uçuşa ile cümle

uçuşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Som en Spurv i Fart, som en Svale i Flugt så rammer ej Banden mod sagesløs Mand.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Som spurven i fart, som svalen i flukt, slik er det med en uforskyldt forbannelse -- den rammer ikke.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Wie ein Vogel dahinfährt und eine Schwalbe fliegt, also ein unverdienter Fluch trifft nicht.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Ως περιφερεται το στρουθιον, ως περιπετα η χελιδων, ουτως η αδικος καταρα δεν θελει επιφθασει.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Как воробей вспорхнет, как ласточка улетит, так незаслуженное проклятие не сбудется.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Както врабче в скитането си, както ластовица в летенето си, Така и проклетия не постига без причина.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.כצפור לנוד כדרור לעוף כן קללת חנם לא תבא׃
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.كالعصفور للفرار وكالسنونة للطيران كذلك لعنة بلا سبب لا تأتي.
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.麻 雀 往 來 、 燕 子 翻 飛 、 這 樣 、 無 故 的 咒 詛 、 也 必 不 臨 到
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.麻雀 往來 、 燕子 翻飛 、 這樣 、 無故 的 咒詛 、 也 必 不 臨到
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Als er zonlicht door het raam komt, zie je van die kleine vezels.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Cand lumina soarelui vine prin fereastra vezi aceste fibre mici.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Cuando la luz solar entra por la ventana uno ve estas fibras.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Keď cez okno zasvieti slnko, vo vzduchu je vidno malé vlákenká.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Khi mặt trời chiếu qua cửa sổ bạn sẽ thấy những sợi nhỏ này.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.집에 햇살이 들어올 때 자세히 보면 먼지가 보이잖아요.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Można je dostrzec, kiedy światło słoneczne świeci przez okno.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Quando a luz solar entra pela janela, veem-se estas pequenas fibras.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Si possono vedere quando la luce del sole attraversa la finestra.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Wenn das Sonnenlicht durch das Fesntser kommt, dann sehen die diese kleinen Fasern.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Когато слънчевата светлина влезе през прозореца, виждате онези малки нишки.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.Когда солнечный свет проникает в окно, становится видно такие маленькие волокна.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.כשאור השמש נכנס דרך החלון אפשר לראות את הסיבים הקטנים האלה.
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.عندما تدخل أشعة الشمس من النافذة ترى الألياف الصغيرة
Pencereden güneş ışığı girdiğinde görebilirsiniz bu uçuşan tüyleri.わたしは部屋を歩き回って
Şimdi, gelelim uçuşa.Ahora, el vuelo.
Şimdi, gelelim uçuşa.Ce implică el ?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?A teď, let -- co létání obnáší?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Att flyga -- vad krävs för att kunna flyga?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Hát igen, repülés -- mi is kell a repüléshez?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?자, 비행 -- 무엇이 비행할 수 있도록 할까요?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Lot - co jest do niego potrzebne?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Mais, le vol. Que faut-il pour voler ?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?O voo — o que é preciso para voar?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Soal terbang -- apa yang dibutuhkan untuk terbang?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Vậy còn điều gì đã khiến cho những chuyến bay cất cánh?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Volare -- cosa ci vuole per volare?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Was braucht man zum Fliegen?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Wat is er nodig om te vliegen?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?Теперь о полете — что нужно для того, что бы полететь?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?כעת, טיסה--מה נדרש כדי לעוף?
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?والآن، الطيران-- ماذا يتطلب الطيران؟
Şimdi, gelelim uçuşa. Uçmak için gereken ne?飛ぶためには飛行機と同じように
Sonunda biri çıktı. "Merhaba. ben Andrew, seni uçusa ben götüreceğim" diye deam etti."אתה מקבל אותה." "לא, לא, אתה לוקח אותה".
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.Aurinko ja kuu astuvat majaansa sinun kiitävien nuoltesi valossa, sinun keihääsi salaman hohteessa.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.주의 날으는 살의 빛과 주의 번쩍이는 창의 광채로 인하여 해와 달이 그 처소에 멈추었나이다
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.nap [és] hold megállnak helyökön czikázó nyilaid fényétõl [és] ragyogó kopjád villanásától.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.Slunce a měsíc v obydlí svém zastavil se, při světle střely tvé létaly, při blesku stkvoucí kopí tvé.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.Sol och måne stanna i sin boning för skenet av dina farande pilar, för glansen av ditt blixtrande spjut.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.Sol og måne treder inn i sin bolig for lyset av dine piler, som farer frem, for glansen av ditt lynende spyd.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.Sonne und Mond standen still. Deine Pfeile fuhren mit Glänzen dahin und dein Speere mit Leuchten des Blitzes.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.שמש ירח עמד זבלה לאור חציך יהלכו לנגה ברק חניתך׃
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.الشمس والقمر وقفا في بروجهما لنور سهامك الطائرة للمعان برق مجدك.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.因 你 的 箭 射 出 發 光 、 你 的 槍 閃 出 光 耀 、 日 月 都 在 本 宮 停 住
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.因 你 的 箭 射出 發光 、 你 的 槍閃 出 光耀 、 日月 都 在 本 宮 停住
Ve bir anda müzik havalandı, uçuşa geçti.A hudba najednou vzlétla. Dala se do pohybu.
Ve bir anda müzik havalandı, uçuşa geçti.A zrazu sa hudba vzniesla.
Ve bir anda müzik havalandı, uçuşa geçti.Den flög fram.
Ve bir anda müzik havalandı, uçuşa geçti.Deodată, muzica a luat avânt. S-a înălțat.
Ve bir anda müzik havalandı, uçuşa geçti.E all'improvviso la musica è decollata. Ha preso il volo.
İlgili Sayfalar