Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Kajti v mrežo ga vodijo noge njegove, in čez nastave bo hodil.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.이는 그 발이 스스로 그물에 들어가고 얽는 줄을 밟음이며
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Lebo je zahnaný svojimi nohami do siete a bude chodiť po pletive.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Mert lábaival hálóba bonyolódik, és ó-verem felett jár.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Nebo zapleten jest do síti nohami svými, a v zamotání chodí.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.poiché incapperà in una rete con i suoi piedi e sopra un tranello camminerà
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Pois por seus próprios pés é ele lançado na rede, e pisa nos laços armados.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Porque por sus propios pies es echado en la red, y deambula en la maraña
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Sillä hänen omat jalkansa vievät hänet verkkoon, hän käyskentelee katetun pyyntihaudan päällä.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.thi hans Fod drives ind i Nettet, på Fletværk vandrer han frem,
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Ty han rusar med sina fötter in i nätet, försåten lura, där han vandrar fram;
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Vì hắn bị chơn mình hãm vào cái bẩy , Và đi trên mảnh lưới .
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Vì hắn bị chơn mình hãm vào cái bẩy, Và đi trên mảnh lưới.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Διοτι με τους εαυτου ποδας ερριφθη εις δικτυον, και περιπατει επι βροχων.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.Защото със своите си нозе той се хвърля в мрежа, И ходи върху примки.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.ибо он попадет в сеть своими ногами и по тенетам ходить будет.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.כי שלח ברשת ברגליו ועל שבכה יתהלך׃
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.لان رجليه تدفعانه في المصلاة فيمشي الى شبكة.
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.因 為 他 被 自 己 的 腳 陷 入 網 中 、 走 在 纏 人 的 網 羅 上
Ayakları onu ağa götürecek, Kendi ayağıyla tuzağa basacak.因為 他 被 自己 的 腳陷入 網中 、 走 在 纏人 的 網羅上
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Ale oni úkladia svojej vlastnej krvi; skrývajú sa proti svojim dušiam.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.căci ei întind curse tocmai împotriva sîngelui lor, şi sufletului lor îşi întind ei laţuri.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Chánh những người ấy thật phục mưu làm đổ huyết mình ra , Và núp rình hại mạng sống mình .
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Chánh những người ấy thật phục mưu làm đổ huyết mình ra, Và núp rình hại mạng sống mình.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.de lurer efter sitt eget blod, de setter feller for sig selv.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.de lurer på eget Blod, lægger Baghold for eget Liv.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Ezek mégis vérök árán is ólálkodnak, lelkök árán is leselkednek;
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.그들의 가만히 엎드림은 자기의 피를 흘릴 뿐이요 숨어 기다림은 자기의 생명을 해할 뿐이니
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Maar deze mannen niet. Zij stellen hun leven in de waagschaal en vormen zo een bedreiging voor zichzelf.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Ma costoro complottano contro il proprio sangue, pongono agguati contro se stessi
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Mas estes se põem em emboscadas contra o seu próprio sangue, e as suas próprias vidas espreitam.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Men dessa ligga på lur efter sitt eget blod, de sätta försåt för sina egna liv.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.omaa vertansa he väijyvät, vaanivat omaa henkeänsä.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.oni pa – sami na svojo kri preže, zalezujejo lastne duše svoje!
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Pero ellos ponen acechanzas a su propia sangre; a sus propias vidas ponen trampa
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Sie aber lauern auf ihr eigen Blut und stellen sich selbst nach dem Leben.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Tak i ci na krew swoję czyhają, a zasadzają się na duszę swoję.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Tak tito proti krvi své ukládají, skrývají se proti dušem svým.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.tetapi orang-orang jahat itu malah memasang jerat untuk dirinya sendiri--jerat yang akan mencelakakan mereka
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Διοτι ουτοι ενεδρευουσι κατα του ιδιου αυτων αιματος, επιβουλευονται τας εαυτων ψυχας
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.а делают засаду для их крови и подстерегают их души.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.И тия поставят засада против своята си кръв, Причакват собствения си живот.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.והם לדמם יארבו יצפנו לנפשתם׃
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.اما هم فيكمنون لدم انفسهم. يختفون لانفسهم.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.這 些 人 埋 伏 、 是 為 自 流 己 血 . 蹲 伏 、 是 為 自 害 己 命
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.這些 人 埋伏 、 是 為 自流 己 血 . 蹲伏 、 是 為自 害己 命
Ben bir prensesim. Biraz safım, bu yüzden kolayca tuzağa düşerim... ...ve ne zaman kullanıldığımı anlamam.Είμαι μια πριγκίπισσα, αλλά είμαι κάπως επιπόλαια και οι άνθρωποι με χρησιμοποιούν εύκολα.
Ben bir prensesim. Biraz safım, bu yüzden kolayca tuzağa düşerim... ...ve ne zaman kullanıldığımı anlamam."انا اميرة , سادجة ويمكنكم استغلالي بسهولة"
Biraz safım, bu yüzden kolayca tuzağa düşerim... ...ve ne zaman kullanıldığımı anlamam.Egy kissé ostoba vagyok, ezért könnyen csapdába esek és nem tudom, mikor használnak ki.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Asa ca suntem prinsi intr-un fel de capcana.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Así que estamos en una especie de trampa.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Chúng ta như đang bị mắc vào một cái bẫy.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Donc nous sommes pris dans une sorte de piège.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Insomma siamo in trappola.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.그러니까 우리는 일종의 덫에 걸린 겁니다.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Portanto estamos presos numa espécie de armadilha.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Så vi är fångade i en slags fälla.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Takže sme akoby chytení v pasci.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.Und so stecken wir in der Falle.
Bir çeşit tuzağa yakalanmış durumdayız.We zitten dus vast in een soort val.