uçaktan ile cümle
uçaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.Και ο πατέρας μου λέει ότι κατέβηκε από το αεροπλάνο, πήγε στο γεύμα και υπήρχε ένα τεράστιο τραπέζι.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.И баща ми ми разказваше как слязъл от самолета и отишъл на обяда, и там видял едно изобилство.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.И мой отец говорит, что он сошел с самолета и пошел на этот обед и там был огромный размах.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.ואבא שלי מספר שהוא ירד מהמטוס והוא הלך לסעודה הזאת והיה שם מבחר ענקי.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.وكان والدي قد خرج من الطائرة الى هذا العشاء .. وكان هناك الكثير من الطعام
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.ものすごい量の料理が並んでいて パンがあり 小さなディルピクルスがあり
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Dan dia terobsesi dengan pertanyaan cara menjatuhkan bom dari sebuah pesawat.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Devine obsedat de problema lansării bombelor din avion.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Dostaje obsesji na punkcie zrzucania bomb z samolotu.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Er wird besessen von der Frage, wie man Bomben von einem Flugzeug abwirft.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.És megszállottá teszi a kérdés: hogyan dobjunk bombát egy repülőgépről?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Et il est obsédé par la question de comment lancer des bombes d'un avion.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Fica obcecado com a questão de saber como largar bombas de um avião.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Hij raakt geobsedeerd door de vraag hoe je bommen uit een vliegtuig dropt.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.그리고는 비행기에서 폭탄을 떨어뜨리는 방법에 대한 질문에 집착했었습니다
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.La questione di come lanciare una bomba da un aeroplano diventa la sua ossessione.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Och han blir besatt av frågan hur man släpper bomber från flygplan.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Stal se posedlým otázkou, jak shazovat bomby z letadel.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Và anh ta bị ám ảnh bởi câu hỏi là làm sao có thể thả bom từ máy bay.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Y se obsesiona con el tema de arrojar bombas desde un avión.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Και παθιάζεται με το ερώτημα του πως μπορεί να ρίχνει κανείς βόμβες από ένα αεροπλάνο.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И той е обладан от натрапчивия въпрос, как да пуска бомби от самолет?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И тут им овладевает вопрос о способах бомбометания с самолетов.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.І тоді він стає одержимий ідеєю скидання бомб із літаків.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.והוא נהפך לאובססיבי בקשר לשאלה של איך להפיל פצצות ממטוס.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.وقد بات مهوساً بالسؤال عن كيفية إلقاء القنابل من الطائرات
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.どう落とすかという問題に取り付かれるようになりました 考えてください
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.A když jsme opouštěli letiště, žila Amerika v míru.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Als wir damals vom Flugfeld abhoben, lebte Amerika im Frieden.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Amikor felszálltunk a reptérről, Amerikában békeidő volt.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Când am decolat de pe aerodrom, America nu era în război.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Et quand on a décollé de l'aérodrome, l'Amérique était en paix.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Keď sme vzlietli z letiska, Amerika bola v mieri.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Ketika kami berangkat dari lapangan udara, Amerika sedang damai.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Khi chúng tôi cất cánh khỏi trường bay, nước Mỹ vẫn còn hòa bình.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Kiedy startowaliśmy z lotniska, w Ameryce był pokój.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.우리가 비행장을 이륙했을 때, 미국은 평화로웠습니다.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.No dia 11 de setembro de 2001, quando levantámos voo, os EUA estavam em paz.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Og da vi lettede fra flybasen, var Amerika i fredstid.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Quando siamo decollati dal campo, l'America era in pace.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Toen we opstegen van het vliegveld, was Amerika een land in vrede.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Y cuando despegamos del campo de aviación, América estaba en paz.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Και όταν απογειωθήκαμε από το αεροδρόμιο, η Αμερική είχε ειρήνη.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.И когда мы взлетали с аэродрома, Америка была мирной.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.Когато излетяхме от летището, Америка беше в мир.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.וכאשר המראנו משדה התעופה, אמריקה חייתה בשלום.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.وعندما اقلعنا من المطار كان لم يشوب أمريكا شيئاً بعد
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.降下地域に着いた時には 全てが様変わりしていたのです
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Anstatt aus einem Flugzeug zu springen?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: A repülőgépről való ugrás helyett, igaz?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Čiže namiesto zoskoku z lietadla, je tak?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Deci în loc să sari din avion, nu?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Em vez de saltar de um avião?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: En lugar de saltar de un avión, ¿no?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: In plaats van uit een vliegtuig te springen?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Invece di saltare da un aereo, giusto?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: 비행기에서 뛰어내리는 대신에 말이죠?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG : Plutôt que de sauter d'un avion?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Sebagai ganti melompat dari pesawat, bukan?
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?BG: Takže namísto skákání z letadla, ano?