأخذ "ستيفن هوكينج" للطيران.
Her neyse, dedik ki Stephen Hawking'i uçuracağız.ある政府職員と、航空部門担当者が言いました:
Herşeyi havaya uçurmaya hazır gibisiniz ceptelefonu, sigara...Se dispuso a dejar todo: celular, cigarrillo.
Hiçbir şey düzelmedi. Günümüzde oluşmuş bu büyük uçurumu ne değiştirebilir?Rewolucja nie pomogła ani trochę. co mogłoby zniwelować tą potworną przepaść obecną w dzisiejszym świecie?
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.A ktorýsi jeden z nich uderil sluhu najvyššieho kňaza a odťal mu pravé ucho.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Eén van hen zwaaide met zijn zwaard en sloeg de knecht van de hogepriester het rechteroor af.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Então um deles feriu o servo do sumo sacerdote, e cortou-lhe a orelha direita.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.És közülök valaki megvágá a fõpap szolgáját, és levágá annak jobb fülét.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Et l`un d`eux frappa le serviteur du souverain sacrificateur, et lui emporta l`oreille droite.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.E uno di loro colpì il servo del sommo sacerdote e gli staccò l'orecchio destro
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.In eden izmed njih udari hlapca velikega duhovnika in mu odseka desno uho.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.I udeřil jeden z nich služebníka nejvyššího kněze, a uťal ucho jeho pravé.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.I uderzył jeden z nich sługę najwyższego kapłana, i uciął mu ucho prawe.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Ja eräs heistä iski ylimmäisen papin palvelijaa ja sivalsi häneltä pois oikean korvan.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.그 중에 한 사람이 대제사장의 종을 쳐 그 오른편 귀를 떨어뜨린지라
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Lalu salah seorang dari mereka memarang hamba imam agung dengan pedang sehingga putus telinga kanannya
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Một người trong các sứ đồ đánh đầy tớ của thầy cả thượng phẩm và chém đứt tai bên hữu.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Một người trong các sứ đồ đánh đầy_tớ của thầy_cả thượng phẩm và chém đứt tai bên hữu .
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Och en av dem högg till översteprästens tjänare och högg så av honom högra örat.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Og en af dem slog Ypperstepræstens Tjener og afhuggede hans højre Øre.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Og en av dem slo til yppersteprestens tjener og hugg det høire øre av ham.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Şi unul din ei a lovit pe robul marelui preot, şi i -a tăiat urechea dreaptă.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Und einer aus ihnen schlug des Hohenpriesters Knecht und hieb ihm sein rechtes Ohr ab.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Y uno de ellos hirió a un siervo del sumo sacerdote y le cortó la oreja derecha
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Και εκτυπησεν εις εξ αυτων τον δουλον του αρχιερεως και απεκοψεν αυτου το ωτιον το δεξιον.
İlgili Sayfalar