O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.Este problema foi detectado por câmeras durante a decolagem, e, notado por engenheiros durante a missão.
Iğdır'ın ve aynı zamanda Türkiye’nin en uç noktasını teşkil eder.Acrescido a estes mais timidamente, está também o México.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Aeroclube de Jardim: propício para aeronaves pequenas.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.No caminho, o avião cai.
Çoğunluğu Avrupa olmak üzere 67'den fazla uçuş noktasına kargo taşımacılığı yapmaktadır.A TNT Airways transporta carga para cerca de 67 aeroportos diariamente, na sua maioria na Europa.
Uçak, İlyuşin İl-18 üzerinden geliştirilmiştir.Esta aeronave foi um desenvolvimento da aeronave turboélice de transporte Ilyushin Il-18.
IFR uçuş yapan uçaklar tarafından kullanılır.Aeronaves fabricadas pela IPE Aeronaves.
Bu amaçla üretilen Sovyet Antonov An-225 uçağı dünyanın en büyük uçağıdır.O Antonov An-225 Mriya é a maior aeronave de asa fixa do mundo.
NASA Goddard Uzay Uçuşu Merkezi.Goddard Space Flight Center (em inglês).
Daha uç bir örnek ise 1947 Hint-Pakistan Savaşı'dır.الحرب الباكستانية-الهندية 1947 تسمى أيضا بحرب كشمير الأولى.
Birinci ve ikinci uçak grubu yaklaşık 16:30'da havalandı.يبدأ العدو في الضرب حوالي الساعة 16،30.
Bu veriler insanlı uzay uçuşlarına önayak oldu.أنتجت هذه المشاريع رغبة قوية للمشاركة في مهمات الفضاء البشرية.
Körfezin üstünde Sydney Havayolları'na ait iki adet uçak kalkış-iniş pisti vardır.يبدو أن ليفربول تعمل أيضا طائرتين فوق الجبهة الشرقية.
Suhoy Su-29 (Rusça: Сухой Су-29), Suhoy tarafından üretilen Rus yapımı bir akrobasi uçağıdır.سوخوي سو-29 (بالإنجليزية: Sukhoi Su-29) هي انتجت في روسيا.
Kuşlar uçarak uzaklaştılar ve gözden kayboldular.حلق الطائر بعيداً حتى غاب عن الأنظار.
Uçmak için kanatlarım olsaydı, onu kurtarmaya giderdim.لو كان لي جناحان، لطرت لإنقاذها.
Bütün kuşlar uçmaya kadir değildir.ليست كل الطيور قادرة على الطيران.
Uçak iniyor.الطائرة تحط
Okiwana'ya uçakla gitmek kaç saat sürer?كم هي عدد الساعات المستغرقة للذهاب إلى أوكيناوا بالطائرة؟
Tayyareci Vecihi uçağının yanındaالطيار وجيهى بجانب طائرته
MSN Travel, uçak biletleri satın almak için en uygun zamana ilişkin tahminler önermektedir.MSN Travel oferece previsões sobre quando será o melhor momento para comprar passagens aéreas.
Eichmann'ın karısı Vera, İsrail'e uçtu ve Nisan ayı sonunda kocasını son kez gördü.A esposa de Eichmann, Vera, viajou para Israel e encontrou-se com ele, pela última vez, no final de Abril.
Uçuşlar turizm ve araştırma amaçlı satın alınabilmektedir.Os voos podem ser adquiridos para propósitos de pesquisa e turismo.
Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde imal edilmişti ve 90,000'lik spektral çözünürlüğü gerçekleştirebiliyordu.Foi construído pelo Goddard Space Flight Center, e podia alcançar uma resolução espectral de 90.000.
Dünyadaki gazeteler biyografisini ve uçuşunun ayrıntılarını yayınladılar.Grandes jornais do mundo inteiro publicaram sua biografia e detalhes do seu vôo.
Craven savaş sonrasında da uçmaya devam etti.Craven continuou a voar depois da guerra.
Uçakta toplam 30'u Suriyeli asker ve 5'i İran'lı askeri uzman olmak üzere 35 kişi bulunmaktaydı.Havia 35 pessoas a bordo, sendo 30 soldados sírios e 5 especialistas militares iranianos.
Üç ülkeden arama ekipleri kaybolan uçağı aramaya başladılar.Os grupos de busca de três países procuraram o avião desaparecido.
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Em vez de champanhe, água vermelha, azul e branca foi pulverizada na aeronave.
Askerlik hizmetinde 283 gemi ve 3.700'den fazla uçak işletmektedir.Opera 286 navios em serviço ativo e mais de 3.700 aeronaves.
Uçan Kuş.Pássaro chorando.
Günümüzde halen uçmaktadır.Está no ar até hoje.
Kötü hava şartları nedeniyle savaş uçakları geçidi ve sivil halkın geçişi iptal edildi.Devido ao mau tempo naquele dia, o desfile aéreo e a parada civil foram cancelados.
