uçakta ile cümle

uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Herkes "Ya, bu çok zor," derken siz bir uçaktaydınız.في الوقت الذي لم يجد البقية الأمر يستحق العناء .
Herkes "Ya, bu çok zor," derken siz bir uçaktaydınız.成功する起業家はそれをずっと続けてるんだ
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.이 모든 건 7년 전에 제가 TED 강연장에 가는 비행기를 탔을 때부터 시작되었습니다.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.7年前でした。 隣は
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Allt började en dag på flyget, på väg till TED, för sju år sedan.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Az egész a repülőn ülve kezdődött egy nap, mikor épp a TED-re tartottam, 7 évvel ezelőtt.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Celé to začalo jedného dňa cestou lietadlom na TED pred siedmimi rokmi.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Es begann auf einem Flugzeug unterwegs zu TED vor sieben Jahren.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Og det startede altsammen på et fly på vej til TED for syv år siden.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Todo comenzó un día en un avión, camino hacia TED siete años atrás.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Totul a început într-o zi, în avion, în timp ce mă indreptam spre TED, cu şapte ani în urmă.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Tout a commencé un jour dans un avion, alors que j'allais à TED, il y a sept ans.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Tudo começou um dia num avião, a caminho do TED, há sete anos.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Và tất cả bắt đầu vào một ngày, tôi đang ở trên một chuyến bay đến TED, 7 năm trước.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Vse se je začelo nekega dne na letalu proti TEDu sedem let nazaj.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Vše začalo jednou v letadle během mé cesty na TED, před sedmi lety.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Wszystko zaczęło się w drodze na TED, siedem lat temu. Wszystko zaczęło się w drodze na TED, siedem lat temu.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Όλα άρχισαν μια μέρα που ταξίδευα αεροπορικά για να παραστώ στο TED πριν από επτά χρόνια.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.Всё началось в самолете, когда я летел на конференцию TED, семь лет назад.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.И всичко започна един ден в самолета, на път за TED, преди седем години.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.והכל התחיל יום אחד במטוס בדרכי ל- TED, לפני שבע שנים.
Herşey bir gün uçakta TED'e doğru yola çıkmışken, yedi yıl önce başladı.وبدأت كلها فى يوم وانا على متن الطائرة، فى طريقى الى تيد قبل سبعة سنوات
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Două zile mai târziu, eram în avion, îndreptându-mă spre Capetown cu o echipă de specialişti în pinguini.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Dva dni kasneje, sem bila na letalu namenjenem v Capetown s skupino strokovnjakov za pingvine.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Dwa dni później byłam już w samolocie lecącym do Capetown razem z grupą ekspertów ds. pingwinów.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Jadi dua hari kemudian, saya menaiki pesawat menuju Capetown dengan sekelompok pakar penguin.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.O dva dni som teda bola v lietadle a spolu s tímom expertov na tučniaky som letela do Kapského Mesta.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Szóval két nappal később egy repülőn ültem Fokváros felé egy csapat pingvin specialistával.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Takže dva dny nato jsem seděla v letadle do Kapského města s týmem odborníků na tučňáky.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Twee dagen later zat ik op een vliegtuig op weg naar Kaapstad met een team van pinguïnspecialisten.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Така че два дни по-късно, бях в самолета, на път към Кейптаун с екип от специалисти по пингвините.
İki gün sonra penguen uzmanlarından oluşan bir takım ile birlikte Capetown'a giden bir uçaktaydım.Через два дні я вилетіла до Кейптауна разом із командою спеціалістів з пінгвінів.
İlginizi çeken kişilere ulaşın... ...havalimanında... ...ya da uçakta bizzat tanışın.Entre em contato com pessoas interessantes... ...encontre-se com elas no aeroporto... ...ou durante o voo.
İlginizi çeken kişilere ulaşın... ...havalimanında... ...ya da uçakta bizzat tanışın.Hubungi orang-orang yang menarik... ...temui dalam realitas di bandara... ...atau selama penerbangan.
İlginizi çeken kişilere ulaşın... ...havalimanında... ...ya da uçakta bizzat tanışın.흥미로운 사람들과 연락하고 ... ...공항에서 혹은... ...항공편에서 만납니다.
İlginizi çeken kişilere ulaşın... ...havalimanında... ...ya da uçakta bizzat tanışın.Kom i kontakt med intressanta personer... ...träffas på riktigt på flygplatsen... ...eller under flygningen.
İlginizi çeken kişilere ulaşın... ...havalimanında... ...ya da uçakta bizzat tanışın.Общайтесь с интересными людьми... ...встречайтесь в аэропорту... ...или во время полета.
İlginizi çeken kişilere ulaşın... ...havalimanında... ...ya da uçakta bizzat tanışın....空港で待ち合わせたり... ...機内で交流したり。 他の搭乗者と知り合いになれる ミート&シート...
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.În cazul primului avion, comanda a fost asigurată de creierul lui Orville şi al lui Wilbur.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.In het eerste menselijke vliegtuig was die bestuurder het brein van Orville en Wilbur in de cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.인간이 만든 첫 비행기의 제어 장치는 조종석에 앉아 있는 라이트 형제의 뇌였습니다.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.le cerveau d'Orville et Wilbur assis dans le cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.No primeiro avião, o controlador era basicamente os cérebros de Orville e Wilbur sentados no "cockpit".
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Orville és Wilbur agya volt, akik a pilótafülkében ültek.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Und im ersten Flugzeug war die Steuerung das Gehirn von Orville und Wilbur, die im Cockpit saßen.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.ובמטוסים הראשון, הבקר היה בעצם מוחם של אורוויל וויילבור שיושבים בתא הטייס.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.وفي أول طائرة صنعها الإنسان، كان جهاز التحكم هو دماغي أورفيل وويلبر الجالسين في غرفة القيادة.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.コクピットのライト兄弟の脳みそだった これをハエと比べるとどうだろう
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Julian a venit şi el cu mine.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Julian bay cùng tôi, có ông ấy bay cùng là tốt rồi.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Julian był wyedy ze mną.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Julian đi với tôi Anh ấy làm rất tốt.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.그때 Julian은 저와 함께 있었어요
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Julian velem volt, ő is elrepült.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Julian velem volt, õ is elrepült.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.Джулиан също беше с мен.
Julian benimleydi. O da uçaktaydı..ג'וליאן היה איתי .הוא טס יחד איתי
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.جوليان) كان معي أيضا)
Julian benimleydi. O da uçaktaydı.支払うために ゴッドフリードと接触した
Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.Emlékszem, amikor Kenyából Dél-Afrikába utaztam éppen repülővel, és fogalmam sem volt hirtelen, hol vagyok.
İlgili Sayfalar