Ana içeriğe geç
Sözlük

tuvalet ile cümle

tuvalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Hava sıcaklığı 0 derecenin altında ve tuvalete gitmek zorundasın." "Nereye gideceksin ve nasıl yapacaksın ? "Par -40°C, si vous devez aller aux toilettes, où allez-vous et comment faites-vous ?
"Hava sıcaklığı 0 derecenin altında ve tuvalete gitmek zorundasın." "Nereye gideceksin ve nasıl yapacaksın ? "Suhunya minus 40 derajat, Anda ingin ke kamar mandi, ke mana Anda akan pergi dan bagaimana Anda melakukannya?
"Hava sıcaklığı 0 derecenin altında ve tuvalete gitmek zorundasın." "Nereye gideceksin ve nasıl yapacaksın ? "Είναι μείον 40 και πρέπει να πας τουαλέτα, πού θα πας και πώς θα το κάνεις;
"Hava sıcaklığı 0 derecenin altında ve tuvalete gitmek zorundasın." "Nereye gideceksin ve nasıl yapacaksın ? "Навън е минус 40, трябва да отидете до тоалетната, къде ще отидете, и как ще го направите?
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Azzal mentette meg az életem, hogy beengedett a tanári WC-be.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Cô ấy cứu tôi bằng cách cho tôi tới phòng vệ sinh trong khu giáo viên.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Dia menyelamatkan saya dengan mengijinkan saya pergi ke kamar mandi guru.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Ela salvou-me a vida permitindo-me ir à casa de banho na sala dos professores.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Ella salvó mi vida al permitirme entrar al baño de la sala de profesores.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Elle m'a sauvé la vie en me laissant aller au toilettes dans la salle des profs.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Hon räddade mig genom att låta mig gå på toaletten inne i lärarrummet.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Hun reddede mit liv ved at lade mig gå på toilettet i lærernes lounge.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.그녀는 교사 휴게실에 있는 화장실을 사용하게 허락해주셔서 저를 살려주셨습니다.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Mi-a salvat viaţa lăsându-mă să merg la toaleta profesorilor.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Mi ha salvato la vita permettendomi di usare il bagno della sala professori.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Sie rettete mein Leben, indem sie mich die Toilette im Lehrerzimmer benutzen ließ.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Uratowała mi życie pozwalając mi skorzystać z łazienki w pokoju nauczycielskim.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Zachránila mi život tím, že mě pustila na záchody pro učitele.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Ze heeft mijn leven gered doordat ik naar het toilet mocht gaan in de lounge van de leerkrachten.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Življenje mi je rešila s tem, da mi je dovolila uporabljati stranišče za učitelje.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Život mi zachránila dovolením mi používať kúpeľňu v učiteľskom vestibule.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Μου έσωσε τη ζωή αφήνοντάς με να πάω στο μπάνιο στο δωμάτιο των δασκάλων.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Вона врятувала мені життя, дозволивши мені ходити у вчительський туалет.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Она спасла мне жизнь, позволив мне пользоваться туалетом в учительской.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.Спаси живота ми като ми позволи да ходя до тоалетна в учителското лоби.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.היא הצילה את חיי על ידי זה שהיא נתנה לי ללכת לשרותים בחדר המורים.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.اتقذت حياتي بأن سمحت لي بالذهاب الى دورة المياه في استراحة المعلمين.
Hayatımı, öğretmenler odasındaki tuvaleti kullanmama izin vererek kurtardı.私の人生を救ってくれたのです 彼女はそれを内緒にし
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.Eine Tankstellentoilette ist nur nicht optimal.
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik. Kullanışlı değildir.¿Lo ha intentado usted?
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik. Kullanışlı değildir.Όχι, ήμασταν σε μία τουαλέτα ενός εστιατορίου, δεν ήταν τόσο άνετα.
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik. Kullanışlı değildir.Не, бяхме в тоалетната на една бензиностанция.
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.Ne, byli jsme v motelu u benzinky.
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.Nee, we deden het in het toilet van een benzinestation.
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.Nem. Csak egy benzinkút mosdójában nem túl praktikus
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.Nu, fiindcă eram la o benzinărie.
Hayır, bir benzin istasyonu tuvaletindeydik.Нет, это просто потому. Что мы занимались этим в туалете станции техобслуживания.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Al que golpeaban hasta sangrar cada semana en el baño de los chicos, hasta que una maestra me salvó la vida.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Én voltam az, akit véresre vertek minden héten a fiú WC-ben, amíg egy tanár meg nem mentette az életem.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Jag var killen som slogs blodig varje vecka på pojkarnas toalett, fram tills en lärare räddade mitt liv.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Jeg var den fyr som blev tævet blodig hver uge i drengenes omklædningsrum, indtil én lærer reddede mit liv.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.저는 매주 남자화장실에서 피나도록 얻어 맞았습니다. 한 명의 선생님이 저를 구하기 전까지는 말이죠.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Saya dipukuli sampai berdarah setiap minggu di kamar mandi laki - laki sampai seorang guru menyelamatkan saya.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Tôi là cậu bé bị đánh dã man hàng tuần tại phòng của nam sinh, cho tới khi 1 giáo viên đã cứu sống tôi.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Бях момчето, което го пребиваха всяка седмица в мъжката съблекалня, докато един учител не спаси живота ми.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Мене били до крові кожного тижня у хлопчачому туалеті, доки одна вчителька не врятувала моє життя.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.אני הייתי זה שקיבל מכות כל שבוע בשרותי הבנים, עד שמורה אחת הצילה את חיי.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.كنت ذلك الشاب الذي ضُرب بدموية كل اسبوع في غرفة الاولاد حتى انقذت حياتي معلمة.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.血が出るほどボコボコにされていました そんな時 ある教師が私の人生を救ってくれたのです 彼女は 職員室にあるトイレの使用を許可することで
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.C'est entièrement automatique, vous vous dirigez vers elle, et le siège monte.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Det er fuldt automatiseret -- man går hen imod det, og sædet kører op.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Es completamente automático; te acercas a él, y la tapa se levanta.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Es ist voll automatisiert - du gehst darauf zu, und der Deckel klappt auf.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.È tutta automatizzata: mentre entri, il sedile si apre.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Je popolnoma avtomatizirana -- greš proti školjki in pokrov se dvigne.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.모든 것이 자동화돼 있었습니다. 변기로 걸어가면 덮개가 올라갑니다.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Nó hoàn toàn tự động -- bạn bước đến và bệ nâng lên
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Teljesen automatikus: ha az ember elindul felé, felemelkedik a fedél.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.W pełni zautomatyzowana - podchodzisz i siedzenie się podnosi.
Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Είναι πλήρως αυτοματοποιημένη -- προχωράς προς το κάθισμα και το κάλυμμα σηκώνεται.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod