Faa'a Uluslararası Havaalanı'ndan uzun menzilli uçuşlar gerçekleştirmektedir.تأخرت حوالي 900 رحلة دولية في مطار هونغ كونغ الدولي.
Pilotlar ve uçuş mürettebatı , çeşitli renklerde kıyafetler giyer.أستخدم الطيارين وأطقم الطيران عدة ألوان لبدلة الطيران.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.يعتبر من الرواد في مجال الطيران.
Bu yeni sektörde, ilk özel uçuşlar Rus Uzay ajansı tarafından yapılmıştır.في البداية، كانت كل القطارات من صناعة روسية.
1496 - Leonardo da Vinci bir uçma makinesini test etti, fakat başarısız oldu.1496 - ليوناردو دا فينشي يفشل في تجربة آلة طيران كان قد صممها بنفسه.
Gündüz uçarlar.تسرح في النهار.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.فتحت شعبة التحقيق في الحوادث الجوية تحقيقًا لفهمِ ما حصل.
Aero L-39MS Super Albatros L-39'dan geliştirilmiş Çek eğitim uçağıdır.إل-59 سوبر ألباتروس هي طائرة تدريب تشيكية، تم تطويرها من طائرة إل-39 ألباتروس.
1972 yılında yapımına başlanmış ve dünyanın çift motorlu ilk geniş gövdeli uçağıdır.عند تحليقها لاول مرة سنة 1972، كانت إيرباص إيه 300 أول طائرة ثنائية المحركات بهيكل كبير في العالم.
Bu uçaklar itdalaşlarında size yardım ederler.يمكنك مساعدة المنبوذين في مهمتهم.
Bu uçak Japonların Nakajima G5N bombardıman uçağının temelini oluşturmuştur.عديد من خواص طائرة دي سي-4 إي وجدت في طائرة Nakajima G5N اليابانية.
1916 - İngiliz uçakları Haydarpaşa Garı'nı bombaladı.في نوفمبر 1916 رصدت طائرة استطلاع بريطانية بداية بناء الخط .
Bazı uç durumlarda hükümlüler intihara teşebbüs edebilmektedirler.وفي الحالات الشديدة يحاول المدانون الإنتحار.
Bazı uçaklarda ise kanatlarda asılı durur.في منشئات كطائرات، يُستخدم الشداد في أجنحة الطائرة.
Uçaklar da bunu kullanır.ويستخدم في الطائرات.
Fokker Dr.1 Triplane 3 kanatlı küçük bir uçaktır.بيغل تيراير - طائرة خفيفة بثلاثة مقاعد.
Genel olarak uluslararası kurallara göre 20 koltuktan fazla kapasiteli uçaklarda otomatik pilot zorunludur.لكن الطائرات ذات المقاعد الأكثر من 20 راكب فتركيب نظام الطيار الآلي يكون إجباري من قبل هيئات الطيران الدولية.
Deve kuşları en başta uçma yeteneklerini kaybetmiş olup, tinamular da kuvvetli uçucu kuşlardan değildir.سميت الطيور طيوراً لقدرتها على الطيران بالطبع ومع ذلك فليست كل الطيور طائرة.
Eylül 1967'de Suudi Arabistan'da geçirdiği uçak kazası sonucu hayatını kaybetti.خلال مهمة في بغداد في 7 أبريل 2003 ، تعرضت طائرتها لأضرار.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)جزء (لتجدن)/ (وإذا سمعوا)- المائدة.
Kuş olup uçar.أصل وتطور الطيور.
1928 - Havacı Amelia Earhart, bir uçak ile Atlantik Okyanusu'nu geçen ilk kadın oldu.1928 - الطيارة الأمريكية أميليا إيرهارت تصبح أول امرأة تعبر المحيط الأطلسي في طائرة.
Mürettebattan ikisi ağır yaralandı ve komutan Lazarev bir daha asla uçmadı.Mesmo assim, os dois cosmonautas sofreram graves ferimentos e o comandante Lazerev, nunca mais voou.
Gözetim uçakları genellikle silah taşımazlar veya yalnızca sınırlı savunma silahları taşırlar.As aeronaves de vigilância, normalmente, estão sem armamento ou apenas com armamento defensivo limitado.
Japon uçakları iki kol halinde saldırdı ve 353 uçak Oahu'ya ulaştı.Os aviões japoneses atacaram em duas vagas, nas quais 353 aviões chegaram a Oahu.
16 yaşındayken Sullenberger, Aeronca 7DC'de evinin yakınındaki özel bir patikada uçmayı öğrendi.Aos 16 anos, Sullenberger aprendeu a voar em um Aeronca 7DC de uma pista privada perto de sua casa.
4 uçağın tamamının 2010 yılında hizmete girmesi beklenmektedir.Espera-se que todas as quatro aeronaves estejam em serviço até 2013.
Kozmonot isimleri, uçuş gerçekleşinceye dek duyurulmadı.Nomes dos cosmonautas não eram liberados até que eles voassem.
Institut aéronautique Jean Mermoz (IAJM) bir uçuş eğitim organizasyonu ve kaynak hizmetleridir.Institut aéronautique Jean Mermoz (IAJM) é uma organização de treinamento de voo e serviços de recursos.
"Buyurun Kanada'ya uçalım".«Viagem a Canaã».
Clara, ilk başta Bonnie'nin Doktor'un uçağına attığı ilk füzeyi ıskalamasını sağlar.Clara é capaz de frustrar a primeira tentativa de Bonnie de abater o avião do Doutor.
