uçağın ile cümle

uçağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.Das funktioniert aber nur, wenn euer Flugzeug einen schnelleren Sturzflug hat als der Gegner.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.Sin embargo, esto solo es posible si vuestro avión puede picar más rápido que el del rival.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.To ale platí pouze tehdy, jestliže vaše letadlo dokáže letět střemhlav rychleji než protivníkovo.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.Toutefois, cela ne fonctionne que si votre appareil peut partir en piqué plus vite que l'ennemi.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Damit verringert ihr die Flugzeuggeschwindigkeit, um die Nase schneller herumzudrehen.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Ils permettent de ralentir et de changer de cap plus rapidement.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Pomagają on zmniejszać prędkość samolotu oraz umożliwiają szybsze obracanie nosa samolotu.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Se utilizan para reducir la velocidad y para reorientar antes el morro del avión.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.Slouží ke snížení rychlosti letadla a přitažení nosu do obratu.
Fransa üzerinde 1920'lerdeki sıcacık yaz günlerini hatırlayarak, uçağın kanadı üzerinde yemek.1920년대의 프랑스 어딘가의 아늑한 여름 날을 연상시키는 비행기 날개의 식당입니다. 잘 안보이시겠지만
Fransa üzerinde 1920'lerdeki sıcacık yaz günlerini hatırlayarak, uçağın kanadı üzerinde yemek.שמשחזרת את ימי הקיץ הפרועים אי-שם מעל צרפת בשנות ה-20, אוכלים על גבי כנף מטוס. לא רואים זאת טוב כאן,
Fransa üzerinde 1920'lerdeki sıcacık yaz günlerini hatırlayarak, uçağın kanadı üzerinde yemek.飛行機の翼上で食事をした思い出- ここでは良く見えませんが ヘミングウェイが新作の小説を フィッツジェラルドと
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Como podem imaginar, este avião não se parece com o avião que usamos para ir de férias.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Deci, după cum vă puteţi imagina, interiorul avionului nu arată ca un avion pe care l-ai lua în vacanţă.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.예, 여러분께서 상상하시는 것처럼 이 비행기의 내부는 휴가 때 타는 비행기와는 다릅니다.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Som ni kan föreställa er, ser insidan av detta plan inte ut som något ni skulle ta på semestern.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Tak więc, możecie sobie wyobrazić, że wnętrze tego samolotu nie wygląda jak wnętrze samolotu pasażerskiego.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Vì vậy, bạn có thể hình dung, bên trong đó hoàn toàn không giống với bất kỳ chiếc máy bay du lịch nào khác.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Так что можете себе представить, изнутри этот самолет не как самолет, на котором съехали бы в курорт.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.Так що можете собі уявити, всередині цей літак не схожий на літак, на якому люди полетіли б у відпустку.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.אז כפי שניתן לדמיין, פנים המטוס הזה לא נראה כמו מטוס עליו טסים לחופשה.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.فكما تتخيلون٬ فإن داخل الطائرة لا يشبه أي طائرة أخرى تركبونها للإجازة.
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.正如你所想像的 這架飛機的內部和你們度假是乘坐的那些完全不一樣
Hayal edebileceğiniz gibi, bu uçağın içerisi tatile gitmek için kullandığınız uçaklara benzemiyor.皆さんが休暇の時に乗る飛行機とは全然違っています。 これはイソプレンの分布を計測するための空飛ぶ実験室なんです。
İçine uçağın düşmesi durumunda düşmanın eline geçmemesi için kendi imha edecek bir alet yerleştirilir.그리고 그 안에는 발화 장치가 설치되어 있어서 만에 하나 비행기가 격추되면 조준경이 파괴되면서 적군들에게 절대 발각이 되는 일이 없게 만들었습니다
İçine uçağın düşmesi durumunda düşmanın eline geçmemesi için kendi imha edecek bir alet yerleştirilir.ויש בה מתקן הצתה קטן, כך שאם המטוס אי פעם יתרסק, היא תושמד, ולא תהיה לאויב שום דרך לשים את ידו עליה.
İçine uçağın düşmesi durumunda düşmanın eline geçmemesi için kendi imha edecek bir alet yerleştirilir.飛行機が墜落したときは破壊して 敵の手に渡らないようにしていました ノルデン爆撃照準器は
İki uçağın da vurmasını görmedim.En nähnyt kummankaan koneen törmäystä.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Ich habe keines der beiden Flugzeuge einschlagen sehen.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Je n'ai vu percuter aucun des avions.
İki uçağın da vurmasını görmedim.저는 어느 비행기도 충돌하는 순간을 보지 못했습니다.
İki uçağın da vurmasını görmedim.N-am văzut niciunul din avioane când a intrat în turnuri.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Nem láttam egyik gép ütközését sem.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Nie widziałem uderzeń samolotów.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Non ho visto nessuno dei due aerei colpire le torri.
İki uçağın da vurmasını görmedim.No vi a ninguno de los aviones estrellarse.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Не видях нито един от самолетите да се удря.
İki uçağın da vurmasını görmedim.Я не видел как самолёты врезались в башни Всемирного Торгового Центра.
İki uçağın da vurmasını görmedim.לא ראיתי אף אחד מהמטוסים שפגעו,
İki uçağın da vurmasını görmedim.لم أرى أي من الطائرات تصطدم.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Chắc là chúng nó tới nơi rồi.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Da... au făcut-o.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Igen... tettek.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Joo... he tekivät.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Jo... oni dělali.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Jo... oni robili.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Sim... eles fizeram.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Tak... oni.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Yeah... de gjorde.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Yeah... sie taten.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Ναι... έκαναν.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Да... вони і зробили.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.Да... те го направиха.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.כן... הם עשו.
İşbirliğiniz için teşekkürler. Kendini uçağın sahibi sanıyor.نعم.. وصلوا
Kendini uçağın sahibi sanıyor.Anh ta tưởng đây là máy bay riêng của mình chắc.
Kendini uçağın sahibi sanıyor.Dělá, jako by mu to letadlo patřilo.
Kendini uçağın sahibi sanıyor.Él debe pensar que es propietaria del avión.
Kendini uçağın sahibi sanıyor.Ella debe pensar que es dueña del avión.
Kendini uçağın sahibi sanıyor.Han måste tro att han äger planet.

İlgili Sayfalar