Ana içeriğe geç
Sözlük

tutulma ile cümle

tutulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.Είναι μία ολική έκλειψη ηλίου, όπως φαίνεται από την άλλη μεριά του Κρόνου.
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.Това е пълно слънчево затъмнение, видяно от другата страна на Сатурн.
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.Це повне затемнення Сонця, видиме з іншої сторони Сатурну.
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.Это полное затмение Солнца, видимое с противоположной стороны Сатурна.
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.זאת תמונה של ליקוי מלא של השמש, הנצפה מהצד השני של שבתאי.
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.إنها كسوف كلي للشمس مأخوذه من الجانب الآخر لزحل.
Saturn'ün diğer tarafından görülen tam bir güneş tutulması.信じられないほど美しく
Silahlý, kocaman adamlarla bir dolu bir odada tutulmaya alýţkýn deđildim.لم أعتد أن أتواجد في غرفة فيها رجال ضخمين مسلحين يخبرونني باستمرار أني أكذب
Silahlý, kocaman adamlarla bir dolu bir odada tutulmaya alýţkýn deđildim.彼らは絶えず私が嘘をついていて、 何かをやったはずだと言ってきた。
Şirketi batırmaktan sorumlu tutulmak istemiyorlar. .Nechtějí být zdopovědni za to, že přivedli společnost na buben.
Şirketi batırmaktan sorumlu tutulmak istemiyorlar. .Niemand wil de verantwoordelijkheid dragen voor het ruïneren van het bedrijf.
Şirketi batırmaktan sorumlu tutulmak istemiyorlar. .لا يريدون أن يطيحوا بالشركة في الأرض.
Şirketi batırmaktan sorumlu tutulmak istemiyorlar. .責任を負いたくないと考えています。 そこで彼らは、これらがゼロ価値であることを、
Slovenya: Üniversite rektörleri ve dekanları kaliteden sorumlu tutulmaktadır.Eslovénia: Os reitores das universidades e os decanos são os responsáveis pela qualidade.
Slovenya: Üniversite rektörleri ve dekanları kaliteden sorumlu tutulmaktadır.Ide o predpisy, smernice a kvalifikačné štandardy.
Slovenya: Üniversite rektörleri ve dekanları kaliteden sorumlu tutulmaktadır.Slovenia: i rettori e i presidi delle università devono assumersi la responsabilità della qualità.
Slovenya: Üniversite rektörleri ve dekanları kaliteden sorumlu tutulmaktadır.Slovenia: Rectorii şi decanii universităţilor trebuie săşi asume responsabilitatea în privinţa calităţii.
Slovenya: Üniversite rektörleri ve dekanları kaliteden sorumlu tutulmaktadır.Slovénie: les recteurs des universités et les doyens sont responsables de la qualité.
Slovenya: Üniversite rektörleri ve dekanları kaliteden sorumlu tutulmaktadır.Slovenija: Za kakovost so odgovorni rektorji univerz in dekani.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Acum, regulile despre care vorbesc sunt urmărite în mod constant de cultură.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Ahora, las reglas de las que hablo son constantemente controladas por la cultura.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.As regras de que falo são constantemente vigiadas pela cultura.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.De regels waar ik het over heb worden permanent gemonitord door de cultuur.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Die Regeln, die ich meine, werden ständig von unserer Kultur überwacht.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.이제 제가 언급하고 있는 그런 통칙들은 문화에 의해 지속적으로 감시되어 왔습니다.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Les règles dont je parle sont constamment contrôlées par la culture.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Những quy tắc mà tôi đang nói tới luôn được điều khiển bởi nền văn hóa của chúng ta.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Nos a szabályokat, amikről én beszélek, folyamatosan ellenőrzése alatt tartja a kultúra.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Ora, le regole delle quali sto parlando vengono costantemente monitorate dalla cultura.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Peraturan yang saya bicarakan terus - menerus dimonitor oleh budaya.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Pravidla, o kterých mluvím naše kultura neustále sleduje.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Pravidlá, o ktorých tu hovorím, sú neustále riadené kultúrou.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Reglerna som jag talar om är under konstant uppsikt av kulturen.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Zasady, o których mówię są nieustannie sprawdzane przez kulturę.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Οι κανόνες στους οποίους αναφέρομαι συνεχώς ελέγχονται από τον πολιτισμό μας.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Сега правилата, за които говоря непрекъснато се следят от културата.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Ці правила, про які я говорю, постійно навязуються культурою.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Эти правила, о которых я говорю, постоянно отражаются в культуре.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.עכשיו החוקים שאני מדברת עליהם מנוטרים בעקביות על ידי החברה.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.إن القواعد التي أتحدث عنا يتم مراقبتها على الدوام من قبل " ثقافة المجتمع "
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.絶えず社会の目にさらされて 修正を受け続けているものです
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.A tak nadělal Šalomoun všech těch nádob velmi mnoho, tak že váhy té mědi vyhledáváno nebylo.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.A tak narobil Šalamún všetkých tých nádob veliké množstvo, lebo sa nevyhľadávala váha medi.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.A tak nasprawiał Salomon naczynia tego wszystkiego bardzo wiele, tak iż wagi miedzi nie dochodzono.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Barang-barang itu begitu banyak, sehingga tak seorang pun yang tahu berapa kilogram perunggu yang dipakai
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.In Salomon je napravil vseh posod veliko množino; kajti teže bronovini niso mogli dognati.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Ja Salomo teetti kaikkia näitä kaluja ylen paljon, sillä vasken painoa ei määrätty.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.이와 같이 솔로몬이 이 모든 기구를 심히 많이 만들었으므로 그 놋 중수를 능히 측량할 수 없었더라
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Mindezen eszközöket Salamon nagy mennyiségben csináltatá, mert nem tekinték a réznek súlyát.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Och Salomo lät göra en så stor myckenhet av alla dessa föremål, att kopparens vikt icke kunde utrönas.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomão fez todos estes vasos em grande abundância, de sorte que o peso do bronze não se podia averiguar.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomo gjorde alle disse saker i stor mengde; for kobberets vekt blev ikke undersøkt.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomo lod alle disse Ting lave i stor Mængde, thi Kobberet blev ikke vejet.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomone fece tutti questi oggetti in grande quantità da non potersi calcolare il peso del bronzo
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomon fit tous ces ustensiles en si grande quantité que l`on ne vérifia pas le poids de l`airain.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomón hizo todos estos utensilios en tal cantidad que el peso del bronce no pudo ser determinado
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Solomon a făcut toate aceste unelte în număr atît de mare, încît nu s'a putut cerceta greutatea aramei.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Und Salomo machte aller dieser Gefäße sehr viel, daß des Erzes Gewicht nicht zu erforschen war.
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Vua Sa - lô-môn chế các đồ ấy thật nhiều lắm ; còn số cân của đồng thì người_ta không biết .
Süleymanın yaptırdığı eşyalar o kadar çoktu ki, kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Vua Sa-lô-môn chế các đồ ấy thật nhiều lắm; còn số cân của đồng thì người ta không biết.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod