Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.몇 년 전에, 이상하게도 화장실에 가고 싶었어요.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Mấy năm trước, nghe cũng kỳ quặc, tôi cần phải đi vệ sinh và tôi tìm thấy nó, một nhà vệ sinh công cộng
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Несколько лет назад мне, как ни странно, понадобился туалет.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.לפני כמה שנים, באופן מוזר למדי, הייתי צריכה לשירותים,
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.قبل بضع سنوات، ومن الغريب حقاً أردت أن أقضي حاجتي
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.私は用を足したくなり 公衆トイレを見つけて
"Bir kez daha tuvalete gitmem gerekiyor mu?" (Gülüşmeler)"Μήπως έπρεπε να είχα ξαναπάει τουαλέτα;" (Γέλια)
"Bir kez daha tuvalete gitmem gerekiyor mu?""Sarei dovuto andare in bagno una volta in più?"
"Bir kez daha tuvalete gitmem gerekiyor mu?""Сходить в туалет ещё раз?"
"Bir kez daha tuvalete gitmem gerekiyor mu?""האם הייתי צריך ללכת לשירותים עוד פעם אחת?"
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Des toilettes peuvent ramener une petite fille à l'école.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Dus een toilet kan een meisje naar school helpen.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.화장실은 여자 아이들을 학교로 돌아오게 할 수 있죠.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.O toaletă poate aduce o fată din nou la școală.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Toaleta może pomóc dziewczynie wrócić do szkoły.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Toilet dapat membuat anak-anak perempuan kembali bersekolah.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Toiletten können Mädchen wieder in die Schule bringen.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Uma sanita pode pôr uma rapariga na escola.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Un inodoro puede hacer que una chica vuelva a la escuela.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Un WC può far tornare una ragazza a scuola.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Vậy một cái toilet có thể giúp một bé gái được đến trường.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Záchody mohou dívky vrátit zpátky do školy.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Μια τουαλέτα μπορεί να φέρει ένα κορίτσι πίσω στο σχολείο.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Так, туалет может отправить девочку в школу.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.Так що туалети можуть повернути дівчину до школи.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.למשל, בית-שימוש יכול להחזיר ילדה ללימודים.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.المرحاض يمكنه إرجاع فتاة إلى المدرسة.
Bir tuvalet bir kız çocuğunu okuluna geri gönderebilir.インドの25パーセントの女の子は
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Această femeie, mama băiețelului, a construit latrina în câteva ore.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Ainsi cette femme, la mère de ce garçon a fait installer des latrines en quelques heures.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Así que esta mujer, esta madre del chico instaló esta letrina en pocas horas.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.A tak tato žena, matka tohoto chlapce, postavila latrínu, během několika hodin.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Così questa donna, la mamma di questo ragazzo ha installato questa latrina poche ore dopo.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.De vrouw, de moeder van dit jongetje, maakte deze latrine in een paar uur.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Diese Frau, die Mutter dieses Jungen installierte diese Latrine in wenigen Stunden.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Esta mulher, a mãe deste rapaz instalou esta latrina em poucas horas.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Jadi wanita ini, ibu dari anak ini memasang toilet ini dalam beberapa jam.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.소년의 엄마인 여기 이 여성은 몇 시간만에 집에 변소를 놓았어요.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Pewna kobieta, mama tego chłopca, zamontowała latrynę w ciągu kilku godzin.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Vậy người phụ nữ này, người mẹ của cậu bé này đã lắp đặt một nhà vệ sinh vài giờ sau đó.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Αυτή λοιπόν η γυναίκα, η μητέρα αυτού του αγοριού εγκατέστησε αυτό το αποχωρητήριο μέσα σε λίγες ώρες.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Отже ця жінка, матір цього хлопчика встановила цей туалет за кілька годин.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.Эта женщина, мать того мальчика, установила унитаз через несколько часов.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.אז האשה הזו, אימו של הנער הזה, התקינה את המחראה הזו תוך כמה שעות.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.لذا هذه المرأة، أم هذا الصبي قامت بتركيب المرحاض في بضع ساعات.
Böylece, çocuğun annesi olan bu kadın tuvaletini birkaç saat içerisinde kurdu.数時間内にトイレを設置しました 生涯バナナ農園の陰を 使用してきた女性が
Brad Pitt'e Tanzanya'da bir yerlerde tuvalet kazdırmasını filan beklemeyin.Brad Pitt zal casten in zijn volgende film om latrines te graven in Tanzania of zoiets.
Brad Pitt'e Tanzanya'da bir yerlerde tuvalet kazdırmasını filan beklemeyin. (Kahkaha)latrinákat ásson Tanzániában.
Brad Pitt'e Tanzanya'da bir yerlerde tuvalet kazdırmasını filan beklemeyin.다음 영화에 브래드 피트를 출연시켜서 탄자니아에서 변소를 파게한다면 좀 그렇겠죠. (웃음)
Brad Pitt'e Tanzanya'da bir yerlerde tuvalet kazdırmasını filan beklemeyin.ללהק את בראד פיט לסרט הבא שלו, שעוסק בניקוי מחראות בטנזניה [צחוק] זה פשוט לא יהיה סרט פוטוגני.
Brad Pitt'e Tanzanya'da bir yerlerde tuvalet kazdırmasını filan beklemeyin.タンザニアで便所を掘る映画はどうでしょう (笑) なんとも 絵になりません いろいろな意味で コペンハーゲン コンセンサスと
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Este complet automatizată -- mergi spre toaletă, iar capacul se ridică.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.É totalmente automática — a tampa levanta quando nos aproximados dela.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Hij is volledig automatisch -- je loopt er op af en de bril gaat omhoog.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Je plně automatizovaná - přijdete k tomu, poklop se nadzvihne.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Напълно автоматизирана е - тръгваш към нея, и седалката се вдига.
Bu doğru. Konu ile alakalı değil ama -- (Gülüşmeler) Japonlar tuvalet ile ilgili deli icatlar yapıyorlar.Pues sí. sin relación (Risas) ...en Japón se está desatando la lócura de los retretes.
Bugünse Woshurettos, yani washlet tuvaletlerle anılan bir millet.Het is nu het land van de Woshuretto, het douchetoilet.
Bugünse Woshurettos, yani washlet tuvaletlerle anılan bir millet.이제는 워슈레토라고 부르는 수세식 화장실을 쓰는 나라가 되었지요.
Bugünse Woshurettos, yani washlet tuvaletlerle anılan bir millet.Menschen wischten mit Stöcken ab, und heute ist es eine Nation von "Washurettos", von Menschen mit Dusch-WCs.