uçakları ile cümle
uçakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30-mal und wir sind bei 6,5 Meilen, etwa die Flughöhe von Flugzeugen.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30 razy da nam 10 km, czyli mniej więcej wysokość, na której latają samoloty.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30 раз — толщина достигнет 6,5 миль, [10,46 км] что приблизительно равно высоте, на которой летает самолёт.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.30 פעמים, עוביו נוסק לכמעט 10.5 קילומטרים, שזה בערך הגובה הממוצע של נתיבי טיסה של מטוסים.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Com 30 vezes, a espessura atinge 10 quilómetros, que é mais ou menos a altura a que voam os aviões.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Con 40 veces, el grosor son unos 11.000 kilómetros, o la órbita media de un satélite GPS.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Sau 30 lần, độ dày đạt đến 6.5 dặm (10.5 km), tức là gần bằng độ cao trung bình của các máy bay khi đang bay.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.Четиридесет пъти, дебелината е близо 7000 мили (11 км.), или средната орбита на GPS сателит.
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.وبعدد 30 مرة ستصل السماكة الى 6.5 ميل أي تقريباً الارتفاع المتوسط التي تحلق عليه الطائرات
30. seferde, kalınlık 6,5 mile (10.5 km) ulaşır, ki bu da uçakların uçtuğu ortalama yüksekliktir.飛行機の平均高度と 同じくらいになります 40回で厚さは ほぼ 11,000 km
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.우리는 파리 없는 구역 48 이야기를 시작합니다. 그 이유는 카다피가 48시간 동안 토지를 가지지 못하기 때문입니다.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Během 48 hodin jsme vytvořili bezletovou zónu, protože Kaddáfí neměl žádná letadla během 48 hodin.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Creiamo una zona di interdizione di volo in 48 ore perché Gheddafi non poteva avere aerei entro 48 ore.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Egy repülés-tilalmi zónát állítottunk fel 48 óra alatt, mert Gaddafinak nem voltak repülőgépei 48 óra alatt.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.En 48 horas establecimos una zona de exclusión aérea porque Gaddafi no tenía aviones en 48 horas.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Estabelecemos uma zona de exclusão aérea em 48 horas porque Khadafi não tinha aviões em 48 horas.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Kita membuat zona larangan terbang dalam 48 jam karena Gaddafi tidak akan memiliki pesawat dalam 48 jam.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Vi upprättade en flygförbudzon inom 48 timmar eftersom Gaddafi inte hade några plan inom 48 timmar.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.V priebehu 48 hodín sme vytvorili bezletovú zónu, pretože Kaddáfi nemal počas 48 hodín žiadne lietadlá.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.We creëeren een no-flyzone binnen 48 uur want Gaddafi had geen vliegtuigen binnen 48 uur.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Wprowadzić strefę zakazu lotów, bo Kaddafi nie miał samolotów, w ciągu 48 godzin.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Εφαρμόσαμε τη ζώνη απαγόρευσης πτήσεων μέσα σε 48 ώρες γιατί ο Καντάφι δεν είχε αεροπλάνα μέσα σε 48 ώρες.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.За 48 часа установихме зона забранена за летене, защото Кадафи не разполагаше със самолети през тези 48 часа.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.Мы установили запретную зону для полетов, так как у Каддафи не было планов в течении 48 часов.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.בתוך 48 שעות סגרנו אזור ללא-טיס, כי לקדאפי כבר לא היו מטוסים אחרי 48 שעות.
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.فقد اقمنا منطقة حظر تجول فوق تلك المدينة خلال 48 ساعة لان القذافي لا يملك سلاح طيران استغرق ذلك فحسب 48 ساعة
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.或是孤立对方。 我们总是忍不住深深的陷进去。
48 saat içinde uçuşa yasak bir bölge kurduk çünkü Kaddafi'nin 48 saat içinde ulaşabileceği uçakları yoktu.飛行禁止区域を 設定しました。 そして、政治改革に関わって
Ağır avcı uçakları bire bir saldırılarda başarılıdır.Les chasseurs lourds sont idéaux pour le combat rapproché.
Ağır avcı uçakları bire bir saldırılarda başarılıdır.Těžké stíhače jsou nejlepší pro čelní útoky.
Ağır avcı uçakları bire bir saldırılarda başarılıdır.Zerstörer sind bei Frontalangriffen effektiv.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Der var kampe mellem tyske bombefly og britiske jagerfly.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Di sana terjadi pertempuran antara pembom Jerman dan pesawat tempur Inggris.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Er waren gevechten tussen Duitse bommenwerpers en Britse jagers.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Német bombázók és brit vadászgépek harcoltak egymás ellen.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Tyska bombplan stred mot brittiska jaktplan.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Се бори между германските бомбардировачи и британски изтребители.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.Състояла се битка между немски бомбардировачи и английски изтребители.
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.היו קרבות בין מפציצים גרמניים .לבין מטוסי קרב בריטיים - גרוטלי, נורבגיה, 27 אפריל 1940 - - אל תוך הלבן -
Alman ve Amerikan uçakları ise dikey çarpışmada daha iyi bir performans sergiler.Deutsche und amerikanische Flugzeuge brillieren im vertikalen Kampf.
Alman ve Amerikan uçakları ise dikey çarpışmada daha iyi bir performans sergiler.Los aviones alemanes y estadounidenses rinden mejor en combate vertical.
Alman ve Amerikan uçakları ise dikey çarpışmada daha iyi bir performans sergiler.Německá a americká letadla jsou zase lepší pro vertikální boj.
Alman ve Amerikan uçakları ise dikey çarpışmada daha iyi bir performans sergiler.Samoloty niemieckie i amerykańskie lepiej sprawdzają się w walce w pionie.
Amerikan Hava Kuvvetleri için test uçuş uçakları yaptım.테스트 파일럿을 했었습니다.
Amerikan Hava Kuvvetleri için test uçuş uçakları yaptım.В'єтнамі, тестуючи літаки для Повітряних сил.
Amerikan Hava Kuvvetleri için test uçuş uçakları yaptım.ביצעתי טיסות ניסוי עבור חיל האויר.
Amerikan Hava Kuvvetleri için test uçuş uçakları yaptım.باختبارات على الطائرات لصالح سلاح الجو.
Amerikan Hava Kuvvetleri için test uçuş uçakları yaptım.空軍に入隊後は、
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıA B-tengely egyenesbe hozott Y/Z és X / Y gépek
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB-akseli on linjattu Y/Z-ja X / Y konetta
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB-aksen er blevet justeret til både Y/Z og X / Y planes
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB-axa a fost aliniat la ambele Y/Z şi X / Y avioane
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB-osa byla sladěna v Y/Z a X / Y letadla
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB-trục đã được liên kết với Y/Z và X / Y máy bay
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB 축 Y/Z와 X 정렬 된 Y 비행기 /
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıB-ос е било подравнено към Y/Z и X / Y равнини
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıDie B-Achse hat ausgerichtet wurde, auf die Y/Z und X / Y-Flugzeuge
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıEl eje B ha sido alineado al tanto Y/Z y X / Y planos
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıL'asse B è stata allineata alla Y/Z e X / Y planes
B-ekseni hem de Y/Z ve X için uyumlu / Y uçaklarıL'axe B a été alignée à le X et Y/Z / Y planes