B-25 Mitchell özel bir kişinin ismini taşıyan hava kuvvetlerine ait tek uçaktır.O B-25 foi o único avião militar americano que foi batizado com o nome de uma pessoa em específico.
İkinci prototip Ocak 1989'da uçuşa başlarken, üçüncü prototip 1992 ortalarında onu takip etti.O segundo protótipo teve seu voo inicial em janeiro de 1989, enquanto o terceiro teve em meados de 1992.
Test uçuşu süresine yaşam destek sistemlerinin durumları izlendi.Os sistemas de suporte à vida foram monitorados durante todo o voo.
Göring genellikle özel uçuşlar için işe alındı ve bu şirkette başpilot oldu.Göring era contratado, habitualmente, para voos privados.
Uçak güvenli olarak LAX'e (Los Angeles Uluslararası Havaalanı) iniş yapar.Está próximo ao Aeroporto Internacional de Los Angeles (LAX).
Tupolev Tu-126 'Moss' un yerini almak üzere geliştirilen A-50 ilk uçuşunu 1978 yılında gerçekleştirdi.Desenvolvido para substituir o Tupolev Tu-126 "Moss", o A-50 voou pela primeira vez em 1978.
Meyvede gaga bulunr veya yoktur, düz veya çarpık olup uçta rastlanır.O fruto é capsular (em Reseda) ou polifolicular (em Sesamoides).
Concorde Uçağı Sesüstü olarak tasarlanmıştır.É criado o avião Concorde.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.No dia 1 de Novembro de 1970 um Boeing 747 partiu para Nova Iorque pela primeira vez.
AEG N I, 1918, gece bombardıman uçağı.1916 – Primeiro voo noturno.
İlk prototip olan PT1 türünün ilk deneme uçuşunu 18 Aralık 1995 gerçekleştirdi.O primeiro protótipo, o PT1, fez o seu primeiro voo a 18 de Dezembro de 1995.
Güçlü ve çevik uçucular olmalarına rağmen, kalkışlar ve inişlerde biçimsizdirler.Embora sejam voadores poderosos e ágeis, são desajeitados em decolagens e aterrisagens.
Uçak hem gece görevleri hem de gündüz görevleri için deniz üzerinde kullanılabilir.A aeronave pode ser utilizada tanto em operacional diurno quanto noturno em mar.
Uçak ve tankların icadı, kaleler henüz tamamlanmışken, kullanışsız bir hale getirdi.A invenção do avião e do tanque de guerra fizeram os fortes obsoletos logo após serem terminados.
1964 - Casus uçak Lockheed SR-71 Blackbird (kara kuş) ilk uçuşunu yaptı.1964 — Primeiro voo da aeronave SR-71 Blackbird.
İlk uçuşunu 1944 yılında gerçekleşirmiş olup aynı yıl Sovyet Hava Kuvvetleri'nin hizmetine girdi.O seu primeiro voo deu-se no início de 1944 e entrou em serviço pela Força Aérea Soviética no final de 1944.
Beş korsan saat 07:40'ta kontrolden geçerek 07:45'te kalkması planlanan uçaklarına yerleştiler .Às 7:40, os cinco sequestradores estavam a bordo do voo, programado para partir às 7:45.
Japonya'nın görev gücü uçak gemisi bazında vurucu hava gücü açısından önceki bütün güçlerden daha büyüktü.A frota japonesa e o seu grupo aéreo eram maiores que qualquer outra força de porta-aviões anterior.
1995'te EVA AİR (ÇİN) havayolları 767-300ER ile ilk olarak Pasifik ötesi uçuş gerçekleştirmiştir.Em 1995, a EVA Air usou um 767-300ER para inaugurar a primeira rota transpacífica com um 767.
Bir uçuş aracı ve bir iniş aracından oluşmakta idi.Consistia em um orbitador e um aterrissador.
Yeryüzünde uçan son askeri F-86 Sabre 1994 yılında Bolivya Hava Kuvvetleri'nde emekliye ayrılmıştır.Junho de 1994 Retirado o último F-86F no ativo em todo o mundo, pertencente à Força Aérea da Bolívia.
Tarihin en eski çağlarından beri uçabilmek insanoğlunun en büyük hayallerinden biri olmuştur.Voar sempre foi um dos grandes sonhos da humanidade.
Sipariş verilen uçakların ilk teslimi 17 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleşmiştir.A primeira aeronave foi entregue no dia 17 de maio de 2009.
Uçağın kuyruk tarafındakilerle birlikte adanın diğer tarafında yaşamıştır.Encontrou a sua parceira do outro lado da rede.
Prototipler kanardlları ve yeni uçuş kontrol sistemini doğrulamak için kullanıldı.Tais possuíam canards e novo sistema de controle de voo.
Şimdi rap beni uçuruyor."Agora o rap está me deixando em alta novamente".
Bu uçaklar 2025 yılına kadar Hindistan Hava Kuvvetleri'nde hizmet verecektir.Estes servirão a Força Aérea Indiana até 2015.