Bu yeni pist, herhangi bir kısıtlama olmaksızın tüm uçak tiplerini barındırabilir.Esta nova pista é capaz de acomodar todos os tipos de aeronaves sem quaisquer restrições.
İsrail savaş uçakları Mısır'a yönelmeden önce Akdeniz'e doğru yol aldılar.As aeronaves Israelenses partiram em direção ao Mediterrâneo antes de desviarem o curso para o Egito.
Bu kanardlar, yeni bir dijital fly-by wire uçuş kumanda sistemi tarafından idare edilmektedir.Essas canards são controladas por um sistema digital novo fly-by-wire de controle de voo.
Çocukluğu Budapeşte'de havaalanı yakınında geçti ve bu sayede o yaşlarda uçmaya ilgi duydu.Ele viveu perto do aeroporto de Budapeste e desde pequeno se interessou em voar.
J-20, ilk uçuşunu 11 Ocak 2011 tarihinde gerçekleştirmiştir ve 2017 yılında hizmete girmiştir.O J-20 fez seu primeiro voo em 11 de janeiro de 2011 e deve estar operacional em 2018.
Peter, kalabalık bir uçakta bulunan Dawson's Creek karakterlerini öldürmekle görevlendirilir.Peter é desafiado a matar as crianças do Dawson's Creek, que estão em um avião lotado de passageiros.
Luftwaffe ise ilk günkü hava çatışmalarında 35 uçak kaybetmiştir.A Luftwaffe relatou a perda de apenas 35 aeronaves no primeiro dia de combate.
1935 - Amelia Earhart, ilk tek kişilik uçuşu Hawaii'den Kaliforniya'ya gerçekleştirdi.1935 — Amelia Earhart é a primeira pessoa a fazer um voo solo do Havaí à Califórnia.
Meyvede gaga bulunr veya yoktur, düz veya çarpık olup uçta rastlanır.O fruto é capsular (em Reseda) ou polifolicular (em Sesamoides).
Concorde Uçağı Sesüstü olarak tasarlanmıştır.É criado o avião Concorde.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.No dia 1 de Novembro de 1970 um Boeing 747 partiu para Nova Iorque pela primeira vez.
AEG N I, 1918, gece bombardıman uçağı.1916 – Primeiro voo noturno.
İlk prototip olan PT1 türünün ilk deneme uçuşunu 18 Aralık 1995 gerçekleştirdi.O primeiro protótipo, o PT1, fez o seu primeiro voo a 18 de Dezembro de 1995.
Güçlü ve çevik uçucular olmalarına rağmen, kalkışlar ve inişlerde biçimsizdirler.Embora sejam voadores poderosos e ágeis, são desajeitados em decolagens e aterrisagens.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.تم اكتشاف جنسها عندما تم تجريد الجثث من دروعهم في نهاية الأشتباك.
Babası havayollarında çalışan bir pilot, annesi uçak kabin görevlisi, abisi de ticari pilottu.كان والده طيارًا في شركة طيران وكانت والدته تعمل مضيفة طيران وشقيقه طيار تجاري.
Sualtı bombaları gemiler, devriye uçakları ve helikopterler tarafından atılabilir.ويمكن إسقاط قذائف الأعماق من قبل السفن وطائرات الدوريات وطائرات الهليكوبتر.
Artık dokunup güç emmenin yanında uçabilmektedir.يصقل فيها أصواتهم وتقوى.
Ve sadece 40 tane uçakları vardı.كان لمدة تصل إلى 40 طائرة.
Uçma esnasında buna gerek duymaz.بينما الطيران لا تحتوي ذلك.
Kruşçev bizzat uçuş sırasında telsizle Tereshkova ile konuştu.تحدث خروتشوف بنفسه إلي تريشكوفا عن طريق الجهاز اللاسلكي أثناء رحلتها.
9268 sefer sayılı uçuşta 217 yolcu (25'i çocuk) ve yedi mürettebat bulunuyordu.الرحلة 9268، كانت تقل 217 راكباً من بينهم 17 طفلاً، وسبعة من أفراد الطاقم.
Dar kanatları ve düzgün biçimli karınları, açıkça hızlı uçmak için adaptasyonlardır.تمثل الأجنحة الضيقة والبطن الانسيابي وسائل تكيف من أجل الطيران السريع.
Zaman zaman su üzerinden geçen uzun uçuşlara da rastlanır.وقد صودف وجود رحلات طويلة لها فوق المياه.
Bu uçaklardan toplam 163 adet teslim alınmıştır.صنع منها 163 طائرة.
Uçağı yaylım ateşi sonucu düştü.تأثير الضربة أدى إلى سقوط الطائرة.
Mart 1947’de Kudüs’teki arap güçlerinin lideri, Abd Al-Qadr Husayni, hastaneyi hava uçurma tehdidinde bulundu.وفي مارس من عام 1947، هدد قائد القوات العربية في القدس عبد القادر الحسيني بنسف المستشفى.
Evrim hakkındaki bütün kanıtlar Uçan Spagetti Canavarı tarafından yerleştirilmiştir.كل الأدلة التي تشير إلى التطور قام وحش السباغيتي الطائر بوضعها في الأرض.
16 Haziran'da 2 Türk uçağı düşürüldü ve içindeki iki pilot da isyancı tarafından öldürüldü.في 16 يوليو، أُسقطت طائرتين تركيتين من قبل المتمردين.