İlk soru "neden"? İkinci soru... ...eksi 40 derecede tuvaletimi nasıl yaptım?De tweede is: hoe ga je naar de wc bij min 40.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Eu vou sempre parar às casas de banho masculinas.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Ik kom altijd uit in het herentoilet.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Jag hamnar alltid på herrarnas toalett.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Je finis toujours dans les toilettes des hommes.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.전 항상 남자화장실로 가게되더라고요
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Mereu ajung în toaleta bărbaţilor.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Mindig a férfi WC-ben kötök ki.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Mi ritrovo sempre nel bagno degli uomini.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Siempre termino en el baño de hombres.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Tôi luôn vào nhầm toilet cho đàn ông.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum. Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.Ich lande immer auf der Herrentoilette, obwohl mein Geruchssinn völlig intakt ist.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Vždycky se ocitnu na mužských toaletách.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Vždy skončím na pánskych záchodoch.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Zawsze ląduję w męskiej toalecie.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Πάντα καταλήγω στις ανδρικές τουαλέτες.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Винаги се озовавам в мъжките тоалетни.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Я всегда оказываюсь в мужском туалете.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Я завжди опиняюся в чоловічих туалетах.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.אני תמיד מוצאת את עצמי בשירותים של הגברים.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.دائما ما ينتهي بي المطاف في حمامات الرجال.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.嗅覚が悪いわけではありません
Odanın geri kalanıyla karışmak, Belki bana en yakın tuvaleti işaret ediyorMélangé au reste de la pièce, peut-être que vous me dirigerez vers les toilettes
Odanın geri kalanıyla karışmak, Belki bana en yakın tuvaleti işaret ediyorZmiešané so zvyškom miestnosti, možno by ste mi na záchod
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Celý její život používala banánové pole za domem, ale za pár hodin postavila latrínu.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Durante toda a vida, utilizou a plantação de bananas, mas instalou a latrina em poucas horas.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Haar hele leven had ze het bananenveld gebruikt, maar ze installeerde de latrine in een paar uur.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.평생 동안 그녀는 바나나 농장 뒤에서 일을 봤지만 단 몇 시간만에 변소를 설치한 거에요.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Przez całe życie korzystała z pola bananów za swoim domem, ale latrynę zamontowała w ciągu kilku godzin.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Selama hidupnya, dia menggunakan daun pisang, namun dia memasang toilet ini hanya dalam beberapa jam.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Su vida entera había estado usando el campo de bananas de atrás, pero instaló la letrina en unas pocas horas.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Toată viața și-a făcut nevoile în câmpul de bananieri din spatele casei, dar a instalat latrina în câteva ore,
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Trong suốt cuộc đời mình, bà đã dùng lá chuối nhưng chỉ trong vài giờ, bà đã lắp một nhà vệ sinh
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Все її життя, вона б могла використовувати бананове поле позаду, але встановила туалет за кілька годин.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Всю жизнь ей хватало бананового поля за домом, но тут она за несколько часов установила унитаз.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.כל חייה היא השתמשה במטע הבננות שמאחור, אבל היא התקינה את המחראה תוך כמה שעות.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.طوال حياتها، كانت تستخدم حقل الموز الذي خلفها ولكنها قامت بتركيب المرحاض في بضع ساعات.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.数時間内に トイレを設置したのです 費用は一切かからず この少年の命を救ってくれます
O gün tuvaletim tıkandı.Aznap a lakásomban a WC teljesen eldugult.
O gün tuvaletim tıkandı.Ce jour-là, chez moi, les toilettes ont été bouchées.
O gün tuvaletim tıkandı.ذلك اليوم المواسير في بيتي تعطلت
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ich bin zum Beispiel über diese Werbung vor der Damentoilette auf dem Flughafen in Kansas City gestolpert.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ik stuitte bijvoorbeeld op deze advertentie bij het damestoilet op het vliegveld van Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Misalnya, saya melihat iklan ini diluar toilet wanita di bandara Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Napríklad, narazila som na túto reklamu pred ženskými záchodmi na letisku v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Například, na tuto reklamu jsem narazila před dámskými toaletami na letišti v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Na przykład, wpadła mi w ręce ta reklama przy damskiej toalecie na lotnisku w Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Par exemple, je suis tombée sur cette publicité devant les toilettes des femmes à l'aéroport de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Por ejemplo, me encontré este anuncio en el exterior del baño de mujeres en el aeropuerto de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ví dụ như, khi tôi đi ngang qua mục quảng cáo này ngoài nhà vệ sinh nữ ở sân bay thành phố Kansas.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.К примеру, я обнаружила вот такой рекламный щит возле дамской комнаты в аэропорту Канзаса.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Наприклад, я натрапила на цю рекламу ззовні жіночої вбиральні в аеропорті Канзас-Сіті.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Например, аз попаднах на тази обява пред женската тоалетна на летището в Канзас Сити.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.A já si uvědomila, že neví, kde tam mají dámské záchody.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Akhirnya saya sadari bahwa ia tidak tahu di mana toilet wanita di kantornya.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Apercebo-me então que ele não sabe onde é a casa de banho das mulheres no seu escritório.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.E realizzo che non sa dove si trovino i bagni delle signore nell'ufficio.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.És ekkor rájövök, hogy fogalma sincs hol lehet a női mosdó a munkahelyén.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Et je me rends compte qu'il ne sait pas où se trouvent les toilettes des femmes dans ses bureaux.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Ik besefte dat hij niet wist waar de vrouwentoiletten waren in zijn kantoor.