Kaza sırasında tuvalette olması sebebiyle eşiyle ayrı düşmüştür.事故当時はシャワーを浴びていた。
Öngörüsünde tuvalette gazete okuyor.在他的預見影像中,他正在卫生间中读一张报纸。
Otel odalarının 100%'inde duş / tuvalet veya banyo / tuvalet bulunmaktadır.- 100%的酒店客房设有淋浴/卫生间或浴缸/卫生间。
Gece tuvalete kalkmak sorunu çözebilir.毛一鹭躲到厕所而侥幸逃脱。
Günde 35 kere tuvalete gidiyordum.每日停靠5趟车次。
Ama bunun ortak bir tuvalet olduğunu fark etmemiştir.这时他才发现原来这是一间女厕所。
Sağda şadırvan, tuvalet,imam odaları vardır.设有厕所、洗面间、售卖准备室。
Her katta tuvalet vardır.上下行月台各有一處廁所。
Metro artık istasyon yöneticisinin izniyle yolcuların tuvaletleri kullanmasına izin vermektedir.大堂入付費區設有洗手間供乘客使用。
Bu tür tuvaletlerde deliğin üzerini kapatacak bir kapağın kullanılması gerekmez.一般來說,像旱廁這樣的廁所並不需要把地板上的坑洞加蓋。
Japonya'da tuvaletler, iki farklı biçimde bulunmaktadır.日本公共澡堂常設有兩種入口。
UN-Water, Dünya Tuvalet Günü'nün resmi toplayıcısıdır.联合国水机制和联合国人居署负责对全球的世界水日活动进行协调。
Mahkeme devam ederken kendini hücresindeki tuvaletin demirine asarak intihar etti.後在拘留所中以床單上吊自殺。
Daha sonra 19 Kasım Dünya Tuvalet Günü ilan etti.世界廁所組織定每年11月19日為世界廁所日(英语:World Toilet Day)。
Otel odalarının 100%'inde duş / tuvalet veya banyo / tuvalet bulunmaktadır.호텔방의 100%가 샤워시설과 화장실, 혹은 목욕시설과 화장실이 갖춰져 있다.
Kendi başına yemek yiyememe, tuvalete gidememe sonlara yaklaşıldığının göstergesidir.아직도 밤에 혼자서 화장실에 가는 것을 무서워 한다.
Tuvalete gitmek için onun yanından ayrılır.결국 아버지는 화장실을 간다는 핑계로 도망쳤다.
Her katta tuvalet vardır.개찰 내에 화장실이 있다.
Evlerin tuvaletleri evin dışındaydı.화장실은 역사의 밖에 있다.
Bu felsefe istasyonların tuvaletlerini kullanmaya kadar uzar.이러한 철학학교의 기원은 플라톤까지 거슬러 올라간다.
Yolcu uçaklarının tuvaletlerinde de banyo seksi yapılmaktadır.다만 남성의 시신에선 공중 목욕탕 티켓은 나오지 않았다.
Temizlik ve saflık Esseniler için o kadar önemliydi ki Şabat günü tuvalet yapmamaya özen gösterirlerdi.영양가 있고 건강에 좋은 음식으로 널리 알려져 있음에도 불구하고 콩밥은 오랫동안 한국 식당에서 쉽게 볼 수 없었다.
Her katta tuvalet vardır.על הגג היה חדר-הכביסה.
Ama bunun ortak bir tuvalet olduğunu fark etmemiştir.הוא אכן לא ידע שריקודו סודי.
Modern evlerde tuvalet genellikle küvet ya da duş gibi bir yıkanma tertibatı ile aynı odaya yerleştirilmiştir.הספוג המשמש לרחצה נמצא לרוב באמבטיה או במקלחת.
Banyoda cinsel ilişki, kişilerin banyoda veya tuvalette yaptığı cinsel ilişki türü.לדוגמה, על טיפול אפקטיביים, או על שירותים בהם הם השתמשו.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.באותו רגע יוצא אחד הנוסעים מהשירותים.
Evlerin tuvaletleri evin dışındaydı.שירותי שדה ומקלחת היו מחוץ לבתים.
Tuvalet dışardadır.השירותים נפסקו.
