Ana içeriğe geç
Sözlük

uç ile cümle

uç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Harrison uçağını golf sahasına çarptıktan sonra ciddi şekilde yaralandı.Harrison Ford was seriously injured after he crashed his plane into a golf course.
"Bana bak" diye bağırdı Echo, "Bana bak Anne, uçuyorum!""Look at me," shouted Echo, "Look at me, Mother, I'm flying!"
O birçok farklı türdeki uçakları uçurmayı öğrendi.She learned to fly many different kinds of planes.
Yuri Gagarin ikinci kez uzaya gitmeden önce bir uçak kazasında öldü.Yuri Gagarin was killed in a plane crash before he could travel in space a second time.
Belki o bir uçtan bir uca inandırıcı bir fikirdi.Perhaps it was a convincing idea overall.
Uçurum ne kadar derin?How deep is the abyss?
Linda uçuş görevlisi olarak işe alındı.Linda was employed as a flight attendant.
Dan ve Linda Londra'ya uçtular.Dan and Linda flew to London.
Uçağımız yarın ne zaman kalkar?What time does our plane leave tomorrow?
Tom ve Mary geçen Pazartesi Boston'a uçtular.Tom and Mary flew to Boston last Monday.
O bu kadar uzun bir uçuş değil.It's not that long a flight.
Uçak yere çakıldı mı?Did the plane crash?
Yakalayacak bir uçağın yok mu?Don't you have a plane to catch?
Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.Scientists have just discovered a colony of flying penguins living in Antarctica.
Birkaç güzel kuş, ağaçların üzerinde uçuyor.Some beautiful birds fly above the trees.
Tom ve Mary dün Boston'a uçtu.Tom and Mary flew to Boston yesterday.
Eğer uçurumdan düşmek istemiyorsanız, onun yanında durmayın.If you don't want to fall off the cliff, don't stay near it.
Her ne zaman penceremi açık bıraksam, böcekler odama uçuyorlar.Whenever I leave my window open, bugs fly into my room.
Uçak kendini fırtınanın merkezinde buldu.The airplane found itself in the eye of the storm.
Uçuş kaç saattir?How many hours is the flight?
Uçakta birkaç saat uyuyabildim.I was able to sleep on the plane for a few hours.
Uçakta birkaç saat uyudum.I slept on the plane for a couple of hours.
Ben uçakta birkaç saat uyudum.I slept for a couple of hours on the airplane.
Tom yarın Avustralya'dan uçuyor.Tom is flying in tomorrow from Australia.
Hava muhalefeti nedeniyle uçuşumuz iptal oldu.Our plane was cancelled because of adverse weather conditions.
Leylek şehrin üzerinde uçuyordu.The stork was flying above the city.
O gerçekten uçmayı sevmez.He really doesn't like to fly.
O kadar sessizdi ki sinek uçsa duyabilirdın.It was so quiet you could hear a pin drop.
Ben daha önce hiç uçakta bulunmadım.I had never been on a plane before.
Sen paketi uçakla gönderdin.You sent the package by plane.
Yoğun bulutlar uçağı yuttu.Thick clouds swallowed the airplane.
Uçak biletin var mı?Do you have your plane ticket?
Onlar uçmaktan korkuyor.They are afraid to fly.
Uçak okyanusa indi.The plane landed in the ocean.
Uçak uçurmak için ehliyetin var mı?Do you have a license to fly a plane?
O kanatlı bir atın üzerinde uçuyor.He's flying on a winged horse.
Uçaklar havalimanına inerler.Planes land at the airport.
Pilot uçak yere çakılmadan önce paraşütle atladı.The pilot bailed out before the plane crashed.
Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.My sense of self preservation keeps me from jumping out of perfectly good airplanes.
Uçuş iptal edildi.The flight was cancelled.
Uçuş iptal oldu.The flight was cancelled.
Uçakta bulunan beş yüz yolcu vardı.The plane had five hundred passengers on board.
Evime erken uçuş bileti aldım.I took an early flight home.
Tom sessizce parmak uçlarına basarak koridoru geçti.Tom tiptoed quietly across the hall.
Uçuş yoğun sis yüzünden iptal edildi.The flight was canceled because of the thick fog.
Tom'un uçuşu iptal edildi.Tom's flight was canceled.
Helikopteri göletin üzerinde uçarken görebiliriz.We could see the helicopter hovering above the pond.
Uçuşum gecikti.My flight was delayed.
Uçmayı sever misin?Do you like flying?
Uçuşun keyfini çıkarın.Enjoy the flight.
Başımın üzerinde uçan bir helikopter duydum.I heard a helicopter flying overhead.
Tom geçen pazartesi Boston'a uçtu.Tom flew to Boston last Monday.
Tom ve Mary, Boston'a uçtular.Tom and Mary flew to Boston.
Bir helikopter başımızın üzerinden uçtu.A helicopter flew overhead.
Uçmak fazla pahalı.Flying is too expensive.
Biz business class'ta uçtuk.We flew business class.
Ben uçmaktan korkuyorum.I'm afraid of flying.
Biz uçağı gördük.We saw the airplane.
O uçabilir.He is able to fly.
Bebeği uyandırmamak için ayak uçlarına basarak yürüdüm.I tiptoed to avoid waking the baby.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod