uçakta ile cümle
uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Je me rappelle avoir été dans un avion entre le Kenya et l'Afrique du Sud, et de ne plus savoir d'où j'étais.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.저는 케냐발 남아프리카행 비행기 안에 있었는데 제가 어디에 있는지 알 수 없었던 것으로 기억합니다.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Leciałam samolotem z Kenii do RPA i nie miałam pojęcia gdzie jestem.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Lembro-me de estar num avião do Quénia para a África do Sul, e de não ter ideia de onde estava.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Mi-amintesc că eram într-un avion mergând din Kenya spre Africa de Sud, şi nu ştiam deloc unde eram.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Recuerdo que me encontraba en un avion de Kenia a Sudafrica, y no tenia idea de donde me encontraba
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Ricordo che su un aereo, dal Kenya al Sudafrica, non avevo assolutamente idea di dove fossi.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Saya ingat ada di pesawat dari Kenya ke Afrika Selatan, dan saya tidak tahu di mana saya berada.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Tôi nhớ khi ở trên máy bay từ Kenya tới Nam Phi, và tôi không biết mình đang ở đâu.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Помня, че бях на самолет от Кения до Южна Африка и нямах идея къде се намирам.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Я помню себя в самолете, летевшим из Кении в Южную Африку, и я понятия не имела, где нахожусь.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.אני זוכרת שהייתי על מטוס מקניה לדרום אפריקה, ולא היה לי מושג איפה אני.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.أتذكر أنني كنت في طائرة ذاهبة من كينيا الى جنوب أفريقيا، ولم يكن لدي فكرة عن أين كنت.
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.現在地は知りませんでした どこへ向かうのか どこから来たのかもわからず
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Các bạn có nhớ đoạn mà họ ném chai Coke ra khỏi chiếc máy bay và nó rớt xuống đất và không vỡ?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Emlékeznek, amikor kidobták a kólás üveget a repülőből, és amikor leért a földre, nem tört össze?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Herinner je je dat ze het colaflesje uit het vliegtuig gooiden, het op de grond landde, maar niet brak?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?코카콜라 병을 비행기에서 창 밖으로 던졌는데도, 깨지지 않고 땅에 착 떨어진 장면 기억하시나요?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Pamiętacie jak wyrzucili z samolotu butelkę po Coli, spadła na ziemie i się nie rozbiła?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?¿Recuerdan cuando lanzaron la botella de Coca fuera del avión y cuando llegó al suelo no se rompió?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Va mai aduceti aminte cand au aruncat sticla de cola din avion, si a cazut pe pamant dar nu s-a spart?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Vi ricordate quando lanciano la bottiglietta di Coca Cola dall'aeroplano e questa atterra senza infrangersi?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Θυμάστε όταν έριξαν το μπουκάλι κόκα κόλα από το αεροπλάνο, και προσγειώθηκε και δεν έσπασε;
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Помните, когда они выбросили из самолёта бутылку из-под колы, она упала на землю и не разбилась?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?Спомняте ли си като хвърлиха бутилка Кока Кола от самолета и тя падна, без да се счупи?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?אתם זוכרים שהם זרקו בקבוק קולה מהמטוס, והוא נחת על הקרקע ולא נשבר?
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?أتذكرون حين قام أحدهم بإلقاء زجاجة المياه الغازية من الطائرة فسقطت على الأرض دون أن تنكسر؟
Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz?割れなかったシーンを覚えてます? コーラの瓶は硬いからです
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Acest avion, de exemplu, nu mai are geamuri.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Cet avion n'a donc plus de hublots par exemple.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Dieses Flugzeug hat z.B. keine Fenster.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Dit vliegtuig bijvoorbeeld, heeft geen ramen meer.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Este avión ya no tiene ventanas, por ejemplo.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Jadi, misalnya pesawat ini tidak memiliki jendela.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.그에 대한 답으로 이 비행기는 창문이 없습니다.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Máy bay không thể có thêm nhiều cửa sổ hơn được nữa, ví dụ như thế.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Například tento letoun nemá žádná okna.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Ora, este avião já não tem janelas, por exemplo.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Per esempio, questo aereo non ha più finestre.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Så detta flygplan har t.ex. inte längre några fönster.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Ten samolot nie ma okien.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Úgy például, hogy ennek a repülőnek nincsenek már ablakai.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Αυτό το αεροσκάφος, λόγου χάρη, δεν έχει πλέον παράθυρα.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Наприклад, цей літак не має вікон.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.Този самолет няма прозорци вече.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.У этого самолёта нет окон, например.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.למטוס הזה, לדוגמה, כבר אין חלונות.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.هذه الطائرة لم تعد تمتلك أية نوافذ على سبيل المثال.
Mesela bu uçakta hiç pencere yok.未来に必要なデータと コミュニケーションソフトウェアは
O da uçaktaydı.El también viajó.
O da uçaktaydı.Er ist mit mir geflogen.
O da uçaktaydı.Fece il viaggio con me.
O da uçaktaydı.Han fløj også med.
O da uçaktaydı.Hän lensi sinne myös.
O da uçaktaydı.Hij is ook meegevlogen.
O da uçaktaydı.Il a aussi pris l'avion.
O da uçaktaydı.Přiletěl tak jako já.
O da uçaktaydı. Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Dia juga terbang ke sana. kami mengatur pertemuan ini dengan Gottfrid untuk menyerahkan uangnya.
O da uçaktaydı.Πετούσε κι αυτός μαζί.
O da uçaktaydı.Он прилетел в а.
İlgili Sayfalar