Alaturka tuvalet, çömelerek kullanılan tuvalet türüdür.בית מרחץ הוא מבנה המשמש לרחצה.
Matthew tuvaletten uzun bir süre çıkmadı."קונסטיטושן" לא השתהתה זמן רב בנמל.
Tuvalet nerede?איפה השירותים?
Tuvalet dışardadır.Тоалетната е външна.
Dünya Tuvalet Günü, Dünya Tuvalet Örgütü tarafından 2001 yılında kuruldu.2001 година – създадена е Международната организация на тоалетните.
Bu tuvaletler genellikle yıkama suyu kullanmazlar ve kuru tuvalet olarak da adlandırılırlar.Гробниците често се използвали обаче не по предназначение – като тоалетни.
Sanisette, bir para at-gir tuvaletidir.Мозайки има и в пространството на банята.
Alaturka tuvalet, çömelerek kullanılan tuvalet türüdür.Най-добрата тоалетна сe оказва от тип "клекало".
Tam bu sırada bir öğrenci tuvaletten ağlayarak çıkar ve aynanın konuştuğunu söyler.По-късно във филма възпитателите водят Васка на лекар, който казва, че кракът ѝ е счупен.
Bu binalarda banyo ve tuvalet evin içindedir.Във вагончето има тоалетна и спални места.
Teyzesi çığlık attı ve birkaç kişi tuvalete girdi.Ceremoniji je nazočilo puno ljudi, a u crkvu su ulazili s pozivnicom.
Buffy ve Anya, tuvalette konuşmaktadırlar.Paulie i Christopher nastavljaju se svađati na parkiralištu.
Eski tip tuvaletler basit bir alaturka tuvalet olup halen umumi tuvaletlerde kullanılmaktadır.On je sve češća pojava u svim kupaonicama, praktičan je.
Myrtle Warren - 1. kattaki kızlar tuvaletinin hayaleti.Plačljiva Myrtle: Duh koji živi u ženskom zahodu na drugom katu.
Gece tuvalete kalkmak sorunu çözebilir.Danas se može birati dizajn kupaonice.
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.Spasio ga je klupski liječnik.
Tuvalet dışardadır.Kde je toaleta?
Çoğu evde bir banyonun yanı sıra bir de tuvalet bulunur.V mnohých bytoch býva v kúpeľni umiestnená aj práčka.
Matthew tuvaletten uzun bir süre çıkmadı.Záchody sa objavili dávno.
Aslında, tuvaletler sadece sanitasyon sistemlerinin ilk aşamasıdır.Doučovacie centrá sú v podstate centrá testovej prípravy.
Kendi başına yemek yiyememe, tuvalete gidememe sonlara yaklaşıldığının göstergesidir.Stačí sa snažiť niečo spraviť, napr. ísť do kúpeľne.
Modern evlerde tuvalet genellikle küvet ya da duş gibi bir yıkanma tertibatı ile aynı odaya yerleştirilmiştir.V dome môže byť záchod v rovnakej miestnosti ako sprcha, vaňa a umývadlo alebo je oddelene.
Ayrıca BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri sadece tuvaletlerden daha fazlasını istiyor.Pre canyoning je určený len špeciálny Sedací úvez, všetky iné môžu sposobiť len viac problémov.
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.Do Zvolena odišiel obranca Bačiak.
Hızlı trende, vakumlu tuvalet de bulunmaktadır.V blízkosti je aj kúpeľné mesto Trenčianske Teplice.
Tuvalet kullanmaya izin verilmemektedir.Vodotesný ruksak sa nepoužíva.
Evlerde genelde tuvalet bulunmamaktadır.Navadno jih ni mogoče najti v gospodinjstvih.
O gün bir tuvalet kazası geçirip bir elini kaybetmiştir.Potem je šel na stranišče debel palček.
Bu binalarda banyo ve tuvalet evin içindedir.V koči je tudi stranišče in umivalnica.
Her katta tuvalet vardır.Vsako nadstropje je imelo suho stranišče.
Ama Night Master'ı yok edebilecek tek şey "Işıltılı Tuvalet Fırçası"'dır.Edini spomin na staro zgradbo je razvalina zvonika, ki se imenuje »der Hohle Zahn« (»votli zob«).