uçağın ile cümle

uçağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şanslıyım ki, arkadaşım uçağını ödünç verdi.Tengo la fortuna de tener el avión prestado de mi amigo.
Şanslıyım ki, arkadaşım uçağını ödünç verdi. Üçümüze yetecek kadar yer var. Ben de usta bir pilotum.Szerencsére a barátom kölcsönadja a repülőgépét, ami hármunknak épp elég nagy, és remek pilóta vagyok.
Şanslıyım ki, arkadaşım uçağını ödünç verdi. Üçümüze yetecek kadar yer var. Ben de usta bir pilotum.حظي جيد لأن الطائرة كبيرة بما يكفي لثلاثتنا و أنا طيار جيد
Şanslıyım ki, arkadaşım uçağını ödünç verdi. Üçümüze yetecek kadar yer var.Ik heb het geluk dat ik het vliegtuig van een vriend mag lenen... het is precies groot genoeg voor ons drieën.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Dalam pesawat tempur, ada kursi pelontar.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Dans un avion de combat, vous avez un siège éjectable.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Egy vadászgépben van katapult ülés.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.En uno de combate hay silla de expulsión.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.I ett stridsflygplan har du en katapultstol.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In een straaljager heb je een schietstoel.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In einem Kampfflugzeug hat man einen Schleudersitz.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Într-un avion de vânătoare, ai un scaun de ejectare.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In un caccia, hai il sedile di espulsione.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.전투기라면 사출 좌석이 있죠.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Trên một chiến đấu cơ, anh có một chiếc ghế tự bung.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Ve stíhačce máte vystřelovací sedačku.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.V stíhačke je katapult.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.W myśliwcach jest wyrzucany fotel.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Στο μαχητικό αεροσκάφος, υπάρχει εκτινασσόμενο κάθισμα.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.В боевом самолете у тебя есть катапультирующееся кресло.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.В боен самолет винаги имате седалка-катапулт.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.במטוס קרב, יש לך כיסא מפלט.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.في الطائرات المقاتلة، يوجد مقعد لفظ.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.これが私の射出座席です
Sen bunu okurken... ...ben muhtemelen Mısır uçağında olacağım.Anya, mire ezt a leveled olvasod, egy Egyiptomba tartó gépen fogok ülni.
Sen bunu okurken... ...ben muhtemelen Mısır uçağında olacağım.Maman, quand tu liras cette lettre, je serai dans un avion en direction de l'Égypte.
Sen bunu okurken... ...ben muhtemelen Mısır uçağında olacağım.Από την στιγμή που διαβάζεις αυτό, πιθανότατα είμαι στο αεροπλάνο για την Αίγυπτο.
Sen bunu okurken... ...ben muhtemelen Mısır uçağında olacağım.امي عندما ستقرئين هذه الرسالة سأكون حتما في الطائرة المتوجهة الى مصر
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Daarna klom hij in z'n vliegtuig, misschien wel voor de laatste keer.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.E poi monta sul suo aereo, forse per l'ultima volta.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Et puis il montait dans son avion, peut-être pour la dernière fois.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.그런 다음에야 비행기에 오릅니다. - 어쩌면 마지막으로.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Potem wsiadał do samolotu, możliwe że ostatni raz.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Și apoi urcându-se în avion poate pentru ultima oară.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Und dann bestieg er den Flieger, vielleicht für das letzte Mal.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Và rồi trèo lên máy bay, có thể là lần cuối cùng.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Y, finalmente, montar en su aeroplano, posiblemente por última vez.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Και μετά ανέβαινε στο αεροπλάνο του, ίσως για την τελευταία φορά.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.А после се качваше на самолета си, може би за последен път.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.ואז טפס על המטוס שלו, אולי בפעם האחרונה.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.ومن ثم يصعد الى طائرته ربما للمرة الاخيرة
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.機体に乗り込むのです 私は常々考えていました
Şuraya küçük bir grafik çizeyim. Bu uçağın hız-zaman grafiği şöyle bir şeye benzeyecek.Variația viteză = f(timp) arată astfel
Şuraya küçük bir grafik çizeyim. Bu uçağın hız-zaman grafiği şöyle bir şeye benzeyecek.גרף מהירות המטוס כנגד הזמן, שיראה בערך כך
Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.시속 28,968 km에 달하면서 마찰열이 발생합니다.
Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.30 000 km/h-val halad.
Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.חום שנוצר מחיכוך. זה מתקדם ב 29000 קמ"ש.
Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.حرارة إحتكاك تبلغ.. 18 ألف ميل في الساعة
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Die Parameter einmotoriger Eindecker sind landesabhängig.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Les paramètres des monoplans monomoteurs varient d'un pays à l'autre.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Los parámetros de los monoplanos de un motor dependen de la nación.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Parametry jednomotorových jednoplošníků závisí na národě.
Tek motorlu tek kanatlı uçakların parametreleri ise uçağın ulusuna göre farklılık gösterir.Parametry samolotów jednosilnikowych zależą od kraju produkcji samolotu.
"Tırmanma Hızı" göstergesi, uçağın hız kaybetmeden irtifa kazanma hızını göstermektedir.El ratio de ascenso de vuestro avión indica su capacidad para ganar altitud sin perder velocidad.
"Tırmanma Hızı" göstergesi, uçağın hız kaybetmeden irtifa kazanma hızını göstermektedir.Parametr "prędkość wznoszenia" określa, jak szybko samolot może zwiększać pułap lotu bez straty prędkości
"Tırmanma Hızı" göstergesi, uçağın hız kaybetmeden irtifa kazanma hızını göstermektedir.Parametr "stoupavost" ukazuje, jak rychle vaše letadlo dokáže nabírat výšku bez ztráty rychlosti.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.Als das Flugzeug landete, heulte ich mir die Augen aus. Ein ziemlich emotionaler Moment.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı. Böylece kendimi Troy'a tanıştırmam gerektiğini düşündüm.I spotkało mnie ogromne zaskoczenie kiedy wylądował samolot, wiedziałem ze za chwile spotkam się z Troyem.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.Estaba llorando a moco tendido para cuando aterrizó el avión, un momento bastante emotivo.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.Eu estava a soluçar quando o avião pousou, um momento emocionante.

İlgili Sayfalar