Ana içeriğe geç
Sözlük

uç ile cümle

uç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
13 yıldır yolcu uçağı uçuruyorum.I've been flying commercial jets for 13 years.
Bağlantılı bir uçuşum var.I've got a connecting flight.
Yetişecek bir uçağım var.I've got a plane to catch.
Daha önce uçakla hiç uçmadım.I've never flown before.
Ben sadece Boston'dan geri uçtum.I just flew back from Boston.
Sevinçten havalara uçuyorum.I am in cloud number nine.
Uçak hazır.The airplane is ready.
O bir uçtan diğerine düştü.He fell from one extreme to the other.
Uçaklar hakkında düşünüyordum.I was thinking about the planes.
Bir gün ülke dışına uçmak isteyeceğim.One day I'll want to fly outside the country.
Urumqi'den gelen uçak var.There's the plane from Urumqi.
Tom uçakla sık sık seyahat eden biridir.Tom is a frequent flyer.
Güvercin yeryüzüne hızla uçtu. O bir hindiden çok daha büyüktü.The pigeon flew swiftly down to the earth. He was much larger than a turkey.
O, yarın uçakla ayrılacak.He'll leave by plane tomorrow.
Onun kağıt uçağı narindi.His paper plane was fragile.
Ben uçakla Hong Kong'a gitmedim.I didn't go to Hong Kong by plane.
Kore'ye uçakla gittik.We went to Korea by plane.
Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.The aeroplane must carry some spare fuel.
Tom uçağın uzakta kayboluşunu izledi.Tom watched the plane disappear into the distance.
Uçak kazasında tüm yolcular öldü.All the passengers were killed in the airplane crash.
Serseri mermiler savaş sırasında her yere uçtular.Stray bullets flew everywhere during the war.
Kuşlar farklı yönlere uçtu.The birds flew off in different directions.
Manila uçuşları ne zaman devam edecek?When will flights to Manila resume?
Ben korkunç göründüğümü biliyorum. O çok uzun bir uçuştu.I know I look terrible. It was an awfully long flight.
O uçak çok alçaktan uçuyor.That plane is flying too low.
Kelebek uçtu.The butterfly flew.
Biz bazen çiftliğimizin üzerinde uçan uçaklar görüyoruz.We sometimes see airplanes flying over our farm.
Onlar sekiz gündür uçağı arıyorlar, başarısız.They've been looking for the plane for eight days, without success.
Rüzgar bizim çatının parçasını uçurduğunda endişelenmeye başladık.When the wind blew part of our roof off, we started worrying.
Uçak ortadan kaybolmuş görünüyor.The plane appears to have vanished into thin air.
Uçuş MH370'e ne olduğunu asla bilemeyebiliriz.We may never know what happened to flight MH370.
Pilot uçağı güvenle indirdi.The pilot landed the plane safely.
Onlar o uçağa ne olduğunu buldular mı?Have they found out what happened to that airplane?
Aya uçmak istiyorum.I want to fly to the moon.
İlk uçak yolculuğunu hâlâ hatırlıyor musun?Do you still remember your first plane trip?
Olamaz! O uçağı kaçırmış olamaz.No way! She can't have missed the flight.
Boston'da uçakları değiştirmek zorundasın.You have to change planes in Boston.
Tom bu akşam Boston'a geri dönmek için uçağa yetişmeyi planlıyor.Tom plans to catch a flight back to Boston this evening.
Tom Boston'a uçtu.Tom flew to Boston.
Tom bu sabah Boston'dan uçtu.Tom flew in from Boston this morning.
Ben erken kalkmalıyım ve Boston için bir uçağa yetişmeliyim.I've got to get up early and catch a plane to Boston.
Bu akşam için ayrılmış Boston'a bir geri uçuşum var.I've got a flight back to Boston booked for this evening.
Yarın gece Boston'a geri uçuyorum.I'm flying back to Boston tomorrow night.
Boston'a uçak bileti için ödeme yapmak zorunda değildim.I didn't have to pay for the plane ticket to Boston.
Tom Mary'yi uçurumdan itti.Tom pushed Mary off the cliff.
Uçak saat kaçta hareket edecek?What time will the plane depart?
Tanrı uçmamızı isteseydi, bize kanat verirdi.If God had meant us to fly, he'd have given us wings.
Arkadaşım uçak mühendisliğinde okuyor.My friend is studying aircraft engineering.
Sonbaharda kırlangıçlar güneye uçar.In the autumn, swallows will fly south.
Uçak fazla rezervasyon almış.The plane is overbooked.
Uçurtma gökyüzünde gözden kayboldu.The kite disappeared into the sky.
Bir kuş sürüsü uçuyor.A flock of birds is flying.
Roket, fırlatıldıktan birkaç saniye sonra havaya uçtu.The rocket blew up a few seconds after launch.
Uçağın ne zaman ineceğini biliyorum, ama ne zaman kalktığını değil.I do know when your plane will land, but not when it takes off.
Amelia Earhart Atlantiği tek başına uçarak geçen ilk kadındı.Amelia Earhart was the first woman to fly across the Atlantic solo.
Bu, Japan Havayolları'nın 731 sayılı uçuşu için son çağrı.This is the final boarding call for Japan Airlines Flight 731.
Bugünkü uçuş için size içtenlikle teşekkür ederiz.We sincerely thank you for today's flight.
Ben bir uçan daire gördüm.I've seen a flying saucer.
Tom üç ay önce bir uçak kazasında öldü.Tom died in a plane crash three months ago.
Onlar için uçak bileti rezervasyonu yapmak zorundaydım.I had to book a flight for them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uç ile cümle - Sayfa 5 - uç kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App