O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.이유인 즉슨 여자 화장실이 어디에 있는지 자신이 사무실 주인이면서도 몰랐기 때문이죠.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Me di cuenta que no sabía dónde estaba el baño de mujeres en la oficina.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Og det gik op for mig at han ikke ved hvor kvindernes toilet er henne.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Şi mi-am dat seama că nu ştie unde e toaleta femeilor în biroul lui.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Und es wurde mir klar, dass er nicht wusste wo in seiner Firma die Damentoilette war.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Uvedomujem si, že nevie, kde je dámska toaleta v jeho kancelárii.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Và tôi nhận ra rằng anh ấy không biết phòng vệ sinh nữ ở đâu.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Zdałam sobie sprawę, że on nie wie gdzie w jego biurze jest damska toaleta.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Και συνειδητοποιώ ότι δεν γνωρίζει σε ποιο σημείο του γραφείου του βρίσκεται η τουαλέτα των γυναικών.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.И аз осъзнах, че той не знае къде се намира женската тоалетна в офиса му.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.И я поняла, что он не знает, где в его офисе женский туалет.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.І я усвідомила, що він не знає де в його офісі жіночий туалет.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.אני קולטת שהוא לא יודע היכן שירותי הנשים במשרדו.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.وأدركت انه لا يعلم اين تقع غرفة السيدات (دورة المياه) في مكتبه.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.彼は知らないのだということに気がつきました それで私は彼らがここに越して来て
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatıncaKebetulan saya tinggal di Springfield pada saat itu dan hal yang terbaik adalah
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatınca그 때 저는 스프링필드에 살고 있었는데, 가장 기억에 남는 일이라면 여자 화장실 문을 닫았을 때
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatıncaאני גרתי במקרה בספרינגפילד באותו הזמן, והדבר הטוב ביותר היה -- כש -- הייתם סוגרים את הדלת של הנשים בשרותים,
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatıncaفي ذلك الوقت كنت اعيش في مدينه (سبرينفيلد) و افضل جزء كان عندما تغلق باب حمام السيدات
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatınca傑作だったのは - 女子トイレのドアを閉めたら「頑張れソックス!」とあって 「ありえない!」とびっくりしました 女子トイレのドアを閉めたら「頑張れソックス!」とあって 「ありえない!」とびっくりしました
Özür dilerim. Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Teniente Hawkeye, a sus órdenes.
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.C'est vrai. Quand la princesse mange de la viande, elle doit être près des toilettes, n'est-ce pas ? Omo !
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.Igaz is. Amikor a hercegnő húst eszik, a fürdőszoba közelében kell ennie, igaz?
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı...طبعا عندما تأكل الاميرة لحمها عليك ان تراها عندما تكون قرب الحمام
Temizlik yapılıyor. Diğer tuvaleti kullanın.Mereka sedang membersihkan, gunakan kamar mandi yang lain
Temizlik yapılıyor. Diğer tuvaleti kullanın.Most takarítják Használja a másik mosdót.
Temizlik yapılıyor. Diğer tuvaleti kullanın.Phòng đang được dọn. hãy dùng phòng khác đi ạ
Temizlik yapılıyor. Diğer tuvaleti kullanın.إنهم ينظفون إستعمل الحمام الأخر
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Capacul de la toaleta este cald.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Der Toilettensitz ist warm.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Deska jest ciepła.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.De toiletbril is warm.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.변기가 따뜻하네.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.La seduta del water è calda.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Le siège des toilettes est chaud.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Toalett sätet är varm.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Toiletbrættet er varmt
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Toilet ngồi ấm thật!
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Toiletnya terasa hangat
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Záchodová sedačka je teplá.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Το κάθισμα της τουαλέτας είναι ζεστό.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.А! Тоалетната чиния е топла!
Tuvaletin oturağı çok sıcak.Сиденье туалета очень теплое.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.המושב של האסלה ממש חם.
Tuvaletin oturağı çok sıcak.كرسي دورة الميـاه دافيء (الله يكرمكم ^_^)ـ
Tuvaletin oturağı çok sıcak.どうしよう
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Il tenente Hawkeye a rapporto, dopo essere andata in bagno.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Løjtnant Hawkeye - - melder sig efter et toiletbesøg.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Lötjnant Hawkeye inställer sig efter toalettbesök.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Luutnantti Hawkeye ilmoittautuu käymälässä käytyään.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Porucznik Hawkeye melduje się po powrocie z toalety.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Tenente Hawkeye, apresenta-se após ter ido à casa de banho.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Υπολοχαγός Χοκάι, αναφέρω κατόπιν χρήσεως της τουαλέτας.
Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Лейтенант Хокай, явилась после посещения туалета.