Ana içeriğe geç
Sözlük

tutumlu ile cümle

tutumlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Almanlar tutumlu bir millettir.Germans are a frugal people.
Bir ev kadını tutumlu olmalıdır.A housewife should be economical.
O, tutumlu bir kimsedir.He is an economizer.
O cimri değil, çok tutumluydu.She is very frugal, not to say stingy.
O tutumlu bir şekilde yaşıyor.He lives frugally.
Tutumlu olmakla ucuz olmak arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between being frugal and being cheap.
O çok tutumlu ama cimri değil.He is very frugal, but not stingy.
Tom tutumlu.Tom is frugal.
Biz çok tutumluyuz.We're very frugal.
Tom parası ile çok tutumluydu.Tom was very frugal with his money.
Tom tutumlu bir şekilde yaşar.Tom lives frugally.
Tom çok tutumlu bir yaşam tarzı yaşadı.Tom lived a very frugal lifestyle.
Tom fazla tutumlu olduğumu söylüyor.Tom says I'm too bossy.
Tutumlu bir şekilde yaşıyorum.I live frugally.
O tutumlu bir şekilde yaşar.He lives thriftily.
Ünlem işaretini tutumlu kullanın.Use the exclamation point sparingly.
Tom çok tutumlu.Tom is very frugal.
Tom tutumlu, değil mi?Tom is thrifty, isn't he?
Ayrıca tutumlu ve çalışkan birisi olarak gösterilmiştir.She is portrayed as being a loving and hardworking mother.
Hükümet politikası, enerjinin tutumlu kullanılmasını vurgulamaktadır.Government policies tend to encourage energy consumption, rather than energy efficiency.
William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.William of Ockham appears as a minor character.
Biz de biz kendimizi ne ödeme çok tutumlu.So we are very frugal on what we pay ourselves.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Of course they must be more energy-efficient.
İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir ümmet var, ama onlardan çoğu, ne kötü işler yapıyorlar?Some of them are a just nation; but many of them -- evil are the things they do.
İzci, tutumludur.Vigilius, Vigilkirche.
O tutumlu hatta pintidir.Il est économe, pour ne pas dire radin.
İnsanların en zengini tutumlu olandır; en fakiri ise cimri olan.Le plus riche des hommes, c'est l'économe; le plus pauvre, c'est l'avare.
Ekonomist söylediklerinde tutumlu değildir!L’économiste n’est pas économe de paroles !
Thomas pek tutumlu değil.Thomas n’est pas très économe.
İzci, tutumludur.Emporté, colérique.
Ayrıca tutumlu ve çalışkan birisi olarak gösterilmiştir.Ce dernier est décrit comme quelqu'un d'exigeant et de travailleur.
William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.John de Stogumber pretende su inmediara ejecución.
William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.Si oppose a William of Ockham su parecchie questioni di filosofia naturale.
Naîmâ tarihinde bildirildiğine göre Koca Derviş Mehmed Paşa gayet iyi işbilir ve tutumlu idi.مثل: حدثني التاريخ عن أمجاد أمتي فشعرت بالفخر والاعتزاز.
Ayrıca tutumlu ve çalışkan birisi olarak gösterilmiştir.Anderen beschouwen hem als een toegewijde, hardwerkende man.
Mustafa Asim Efendi çok tutumlu olduğu için öldüğünde büyük bir servet miras bırakmıştir.Regina Protmann zmarła pozostawiając po sobie wielkie dziedzictwo.
Uygulanan apre türüne göre yumuşak ya da diri tutumlu olabilir.Példánytól függően lehet finoman szálas vagy pelyhes felületű.
William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.Michele klarte å få William av Ockham på sin side.
737-300’e göre daha tutumlu olmak için daha az yolcuyla daha uzun mesafe’ye uçmaktadır.747-300SR er et kortdistanse-, høykapasitets innenriksfly.
Çizgide görülen tutumluluğun benzeri yazıda da görülmektedir.Ia juga meninggalkan garis yang terlihat di atas kertas.
İzci, tutumludur.斥候、哨戒。
İzci, tutumludur.הוא בוחן, מתרומם.
737-300’e göre daha tutumlu olmak için daha az yolcuyla daha uzun mesafe’ye uçmaktadır.747-300SR je inačica kratkog dometa za prijevoz više putnika na kraćim relacijama.
İzci, tutumludur.Vid, mučenec.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Alors bien sûr ils doivent avoir une consommation raisonnée.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Certo dovrebbero essere più efficienti nell'uso dell'energia.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Claro que terão de ser mais eficientes a nível energético.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Desigur, trebuie să fie mai eficienți cu energia.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.물론 보다 나은 에너지 효율이 필요합니다.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Natürlich müssen sie energieeffizienter sein.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Nên dĩ nhiên là họ cần sử dụng năng lượng hiệu quả hơn.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Och naturligtvis måste de bli mera energieffektiva.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Oczywiście urządzenia będą zużywały mniej prądu.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Por supuesto deberán ser más eficientes energéticamente.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Samozrejme, musia energiu využívať efektívne.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Samozřejmě musí energii využívat efektivněji.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Selvfølgelig må de være mere energieffektive.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Seveda morajo biti bolj učinkoviti pri rabi energije.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Tentu saja mereka harus lebih efisien dalam menggunakan energi.
Elbetter, onlar enerji tüketimi konusunda daha tutumlu olmalılar.Természetesen energiatakarékosabbnak kell lenniük.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod