Ve Gussie meselesi benim Teyze Agatha tutum hatırlama ve vodvil kız zihnimde hala taze.I wspomnienie postawy ciotki Agaty w sprawie Gussie i dziewczyna wodewil jeszcze świeżo w pamięci.
Ve Gussie meselesi benim Teyze Agatha tutum hatırlama ve vodvil kız zihnimde hala taze.И воспоминание отношение моя тетя Агата в дело и Гасси водевиль девушка была еще свежа в моей памяти.
Ve Gussie meselesi benim Teyze Agatha tutum hatırlama ve vodvil kız zihnimde hala taze.І спогад ставлення моя тітка Агата у справу і Гассі водевіль дівчина була ще свіжа в моїй пам'яті.
Ve Gussie meselesi benim Teyze Agatha tutum hatırlama ve vodvil kız zihnimde hala taze.ويتذكر موقفي العمة أغاثا في مسألة وGussie وكان زواج الفودفيل لا تزال ماثلة في ذهني.
Ve Gussie meselesi benim Teyze Agatha tutum hatırlama ve vodvil kız zihnimde hala taze.寄席の女の子はまだ私の心に新鮮でした。 それはなぜ私にはわからない - これらの心理学鋭利の一つは、それを説明することが、私を
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.A kiedy obcinamy wydatki, więcej miejsc zostaje zainfekowanych, które nie powinny i to nas spowalnia.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.A pokaždé, když omezujeme odlehlá místa, infikuje se více lokalit, jež by nemusely, a to nás zkrátka brzdí.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.경비를 절감할 때마다 더많은 지역에서 소아마비가 재발하고 있고 소아마비 퇴치는 미뤄지게 됩니다.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.Pero cada vez que lo hacemos, hay sitios que se infectan y que no deberían, y eso nos retrasa.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.И резултат от това е, че повече места се заразяват отколкото трябва и това ни забавя.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.ובכל פעם שאנחנו חותכים פינות, מקומות רבים יותר שלא היו אמורים נדבקים, וזה פשוט מאט אותנו.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.في كل مرة نقوم بالحد من المصروفات ، تحصل إصابات في أماكن من المفروض أن لا تحدث ، و هذا يؤثر على سرعة إنجازنا.
Ve ne zaman tutumlu davransak olmaması gereken daha fazla bölge enfekte oluyor ve bu bizi yavaşlatıyor.起こらないはずの地域で感染が起き、活動が遅れてしまうのです。 その大きな買い物で、また費用が増えてしまっているのです。
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.A jeśli zmienimy wystarczająco dużo społeczności, możemy zmienić cały naród.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.En als we gemeenschappen genoeg kunnen veranderen, kunnen we ook nationale houdingen veranderen.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.E se riusciamo a cambiare abbastanza le comunità, possiamo cambiare il modo di pensare di una nazione.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.Et si on peut changer assez de communautés, on peut changer l'attitude d'un pays.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.그리고 우리가 공동체를 바꿀 수 있다면, 우리는 나라 전체의 태도를 바꿀 수 있어요.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.Se conseguirmos mudar comunidades suficientes, conseguiremos mudar atitudes nacionais.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.Şi, dacă schimbăm destul de multe comunităţi, putem schimba atitudini la nivel naţional.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.Und wenn wir genug Gemeinden verändern können, können wir auch nationale Einstellungen verändern.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.Và nếu chúng tôi có thể thay đổi đủ số công đồng, thì chúng tôi có thay đổi thái độ của cả quốc gia.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.Y si podemos cambiar suficientes comunidades, podemos cambiar actitudes nacionales.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.И ако можем да променим достатъчно общностите, ние можем да променим националните нагласи.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.ואם נוכל לשנות מספיק את הקהילות, נוכל לשנות את הגישה הלאומית.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.و لو إستطعنا تغيير ما يكفي من المجتمعات، يمكننا تغيير مواقف قومية كاملة.
Ve toplumu yeteri kadar değiştirebilirsek... ...milli tutumlarıda değiştirebiliriz.国の女性への考え方や HIVへの国家としての方針を
Wikileaks'e tutumu konusunda biraz endişeliler. Amazon webhosting Wikileaks'in kaydınıEl servicio de alojamiento web de Amazon abandonó a Wikileaks como cliente
Wikileaks'e tutumu konusunda biraz endişeliler.Amazonウェブホスティングはアメリカ上院議員である
Wikileaks'e tutumu konusunda biraz endişeliler.Wikileaks 사이트를 다뤘던 방법에 대해 크게 우려하지요.
Wikileaks'e tutumu konusunda biraz endişeliler.שבו ממשל ארה"ב וחברות מסוימות התייחסו ל"ויקיליקס".
Wikileaks'e tutumu konusunda biraz endişeliler.التي تعاملت بها حكومة الولايات المتحدة وبعض الشركات مع ويكيليكس.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.A idade é outra coisa que muda a nossa atitude em relação ao nosso aspeto.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Ålder är en annan sak som förändrar vår attityd gentemot vårt utseende.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Anche l'età comporta dei cambiamenti nel nostro atteggiamento verso il nostro aspetto.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Auch Altern führt dazu, dass sich unsere Einstellung zu unserem Äußeren ändert.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Další věc je věk kdy se náš postoj k tomu jak vypadáme mění.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.외모에 대한 우리 태도가 변할 때, 나이는 별개의 문제입니다.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.La edad es otro factor cuando cambia nuestra actitud hacia nuestra apariencia.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.L'âge, c'est autre chose, quand notre attitude envers notre apparence change.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Leeftijd is een ander ding waardoor onze houding ten opzichte van ons uiterlijk verandert.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Tuổi tác là một chuyện khi thái độ của chúng ta đối với những thay đổi bề ngoài của mình.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Vârsta este un alt lucru când atitudinea față de înfățișarea noastră se schimbă.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Wiek to kolejny czynnik zmieniający nasze nastawienie do własnego wyglądu.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Възрастта е още един фактор, с който отношението ни към външния вид се променя.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Інша справа, коли мова заходить про вік, коли наше ставлення до зовнішності змінюється.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.Наше отношение к собственной внешности также меняется с возрастом.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.גיל הוא עוד דבר בו הגישה שלנו כלפי המראה שלנו משתנה.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.العمر شيئ آخر عندما يتغير موقفنا تجاه مظهرنا.
Yaş, görünüşümüze karşı tutumumuzun değiştiği başka bir olgudur.年齢もまた問題となります 子供たちは自分で判断を下します 周りの大人達を見て