O, uçuşu ayrıntılı olarak anlattı.He described the flight in detail.
Sinek uçsa duyabilirsin.You could hear a pin drop.
Uçaklar havaalanlarında iner.Airplanes land at airports.
Bu onun uçağı.This is his plane.
Zaman kazanmak için uçağa bindik.To gain time we took the plane.
Bu bizim uçuşumuz mu?Is this our flight?
Pan Am uçuşuydu.It was the Pan Am flight.
Bu senin uçuşun mu?Is this your flight?
Onlar 201 no'lu uçuşla geldiler.They arrived on flight 201.
Tom'un uçağı kaza yaptı.Tom's plane crashed.
Uçmaktan nefret ediyorum.I hate flying.
Çocuk kağıt uçak yaptı.The boy made a paper plane.
Oğlan, öğretmene kağıt bir uçak attı.The boy threw a paper airplane at the teacher.
Uçak zorunlu iniş yaptı.The plane made a forced landing.
Sizin uçuşunuz iptal edildi.Your flight's canceled.
Uçakla giderseniz, bagajımı alamayacaksınız.If you go by plane, you won't be able to take much luggage.
Uçaklar çok yükseğe tırmandılar.The airplanes climbed very high.
Uçağın kontrolleri düzensizdi.The controls of the plane were out of order.
Uçak hâlâ havalanmadı.The plane still hasn't taken off.
Sen uçabildiğini temenni etmez misin?Don't you wish you could fly?
Daha erken bir uçuş yakaladım.I caught an earlier flight.
O, polisi görür görmez uçarcasına kaçtı.As soon as he saw the policeman, he ran for it.
Uçağım çoktan kalkmıştı.My plane had already taken off.
Denizaşırı bir petrol şirketi için uçmak istiyorum.I'd like to fly for an offshore oil company.
Tom için uçak rezervasyonu yaptırmak zorunda kaldım.I had to book a flight for Tom.
Tüm uçuşlar iptal edildiği için Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.I had to take a bus from Boston because all the flights had been canceled.
Birinci sınıf uçak bileti ücretsiz alkol ile birlikte gelir.First class plane flights come with complimentary alcohol.
Yetişeğim bir uçuşum var.I have a flight to catch.
13 yıldır ticari jet uçuruyorum.I've been flying commercial jets for 13 years.
13 yıldır yolcu uçağı uçuruyorum.I've been flying commercial jets for 13 years.
Bağlantılı bir uçuşum var.I've got a connecting flight.
Yetişecek bir uçağım var.I've got a plane to catch.
Daha önce uçakla hiç uçmadım.I've never flown before.
Ben sadece Boston'dan geri uçtum.I just flew back from Boston.
Sevinçten havalara uçuyorum.I am in cloud number nine.
Uçmaktan korktuğunu biliyorum.I know you're afraid of flying.
Şapkamı bir uçakta bıraktım.I left my hat on the plane.
Uçak seferimi kaçırdım.I missed my flight.
Tom bir kargo uçağı kaptanıydı.Tom used to be a freighter captain.
Devekuşları çok kısa kanatları olduğu için uçamazlar.Ostriches don't fly because they have very short wings.
Havada uçan bir helikopter gördüm.I saw a helicopter flying overhead.
Uçağım hareket etmeden önce hâlâ üç saatim var.I still have three hours before my plane leaves.
Tom ve Mary uçakta birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the plane.
Ben Almanya'ya uçuyorum.I'm flying to Germany.
Ben uçakla Almanya'ya gidiyorum.I'm flying to Germany.
Yarın Boston'a uçuyorum.I'm flying to Boston tomorrow.
Bu kuş uçmaz, kervan geçmez yerde kaybolduk.We are lost in the middle of nowhere.
Bir şey, gözlerimin önünde uçup gitti.Something flew by in front of my eyes.
Uçmaktan korktuğunu biliyorum ama uçmak tehlikeli değil.I know that you're afraid of flying, but flying is not dangerous.
Eve dönmek için uçak biletin var mı?Do you have an airplane ticket back home?
Uçak hızla tırmanmaya başladı.The plane began to climb rapidly.
Tom kağıt uçaklar yapmayı seviyor.Tom likes to make paper airplanes.
Benim uçuşum saat 9'da geldi.My flight arrived at 9 pm.
Uçak Paris'e doğru uçmak üzere.The plane is about to fly to Paris.
Göç eden kuşlar güneye uçuyorlar.Migrating birds are flying south.
Uçak saat 17.30'da kalkıyor.The plane takes off at 17:30.
Uçak eve çarptı.The plane crashed into the house.
Tom ve diğer yolcular uçağa bindiler.Tom and the other passengers got on the plane.
Tom uçağını kaçırmak istemedi.Tom didn't want to miss his plane.
Uçuşunu kaçırdığını düşündüm.I thought you missed your flight.