uçaklar ile cümle
uçaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Så de började flyga på hög höjd med otroligt höga farter.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Sie flogen also in großen Höhen und unglaublich hohen Geschwindigkeiten.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Takže se s nimi létalo ve velkých výškách a v závratných rychlostech,
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Vì vậy họ bay ở những độ cao lớn với những tốc độ rất nhanh.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Zaczęto latać wysoko i szybko.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Οπότε ξεκίνησαν να πετάνε με τους κατευθυντές σε μεγάλα υψόμετρα και με απίστευτα μεγάλες ταχύτητες.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.В итоге их начали использовать на большой высоте и на очень высокой скорости.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Пілоти літали високо і на величезній швидкості.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.Самолетите летели високо и с невероятно висока скорост.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.אז הם התחילו להטיס אותם בגבהים גבוהים ובמהירויות גדולות.
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.وما حدث هو أن الطائرات باتت تحلق على ارتفاعات عالية وبسرعات كبيرة
Uçaklar yüksekte ve hızlı uçuyorlardı.そのような条件ではノルデン爆撃照準器は
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.그래서 우리는 자동차를 날게 만드는 대신 비행기를 운전할 수 있게 만들기로 했습니다.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.Por eso, en lugar de hacer un coche que vuele, decidimos hacer un avión que se pudiera conducir.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.Zamiast więc budować samochód, który lata, postanowiliśmy zbudować samolot, który jeździ.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.Отож, замість того, щоб створити літаючу машину, ми вирішили створити літак, яким можна їздити.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.Поэтому вместо попыток сделать машину, которая может летать, мы решили сделать самолёт, который можно водить.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.אז במקום לנסות ליצור מכונית שיכולה לעוף, החלטנו לנסות ליצור מטוס שאפשר לנהוג בו.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.وبالتالي بدل محاولة صناعة سيارة يمكنها الطيران، قررنا محاولة صناعة سيارة يمكنك سياقتها.
Uçan araba yapma denemeleri yerine, ... ...Sürülebilen uçaklar yapamaya karar verdik.道路を走れる飛行機を作ることにしたのです その結果生まれたのが「テラフュージア・トランジション」です
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Asta s-a întâmplat deja, cu avioane cu telecomandă machete de avioane mici, fără piloţi.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Ça a été déjà fait sur des modèles réduits télécommandés, sans pilote.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Đã có 1 mô hình điều khiển từ xa không người lái được chế tạo ra.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Dat bestaat al, bij radiografisch bestuurde kleine vliegtuigjes, zonder piloten.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Det har redan gjorts, på fjärr kontrollerade små flygplansmodeller, utan piloter.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Dokonano już tego w modelach bezzałogowych -- zdalnie sterowanych.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Eso ya se ha hecho por control remoto en modelos pequeños de aviones no tripulados.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.E' stato già fatto, su piccoli aeromodelli telecomandati, senza piloti.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Es wurde schon gemacht, mit ferngesteuerten kleinen Flugzeugmodellen, ohne Piloten.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Ez már elkészült, távirányítású apró repülőgép modellekkel, pilóta nélkül.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Isto também já foi feito, em aeromodelos com controlo remoto, sem pilotos.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.또한, 그것은 이미 조종사가 없이 원격으로 제어되도록 작은 비행기 모델로 제작되었는데
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.To se vyzkoušelo již dříve u dálkově ovládaných malých modelů letadel, tedy bez pilotů.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Už sa to podarilo, na malých modeloch lietadiel na diaľkové ovládanie, bez pilotov.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Вече е било правено при дистанционно управлявани малки самолетни модели, без пилоти.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.Это уже было сделано на радиоуправляемых маленьких беспилотных моделях.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.זה כבר נעשה, בטיסנים מונחי שלט, ללא טייסים.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.وقد قمنا بذلك ولكنها طائرة بدون طيار نموذج صغير يحلق بدون طيار
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.すでに実現されていました しかしそれは逸話止まりでした
Ve aslında o günlerde uyuşturucu da yoktu. Ama ben yarışmalık model uçaklar yaptım.그 당시 우리는 마약도 하지 않았습니다만, 모형 비행기에만은 푹 빠졌죠.
Ve aslında o günlerde uyuşturucu da yoktu. Ama ben yarışmalık model uçaklar yaptım.וגם לא היו לנו סמים באותה תקופה. אבל אני התחריתי בבניית דגמי מטוסים.
Ve aslında o günlerde uyuşturucu da yoktu. Ama ben yarışmalık model uçaklar yaptım.وبالطبع, لم تكن لدينا المخدرات في تلك الأيام. لكن قمت بالفعل بعمل نماذج طائرات منافسة.
Ve aslında o günlerde uyuşturucu da yoktu. Ama ben yarışmalık model uçaklar yaptım.ベトナム戦争中の約7年間
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.A odvolali se na Lorda Blackstona s tvrzením, že ta letadla neoprávněně vstupují na jejich pozemky.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.그래서 이들은 Blackstone 경에게 이 비행기들이 무단침입하고 있다고 호소했습니다.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Così si rifecero a Lord Blackstone, per sostenere che gli aeroplani violavano la proprietà.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Deswegen forderten sie Lord Blackstone auf zu entscheiden, dass diese Flugzeuge Hausfriedensbruch begingen.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.De vädjade därför till Lord Blackstone - att han skulle säga att flygplanen inkräktade.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.En dus argumenteerden ze bij Lord Blackstone dat deze vliegtuigen indringers waren.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Kérték tehát Lord Blackstone-t, hogy állapítsa meg a repülőgépek által megvalósított jogsérelmet.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Odwołali się więc do Lorda Blackstone'a, mówiąc, że samoloty naruszają ich własność.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Por isso eles recorreram a Lord Blackstone dizendo que estes aviões eram invasores.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Por lo que apelaron a Lord Blackstone para decir, que estos aviones estaban invadiendo su propiedad.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.Έτσι, απευθύνθηκαν στον Λόρδο Μπλάκστοουν και ισχυρίστηκαν ότι αυτά τα αεροπλάνα καταπατούσαν τη γη τους.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.И они, аппелируя к лорду Блэкстоуну, утверждали, что самолёты вторгались на их территорию.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.И така те се обърнали към Лорд Блекстоун и да отсъди, че самолетите са нарушители.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.הם עתרו ללורד בלקסטון בטענה שמטוסים אלה הם מסיגי-גבול.
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.وتقد تقدما بهذه الشكوى تبعاً لمفهوم اللورد " بلاكستون" التي تقول أن هذه الطائرات كانت تخترق قانون عدم التعدي
Ve böylece Lord Blackmore'a başvurarak bu uçakların izinsiz giriş yaptıklarının söylediler.飛行機が、不法侵入していると 遥か昔から、法律は地主の許可なしに
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.A ak ste ako ja, trávite v lietadle veľkú časť vášho času cestovaním niekam.
İlgili Sayfalar